Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Temmuz 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kıbrıs için yeni bir umut mu?


BM Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Gambari'nin girişimiyle Lefkoşa'da gerçekleşen Talat-Papadopulos görüşmesi, Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir umut mu?
İki liderin uzun bir durgunluk döneminden sonra, BM'nin şemsiyesi altında masaya oturması ve en azından "çerçeve" sayılan bir mutabakat metni üretmesi yeni bir beklenti yaratıyor.
Ancak atılan bu ilk adımın kapsamlı çözüm yolunu açıp açmayacağını kestirmek için zaman çok erken. Kıbrıs anlaşmazlığında şimdiye kadar umutla başlayan, fakat çok geçmeden hüsranla biten o kadar görüşme süreçleri gördük ki...
Her şeye rağmen, BM'nin yeni bir girişimde bulunması ve iki liderin bir araya gelmesi -ve de yeni bir süreç başlatabilecek bir mutabakat sağlaması- olumlu bir gelişme.

Nedenler değişik
Gambari'nin Kıbrıs sorununu buzdolabından indirmek istemesinin nedenlerini anlamak zor değil. Genel Sekreter Kofi Annan şimdiye kadar yapacağını yaptı. Artık kendisi tekrar devreye girecek durumda değil. Kaldı ki bu yılın sonunda görevi bitiyor.
Ancak Gambari, bu işe atanan yetkili olarak, yeni bir atağa kalkmakta yarar görüyor. Amacı BM'yi yeniden devreye sokmak, sorunun başka forumlarda (bu arada AB'de) içinden daha da çıkılmaz hale gelmesini önlemektir. Böylece hiç olmazsa Genel Sekreter'in sonbaharda vereceği raporda, BM'nin bu konuda aktif olduğu da tescil edilmiş olacak...
Türk tarafı öteden beri BM'nin tekrar devreye girmesinden yanadır. Bu bakımdan KKTC liderinin Gambari'nin çağrısını kabul etmesi bu politikaya uygun. Buna karşılık Papadopulos'un buna razı olması önemli -ve hatta bazı çevreleri şaşırtan- bir gelişme.
Rum liderinin böyle bir buluşmaya razı olması için sebepler var. Papadopulos BM raporunda görüşmeye yanaşmayan taraf olarak görünmek istemez. Ayrıca Rum yönetiminin son zamanlarda bazı AB ülkelerinin ve de ABD'nin baskıları altında kaldığı biliniyor. Hatta Atina'nın dahi Papadopulos'un tavrından memnun olmadığı ve kendisine bazı telkinler yaptığı da söyleniyor...

Sonuç belirsiz
Sebepler veya amaçlar ne olursa olsun, şimdi Kıbrıs'ta yeni bir süreç başlıyor. Gerçi Lefkoşa'da ilan edilen mutabakat metni, sadece bir çerçeveden ibaret. Yani bundan sonra içini doldurmak gerekecek. Her zamanki gibi, zorluklar, anlaşmazlıklar da o zaman ortaya çıkacak...
Mutabakatın somut yanı, iki ayrı kulvarda yeni bir süreç başlatmasıdır. Birincisi, teknik meselelerle ilgili görüşmelerdir ki, bu temmuz ayı içinde start alacak. Diğeri de, uzmanların Kıbrıs sorununun özü ile ilgili yapacağı hazırlık çalışmaları ile ilgilidir ki, bu da Talat ve Papadopulos'un katılımıyla gerçekleşecek.
Mutabakatın 5 maddesi, genel ilkeleri belirliyor. Birinci maddenin "iki toplumlu iki bölgeli federasyon"a dayalı çözüm ile ilgili cümlesinde "siyasi eşitlik" ilkesine de değinilmesi KKTC açısından önemli... Buna karşılık ikinci maddede yer alan "statükonun kabul edilemez" olduğu ifadesi, bir bakıma Türk tarafının şimdiye kadar "de facto" durumunun tescili yönünde harcadığı çabalara ters düşüyor... Teknik komitelerin çalışmalarının gündeminin ne olacağı, bu maddeler arasında yer almıyor. Bu listenin hazırlanmasında epey görüş ayrılığı çıkabilir...
Ama Türk tarafı açısından, bu yeni sürecin başlaması, olumlu bir olay. Hatta bunun Türkiye'nin AB'deki durumunu rahatlatması ve "Financial Times"ın belirttiği gibi, "Türkiye ile AB arasında (Kıbrıs yüzünden) çıkması olası bir krizi gidermesi" de mümkün...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Hatay, Suriye'ye satıldı mı?!
BUNU ilk defa duyuyorum: 1939'da Hatay anavat...
Çetin ALTAN
Gitgide yükselen bir tempoda "Bolero" çalıyordu
Üniversiteyi bitirmiş olan gençlerin diploma ...
Melih AŞIK
25 boş vaat...
Başbakan Erdoğan, seçilme yaşının 25'e indiri...
Hasan CEMAL
Hayat, peri masalı değil!
Manşetlerde hâlâ Zinedine Zidane... Nasıl old...
Güneri CIVAOĞLU
Ya Figo'nun kafa atışı?..
Futbola devam... Birkaç hafta önce Portekiz M...
Abbas GÜÇLÜ
Kolejlere girmek bu yıl daha kolay
OKS puanlarından sonra dün de kolejlere yerle...
Hurşit GÜNEŞ
Yatırımlar bir küçük vitesle tam gaz
Talebin canlı olması ekonomi politikalarında ...
Nail GÜRELİ
Muğla'da bir üniversite
Abbas Güçlü varken bize eğitimden, üniversite...
Sami KOHEN
Kıbrıs için yeni bir umut mu?
BM Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Gambari'...
Metin MÜNİR
Sezaryen
Türkiye'de reformlar hep sezaryenle doğar. At...
Hasan PULUR
'Zidane'ların mezarlıkları...
ZİDANE...
Meral TAMER
Stand-by'daki sorumsuz hayat, oh ne rahat!
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF), bu hafta son...
Ece TEMELKURAN
Zizou
Zinedine Zidane, futbol dünyasındaki ismiyle ...
Osman ULAGAY
Erdoğan yukarı, Türkiye aşağı (2) Dış dünyanın etkisi
Türkiye'de kendisini Cumhurbaşkanlığı koltuğu...
Güngör URAS
Ücreti kes ilacı kes KDV'yi artır (...IMF mutlu olsun!)
IMF uzmanları uzun süredir hükümete baskı yap...
M. Ali BİRAND
Futbol değil, dev bir show izledik
Dünya Kupası'nı hepimiz çok değişik gözlükler...

© 2006 Milliyet