Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Temmuz 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
KUPANIN YILDIZLARI VE FAVORİ TAKIMLARI KENDİLERİNDEN BEKLENENİ VEREMEDİ
Zengin ve yoksul!

Turnuvada kimse kolay gol yemedi. Brezilya dahil hemen hemen her takım sürekli topun arkasındaydı. Yenikken bile risk alınmadı. Bunu çok yadırgadım. Hedef daima güzel futbol ile kazanmak olmalıdır. Hücum zenginliği açısından ciddi sıkıntı vardı

FATİH TERİM

ALMANYA 2006 ANALİZİ


Dünya Kupası'ndaki futboldan Türk Milli Takımı adına çıkan artılar veya eksiler nelerdir?
Çıkan en önemli şeyler; öncelikle hiçbir takımın kolay gol yememesi. Basit hatalar genel olarak yapılmadı. Defansa herkes çok ağırlık verdi. Takım ofansı ön plana çıktı. Brezilya da çoğu zaman takım halinde topun arkasındaydı. Mağlup olunduğunda bile risk almayan takımlar vardı. Bunu çok yadırgadım. Hücum zenginliği açısından herhalde sıkıntılı bir Dünya Kupası diyebiliriz.
Almanya'daki futbolun beğeni toplamadığı görülüyor. Bu durum Türk futboluna nasıl yansır?
Türk futbolunda, Dünya Kupası sonrası mutlaka herkes analiz yapacaktır. Kazanırken iyi futbol oynamak herkesin istediğidir. İyi futbol oynama prensibi, en önemli unsur olmalıdır. Tabii ki, kazanmak önemlidir. Kaybeden iyi de oynasa herhangi bir şey kazanmıyor. Buna saygı duyuyorum. Ancak iyi oynama, atak oynama isteği futbolu güzelleştirmek için gösterilen çaba çok önemlidir. Hedef daima güzel futbol ile beraber kazanmak olmalıdır. Dünya Kupası'na bir de bu taraftan bakmalıyız. Çünkü iyi futbol oynamak eninde sonunda başarıyı da beraberinde getirecektir.
Sistem açısından kafanızdaki şablona uygun hangi takımı örnek verebilirsiniz?
Birçok takım sistem olarak birbirine yakın oynadı. Ancak benim için önemli olan sahadaki numaralar değil, oyun prensipleridir. Örnek olarak İspanya'yı verebiliriz.
Sizce Avrupa futbolu, Dünya futbolunun önüne mi geçti?
Açıkçası, Avrupa veya Dünya futbolu olarak bakmadan genel olarak bakmalıyız. Son sekiz takıma baktığımızda 6 Avrupa 2 Güney Amerika olarak görüyoruz. Ancak bu önüne geçti manasında alınmamalı. Zaman zaman bu değişiklikler olur. Gerçi Dünya'nın ilk dördü Avrupalı olarak sıralandı, ama Güney Amerika veya Afrika'nın önüne geçti demek yanlış bir yaklaşım olur.
Fransa yaşlı kadro yapısı ve eleştirilen teknik direktörüyle finale kadar yürüdü. Sizce neden?
Teknik adam tercihi önemlidir. Nitekim gruplarda yer vermediği birçok tecrübeli oyuncuyu sonradan kadroya dahil etti. Değişimi Dünya Kupası sonuna bıraktı. Bu, hocanın kişisel tercihidir. Demekki finale geldiğine göre doğru yapmış.
Kulübedeki bir teknik adam olarak Dünya Kupası'nda kim hangi doğruyu, hangi yanlışları yaptı? (Örnek Arjantin-Almanya maçında Arjantin Teknik Direktörü Pekerman'ın, Riquelme'yi oyundan çıkarması ve 1-0'ı koruma girişimleri için kapanması, Scolari'nin takımı Portekiz'in sürekli kışkırtıcı provoke futbol oynaması).
Ben kulübedeki hiçbir teknik adamı şu oyuncuyu çıkardı diye eleştirmem. Çünkü o anı yaşayan bir teknik adam var. Oyunu yaşayan, oyuncuyu tanıyan, oyunun gidişatını gören teknik adamı eleştirmek yanlış olur. Portekiz ile ilgili bu sözlere katılmıyorum. Profesyonellik içerisinde yaptıkları ki, kimse rahatsız olmamalı.
Brezilya neden şampiyon olamadı?
Tüm takım olarak Brezilya'yı değerlendirdiğimizde, oyuncu kalitesinin çok yüksek olduğunu görmekteyiz. Bunun ile beraber mevcut kadroyu ikiye bölseniz her iki takım da böyle bir turnuvada önemli bir yere gelebilirlerdi. Dolayısı ile tüm dünya tarafından tek favori şampiyon adayı olarak tanımlandılar. Bu kadar erken çeyrek finalde elenmelerinin ve şampiyon olmamalarında özellikle çeyrek final eşleşmelerinin de etkisi oldu. Brezilya-Fransa, İtalya-Ukrayna gibi... Bir diğer faktör de; yüksek performans beklenen yıldız oyuncuların Brezilya adına takım oyununda faydalı olmadıkları görülmüştür. Fransa maçında, orta sahanın kontrolü rakibine vermesinde Brezilya adına Emerson'un eksikliği hissedildi.


Strese dayanamadı

Zidane'ın, Dünya Kupası performansına baktığımızda, tüm turnuva boyunca üstün top tekniği, yaratıcılığı ve oyun tekniğini takımı adına çok iyi kullandığını söyleyebiliriz. Yaratıcı, bireysel becerileri kolektif takım oyununa iyi adapte etmesiyle beraber, oyun formatını da yükselterek uyguladı. Davranışını tasvip edemeyiz ama, her ne kadar, son final maçındaki hareketi yanlış olsa da, bu onun Dünya Kupası'nın en değerli oyuncusu seçilmesine engel olmamıştır.
Tabi ki, maçın oynandığı koşuldaki gergin ortam, stres toleransını negatife indirdiğini düşünüyorum. Kaldı ki yüksek tempoda olabilecek doğal olan yorgunluğun da etkisi vardır. Bu turnuvada Zidane'ın performansı üst düzeydeydi.

Türkiye FIFA'da 13 sıra geriledi

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Klasmanı'nın Temmuz ayı değerlendirmesinde Türkiye 13 basamak gerileyerek, 824 puanla 27. sırada yer aldı. Brezilya 1630 puanla liderliğini sürdürürken, şampiyon İtalya Dünya Kupası'ndaki başarısıyla 11 basamak yükselerek ikinci sıraya yerleşti.

Klinsmann'ın yerine Löw

Dünya Kupası'da 3. olan Almanya'da teknik direktör Jurgen Klinsmann görevinden ayrılma kararı aldı. Almanlar'ın tüm baskılarına rağmen görevde kalmayacağını açıklayan Klinsmann'ın yerine, Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Joachim Löw getirildi.

Şampiyon Lippi istifa etti

İtalya'yı 24 yıl aradan sonra Dünya Şampiyonu yapan Marcello Lippi istifa etti. Bu kararı çok önceden aldığını söyleyen Lippi'nin, İtalya'da yaşanan şike ve rüşvet skandalı sırasında kendisi ve oğluna yapılan saldırılardan rahatsızlık duyduğu bildirildi.

Yunanistan'ın cezası kalktı

FIFA, Yunanistan Futbol Federasyonu'na özerklik kurallarına uymadığı gerekçesiyle 3 Temmuz'da verdiği uluslararası müsabakalardan men cezasını kaldırdı. Yunan Parlamentosu önceki gün Yunanistan Futbol Federasyonu'nun özerkliğine yönelik bir karar almıştı.

TERİM'İN 11'İ
Buffon (İtalya)
Miguel (Portekiz)
Cannavaro (İtalya)
Thuram (Fransa)
Grosso (İtalya)
Pirlo (İtalya)
Kaka (Brezilya)
Maxi Rodriquez (Arjantin)
Gattuso (İtalya)
Torres (İspanya)
Henry (Fransa)




SPOR
Zengin ve yoksul!
Fener'den gol şov: 7-0
'Beyaz sayfa açalım'
Kartal'ın acelesi yok
Lazaroni fermanı
'Yeniler başaracak'
Kumla'da şölen
Haber turu...
'Şile'de köpek balığı'
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Ercan GÜVEN
'Şile'de köpek balığı'
Medya ikiye bölündü; Fenerbahçe Teknik Direkt...


© 2006 Milliyet