|
Muğla'da bir üniversite
Abbas Güçlü varken bize eğitimden, üniversiteden söz etmek düşmez. Ama Hasan Cemal bir ay boyunca futbol yazdığına göre, biz de bir kerecik üniversiteden bahsedebiliriz.
Efendim, Erman Şahin, 1973'ten sonra üç dönem belediye başkanlığı, iki dönem CHP milletvekilliği ve bakanlık yapmış, görmüş geçirmiş bir Muğlalı. Matbaasında sohbet ederken, kısa bir bilgi almak için Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik'e telefon açtık.
Sen misin telefon eden!
Biraz sonra kendimizi üniversitede bulduk.
Sondan başlayalım. Bir yemek salonu ki, 5 yıldızlı otellere taş çıkartır. Geniş kafesli paravanlarla ayrılmış üç bölüm; tabldot, alakart ve sigara içenler kısmı. Renkli kumaş örtülü masalarda öğrencilerle hocalar birlikte yemek yiyor.
Niçin buradan başladık? Çünkü, burası bir yemekhane değil, lüks görünümlü bir yemek salonu. Konforun ve masa örtülerinin altında temel bir eğitim felsefesi yatıyor. Rektör Şener Oktik: "Temel hedef özgüvenli öğrenci yetiştirmek. Nitekim aynı amaçla sınıflarımıza döner koltuklar koyduk" diyor.
Masalara örtü serilirken, bunun gereksiz olduğunu, maliyeti artıracağını söyleyenler olmuş. Hele sınıflardaki döner koltuklara karşı çıkanlar, 'Hocam, siz Türkiye'yi tanımıyorsunuz. Öğrenciler üç gün sonra bu koltukları çizer, keser, harap eder' demiş. Hiç de öyle olmamış; öğrenciler masa örtülerine de, koltuklarına da gözleri gibi bakmış.
İşin sırrı, galiba insana insan gibi davranmakta, ayırım yapmamakta.
1992'de kurulan ve bugüne kadar 16 bin mezun veren Muğla Üniversitesi'nde 20 bin öğrenci okuyor, 1500'e yakın akademik ve idari eleman görev yapıyor.
Muğla'dan yazılacak daha çok şey var, ama şimdilik üniversitedeki tesislerin üçte birini hayırsever merhum Sıtkı Koçman'ın yaptırdığını belirtmekle yetinelim.
Bir kitap
Aslında birbirini tamamlayan iki kitap. Mehmet İnanç Turan, "Shakespeare ile Tarihe Yolculuk" ve "Shakespeare ile Tanışmak İster Misiniz?" kitaplarıyla (Etki Yayınları, Nisan 2006) zorlu bir çalışmaya imza atmış. Shakespeare'in unutulmaz oyunlarında çizdiği karakterlerle, 400 yıl sonra bugün de toplumda karşılaşıyoruz. Bu edebiyat dehasını bütün yönleriyle ve de insanları ruhsal derinlikleriyle tanımak isteyenler için, Turan'ın eseri ciddi bir kaynak.
Bir şiir
Bugün, ölümünün 4. yıldönümünde Ece Ayhan'ı rahmetle anıyoruz:
"Sonra korkunç gülümsemeler bitti/ sonra hiç kimseyi göremedim/ herkes beni arıyordu/ bir ölü Macar cambaz buldu beni buldu beni/ samyeli esiyordu denizden."
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|