Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Temmuz 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdoğan yukarı, Türkiye aşağı (2) Dış dünyanın etkisi


Türkiye'de kendisini Cumhurbaşkanlığı koltuğuna taşımaya yetecek bir Meclis desteğine sahip olan bir siyasetçinin bu olanağı kullanmaması 'eşyanın tabiatı'na aykırı. Rahmetli Turgut Özal'ın ve onun ani ölümü üzerine Sayın Süleyman Demirel'in, nasıl engel tanımaz bir hevesle Çankaya'ya tırmandığını unutmuş değiliz. Mevcut Meclis aritmetiğine göre bu olanağa sahip görünen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Köşk'e çıkmaya en az Özal ve Demirel kadar hevesli ve kararlı olduğuna da kuşku yok bence.
Bunun Anayasa'ya aykırı bir yanı da yok ama Sayın Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmak istemesinin Türkiye'de ciddi bir gerilime yol açması ve bu gerilimli sürecin Türkiye'nin dış dünyadaki görüntüsünü olumsuz etkilemesi olası. Dış dünyadaki ve uluslararası piyasalardaki bu olumsuz etkinin, kritik bir dönemde ekonomimize ciddi bir darbe vurma olasılığı da iyice yüksek.

AKP nasıl başardı?
Bu olumsuz beklenti, dış dünyada ve mali piyasalarda yaygın kabul gören bir değerlendirme haline gelmiş durumda. Morgan Stanley Investment Management'ın 'Yükselen Pazar'larla ilgili Eşbaşkanı Ruchir Sharma'nın, 17 Temmuz tarihli Newsweek'teki yazısında da, Türkiye'nin birden göze batmaya başlayan ekonomik ve siyasi risklerine dikkat çekiliyor.
O yazıda da belirtildiği gibi, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP), iktidarının ilk üç yılındaki yaklaşımı, Türkiye'nin 'Yükselen Pazar'lara akan paradan en çok yararlanan ülkelerden biri olmasını sağladı. Bu yaklaşımın belirleyici özellikleri şunlardı:
  • AKP, kendi toplumsal tabanının dışındaki kimi kesimlerin de desteğini almaya özen gösterdi, uzlaşmacı bir tavır sergiledi.
  • AKP, Türkiye'yi Avrupa Birliği (AB) üyeliğine götüren yolda önemli adımlar atarak ülkenin ve rejimin yönü konusunda kuşku duyanları rahatlattı.
  • AKP, mali disipline bağlılığını gösteren adımlar atarak ve IMF gözetimindeki programı sürdürerek uluslararası piyasalara güven verdi.
  • AKP, ülkeyi salt kendi ideolojisine bağlı kadrolarla yönetme isteğini fazla öne çıkarmadı.


  • Tersine süreç
    Bu yıl ise, tam da Türkiye gibi ülkelere yönelik sermaye akışının bu ülkelerden sermaye çıkışına dönüştüğü noktada, AKP yönetimi, içerde ve dışarıda yaratmayı başarmış olduğu olumlu izlenimi sarsacak, farklı bir davranış tarzını sergilemeye başladı. Uzlaşmacı olmayan, kadrolaşmayı öne çıkartan, Türkiye'yi nereye götürmek istediği konusunda kafalarda bulunan soruları artıran bir AKP çıktı karşımıza.
    Sayın Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasını hedefleyen bu sürecin, dış dünyadaki algılanışı, Türkiye'den dış kaynak çıkışını hızlandırabilir ve ekonomide ciddi bir sarsıntıya yol açabilir. Bu ortamda ülkedeki toplumsal tepkilerin keskinleşmesi ve zaten hoşgörüsüz bir tavır sergilemeye başlayan AKP yönetiminin daha da hırçınlaşması, Türkiye'deki gerilimin dış dünyadaki görünümü daha da bozarak Türkiye'yi bir kısır döngüye sürükleyebilir.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Hatay, Suriye'ye satıldı mı?!
    BUNU ilk defa duyuyorum: 1939'da Hatay anavat...
    Çetin ALTAN
    Gitgide yükselen bir tempoda "Bolero" çalıyordu
    Üniversiteyi bitirmiş olan gençlerin diploma ...
    Melih AŞIK
    25 boş vaat...
    Başbakan Erdoğan, seçilme yaşının 25'e indiri...
    Hasan CEMAL
    Hayat, peri masalı değil!
    Manşetlerde hâlâ Zinedine Zidane... Nasıl old...
    Güneri CIVAOĞLU
    Ya Figo'nun kafa atışı?..
    Futbola devam... Birkaç hafta önce Portekiz M...
    Abbas GÜÇLÜ
    Kolejlere girmek bu yıl daha kolay
    OKS puanlarından sonra dün de kolejlere yerle...
    Hurşit GÜNEŞ
    Yatırımlar bir küçük vitesle tam gaz
    Talebin canlı olması ekonomi politikalarında ...
    Nail GÜRELİ
    Muğla'da bir üniversite
    Abbas Güçlü varken bize eğitimden, üniversite...
    Sami KOHEN
    Kıbrıs için yeni bir umut mu?
    BM Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Gambari'...
    Metin MÜNİR
    Sezaryen
    Türkiye'de reformlar hep sezaryenle doğar. At...
    Hasan PULUR
    'Zidane'ların mezarlıkları...
    ZİDANE...
    Meral TAMER
    Stand-by'daki sorumsuz hayat, oh ne rahat!
    Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF), bu hafta son...
    Ece TEMELKURAN
    Zizou
    Zinedine Zidane, futbol dünyasındaki ismiyle ...
    Osman ULAGAY
    Erdoğan yukarı, Türkiye aşağı (2) Dış dünyanın etkisi
    Türkiye'de kendisini Cumhurbaşkanlığı koltuğu...
    Güngör URAS
    Ücreti kes ilacı kes KDV'yi artır (...IMF mutlu olsun!)
    IMF uzmanları uzun süredir hükümete baskı yap...
    M. Ali BİRAND
    Futbol değil, dev bir show izledik
    Dünya Kupası'nı hepimiz çok değişik gözlükler...

    © 2006 Milliyet