Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Temmuz 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
En tarz sahibi lider


malphan@milliyet.com.tr



Geçen hafta Japonya Başbakanı Junichiro Koizumi'nin, ABD Başkanı Bush'un daveti üzerine gittiği Memphis'te Elvis dansı yaparken çekilen fotoğrafları birçok gazetede yayımlandı. Büyük sarımtrak camlı Elvis gözlüklerini takmış, gömleğinin kollarını sıvamış ve yüzü öyle alaycı bir ifade almıştı ki, sanki karşınızdaki Elvis'in ta kendisiydi.
Malum Koizumi büyük Elvis hayranı. 2001'de Elvis'in şarkılarından derlediği albümü Japonya'da piyasaya çıkmıştı. Birçok lider bir araya geldiğinde şakalaşmaktan bile acizken Elvis'in adı geçtiğinde Koizumi'nin kendini tutamayıp onun şarkılarını söylemeye başladığı bile oluyor.
Koizumi aynı zamanda tüm ülke liderleri arasında en tarz sahibi olanı. Onunki gibi saçları olan başka bir lider geliyor mu aklınıza? İngiltere Başbakanı Tony Blair 70'lerde futbolcu saçıyla gezermiş mesela. Belki gençliğinde saçını toplayan ya da ören başkaları da vardır ama bugün bir tek Koizumi...
Bazıları abartıldığını düşünse de, onu bu gri-beyaz saçlarından dolayı Richard Gere'e bile benzetenler oluyor. Geçtiğimiz aylarda "Da Vinci Şifresi"nin galası için Japonya'ya giden Tom Hanks de, saçlarını Koizumi gibi uzattığını söylemiş, geçen yıl da Esquire dergisi "en tarz giyinen" ünlüler listesinde Koizumi'yi 12'nci sıraya yerleştirmişti.
Japonlar dünyanın en muhafazakar ve kapalı toplumlarından biri olarak bilinir. İnsanların tiplerinin birbirine benzemesinin (ki aslında benzemezler, bize öyle gelir) yanı sıra giyim kuşamları da benzer. Daha modern, dışa dönük olduğunu iddia eden diğer toplumlardan değil de böyle bir toplumdan Koizumi gibi bir adamın çıkmış olması gerçekten ilginç.

Renk uyumuna ne oldu?

CHP lideri Deniz Baykal genellikle giyimi hiç sırıtmayan, nerede nasıl giyinileceğini bilen bir siyasetçidir. Ancak muhalefet bayrağını açtıktan sonra kıyafetlerini boşladı. Yoksa koyu lacivert takım elbise, gece mavisi desenli çoraplar, açık kahverengi ayakkabılar ve mor kravatla ne işi olurdu ki? En kötüsü de ayakkabılar. Lacivert takım elbisenin altına giyilecek ayakkabı rengi bu değil şüphesiz. Bir renk karmaşası yaşanmış diyebiliriz.


Mazhar'ın özrü: "Her şey sanat için"

Geçen hafta BKM Açıkhava Konserleri kapsamında konser veren MFÖ'nün solisti Mazhar Alanson sahneye "punk saçı"nı andıran metal bir başlık, megafon ve üzerinde isminin baş harfi bulunan mikrofon ayaklığıyla çıktı. Buraya kadar her şey iyi, güzel. Ancak Alanson ilk şarkıdan sonra eşi Biricik Suden tarafından tasarlanan başlığını çıkardı ve şöyle dedi: "İlk şarkımızı bir şov yaparak söyledik. Her şey sanat için. Bakın Ajda Pekkan birçok ameliyat oldu. Eh biz de giyimimize dikkat edelim."
Bu da neyin nesi diye düşünüyor insan. Yani bu aksesuvarları kullandığı için bir özür dilemediği kaldı. Ne var, müzisyensin. Sahnede her türlü acayipliği yapma konusunda özgürsün. Bunu dillendirmeye, buna bir açıklama getirmeye ne gerek var? Millet şov amaçlı neler yaptı geçmişte (civciv ezmeler, yarasanın kafasını koparmalar, kadın kadına öpüşmeler, sevişmeler vs.), bir başlık takmışsın çok mu?


Ertuğrul Özkök'ün sarı tişörtü

28 Haziran'da Başbakan Erdoğan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Yaz Oturumu toplantısı için Strasbourg'a giderken Ana uçağında ona dört gazetenin genel yayın yönetmenleri eşlik etti.
Uçakta ortaya çıkan görüntü ilginçti. Başbakan ile Zaman'ın Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın giyimi, kravatları da yerinde olmak üzere tam protokole uygundu. Sabah'ın Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı ile Yeni Şafak'ın Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu ise kravatları atıp rahatlamışlardı.
Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'e gelirsek, o bu resmi kılık kıyafete hiç bulaşmamış, sarı bir tişört ve siyah pantolonla uçağa binmeyi uygun görmüştü. Bu, Özkök'ün Sharon Stone'la röportaj yaptığında giydiği tişörttü. O zaman Özkök'e Stone'un karşısına neden sarı tişörtle çıktığını sorduğumda, "Bir yerde sarı ile siyahın dinamik gösterdiğini okumuştum. Ben de biraz dinamik görünmek istedim" cevabını vermişti.
Başbakanın son dönemdeki gergin çıkışlarından sonra herhalde Hürriyet'in genel yayın yönetmeni bu geziye de bir dinamizm getirmeye çalıştı. Özkök'ün yazılarının tabuları yıkan cinsten olduğu bilinir. Aslında o burada da tabuları yıkıp başbakanın huzuruna gömlek-kravat yerine tişörtle çıktı.
Zaten bir bizde böylesine protokol var. Gömlek, kravat, ceket hiçbir ortamdan eksik olmuyor. Sonuçta bu dört saatlik bir uçak yolculuğu, resmi davet falan değil. Daha spor giyinilebilecekken, sıkılmış kravatlar da neyin nesi?





CUMARTESİ
"Bu arabalarla okula gidilebilir"
Modanın vazgeçilmez rengi
"Müzik kötü olursa gece kötü geçer"
En moda En yeni
Mojito yine favori
ne var, ne yok





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet