Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Temmuz 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Müzik kötü olursa gece kötü geçer"

Birçok önemli organizasyonda sahneye çıkan ve ünlü isimlerle konserler veren Behzat Gerçeker ve Enbe Orkestrası'nın yeni albümü "Düşler" dinleyicilerle buluştu. Gerçeker "Müzik organizasyonun belkemiği. Müzik kötü olursa gece kötü geçecektir" diyor

MELİS ALPHAN - malphan@milliyet.com.tr


Behzat Gerçeker'in 12 yaşındaki Enbe Orkestrası'yla beraber kendi bestelerinden oluşan ilk albümü "Düşler"i yeni çıktı. Bu kadar beklemesinin nedeni ise Gerçeker'in mükemmeliyetçi yapısı. "42 yaşındayım. 31 yaşında tenise başladım. Geçen yıl beni Miami'deki Dünya Şampiyonası'nda milli takımda oynamam için çağırdılar" diyor. Gerçeker tuttuğunu koparıyor. Dünya arenasına kusursuz bir albüm sunabilmek için hazır olmayı beklemiş. "Düşler" önümüzdeki haftadan itibaren dünya çapındaki müzik marketlerde de satışa sunulacak.

Enbe Orkestrası'yla beraber "Düşler" albümünüz çıktı...
Enbe Orkestrası'yla bir albüm çıkarmıştık ama bu ilk sayılabilir çünkü ilk albümde başkalarına ait müzikleri çalmıştık. Burada bestelerin 10'u bana ait. İki parçası bir arkadaşımızın. Ben klasik müzik eğitimi aldım. Diğer yandan da bu ülkede doğup büyüdüğüm için etnik müziğin tınılarını müziğime kattım. Otantik enstrümanlarımız var. Ben hep bu iki uç noktadaki müziği birleştirip dünyaya nasıl sunacağımı düşünmüşümdür. Ben de müzik anlamında kendimi geliştirdim, dünyanın pek çok ünlü sanatçısıyla beraber çaldım ve kendimi hazır hissedip bu besteleri yaptıktan sonra dünyaya sundum.

"Müzisyen çağa uymalı"

İşin görsel tarafına bayağı önem veriyorsunuz. Bunun nedeni nedir?
Görsel bir iş yapıyoruz. Sahneye bir eser koyarken dans, dekor ve kostümler çok önemlidir. Bizimkisi show business. Müzisyenler de kendini bu çağa uydurmalı diye düşünüyorum. Dans da edebilmeliler.

"Artık sadece şarkını söyle ve git formatında olmamalı konserler. Show business dünyada farklı bir boyutta" demiş ve ünlü bir şovmenle bir orkestra yönetme planınız olduğunu söylemişsiniz. Ne durumda bu projeniz?
Ülkemizdeki yıldızların farklı yönlerini göstermek istiyorum. Mesela en son verdiğimiz konserde Özcan Deniz kendi şarkılarını söyledi ama biz bir Caruso çaldık, Özcan Deniz gazel attı. İnsanlar çok etkilendi. Bu tınıları dünyadaki insanlara bu bazda sunabilirsek onların içinde var olabiliyoruz. Mesela İbrahim Tatlıses'le Berlin Filarmoni ve bizim otantik sazları birleştirip dünyanın her yerinde çalabiliriz. Bu sesi 70 milyon kişi biliyor. Bence 6 milyar kişi bilmeli. Müthiş sesi var, müthiş bir müzisyen, bugüne kadar sahnede hiç hata yaptığını duymadım. Biz bunu sunamıyoruz, benim rahatsızlığım o. Bir komedyenle birlikte yönetmek de güzel olabilir.

Birçok davette, organizasyonda konserlerden farklı olarak müzik arka planda kalır. Davetliler sahneyi izlemek yerine kendi aralarında konuşurlar. Sizinki farklı oluyor. Siz dikkati sahneye nasıl toplayabiliyorsunuz?
Sahneye çıktığımız zaman herkes ne yapıyorsa bırakıyor ve bizi izliyor. Nerede ne çalınacağını çok iyi biliyoruz. Müzik organizasyonun belkemiği. Müzik kötü olursa gece kötü geçecektir. Biz işi şov şeklinde sunabiliyoruz.

"Altı ay bu albüm için çalıştım"

Albüm için neden bu kadar beklediniz?
Hazır hissetmem gerekiyordu. Yaptığım bir işi mükemmel yapmak hayat felsefem.

En özel konseriniz hangisiydi?
İlk Barry White'la çaldığımız konser benim için çok özel ve bu konser bizim Türkiye'deki başlangıcımız. Bir de 23 Nisan'da verdiğimiz "Kimsesiz Çocuklar İçin El Ele" konseri benim için çok önemli. Altı ay bu albüm için çalıştım. Çocuğumu çok az gördüm. O konseri verirken "Bu çocukların hiç annesi, babası yok. Ben çocuğumu sadece altı ay göremedim" diye düşündüm.

Türkiye'de tek mi Enbe Orkestrası?
Evet. Çünkü biz topluluklara değişik versiyonlarda programlar yapabiliyoruz. Kimin neden hoşlanacağını biliyoruz. Çok çalışıyoruz, AKM'deki bir salonda prova yapabiliyoruz. İyi bir ekibiz. Kaliteli bir teknik altyapımız var.

"Gençler pop ve Latin müziklerini seviyor"

Genellikle sizden ne tür müzik çalmanız isteniyor?
Gençler daha çok pop ve Latin müziklerini seviyor. Orta yaşın üzerindekiler ise Fransızların şansonlarını seviyor. Dünyada melodi sıkıntısı var. Paul Anka bir "My Way"i yazmış, hayatı boyunca telif hakkıyla geçinmiş. Böyle güzel bir melodi yok şu anda. İnsanlar gidiyor Afrika'dan, Hindistan'dan melodi alıyor, günümüzün sound'uyla birleştiriyor. Ben de günümüzün sound'u olan R&B ile house müzikleri bizim melodilerimizle birleştirip iç içe geçmesini sağlıyorum ve dünya müzik arenasına sunuyorum.



CUMARTESİ
"Bu arabalarla okula gidilebilir"
Modanın vazgeçilmez rengi
"Müzik kötü olursa gece kötü geçer"
En moda En yeni
Mojito yine favori
ne var, ne yok





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet