Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Temmuz 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tehlike yayılıyor


İSRAİLLİ onbaşının kaçırılmasının yol açtığı kriz henüz hal yoluna girmeden, ikinci benzer olayda iki İsrailli askerin esir alınması, bunalımı daha da tehlikeli bir noktaya getirmiş bulunuyor.
Böylece kriz sadece tırmanmakla kalmıyor, aynı zamanda yayılıyor da...
Çatışma şimdi İsrail'in hem güneyinde -Gazze'de- hem de kuzeyinde -Lübnan'da- iki cephede birden cereyan ediyor.
Asıl tehlikeli olan, bu noktadan itibaren krizin bölgenin diğer aktörlerini de içine çekecek şekilde, daha da yayılmasıdır.
İsrail kuvvetlerinin Lübnan topraklarındaki harekâtı devam ettiği takdirde, Hizbullah'ın arkasındaki Suriye'nin ve İran'ın da bu çatışmalara bir şekilde bulaşması olasılığı, gerçekten bölgedeki dengeler ve istikrar açısından çok kaygı vericidir.
Gazze cephesindeki kanlı olayları durdurmayan uluslararası diplomasinin, bu kez ikinci cephenin açılmasından sonra, krizi çözümleme şansı daha da zayıflıyor.

Yeni taktik
İki buçuk haftalık bir arayla cereyan eden iki olayın senaryosu aynı: Gazze'de Hamas'a yakın militanlar bir İsrail askerini ele geçiriyor ve karşılığında İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların salıverilmesini istiyor. Buna karşılık İsrail onbaşıyı kurtarmak ve Hamas'ın belini kırmak için Gazze'ye karşı amansız saldırılara girişiyor... Aynı şekilde Lübnan'ın güneyinde üslenen Hizbullah, 2 İsrail askerini kaçırıyor ve karşılığında İsrail'deki Filistinli tutukluların serbest bırakılmasını şart koşuyor. İsrail güçleri, bu iki askeri kurtarmak ve Hizbullah militanlarını saf dışı etmek için bu kez Lübnan'a giriyor...
Her iki olayda Filistinlilerin İsrail'e karşı mücadelelerinde "asker kaçırma" yöntemine başvurdukları görülüyor. Daha önce uygulanan "intifada" ve "intihar saldırıları"ndan sonra, şimdi bu -bundan sonra sıkça tekrarlanabilecek- yeni bir taktik olarak görünüyor. Hizbullah daha önce de bu yöntemi denemiş, bir olayda da (2004 yılında) bazı Filistinli tutukluların serbest bırakılmasını sağlamıştı.
Hafta içinde İsrailli onbaşının iadesine karşılık bir bazı Filistinli mahkûmların salıverilmesi konusundaki diplomatik temaslarda bazı ilerlemeler kaydedildiğine dair haberler gelmişti. Şimdi ikinci asker kaçırma olayından sonra, bunun ne kadar mümkün olacağını kestirmek zor. Zaten İsrail'in Lübnan toprakları içindeki Hizbullah'ı hedef alması ve hatta Lübnan hükümetini de sorumlu olarak göstermesi, olayın boyutlarını değiştiriyor.

Eski strateji
Olmert hükümeti, İsrail'in klasik misilleme yöntemini Gazze'den sonra Lübnan cephesinde de uyguluyor. İsrailli stratejistler, terörle mücadelede başka yapacak bir şey görmüyorlar ve hele asker kaçırma olayları karşısında İsrail'in eli kolu bağlı bekleyemeyeceğini söylüyorlar.
Aslında İsrail bir ikilemle karşı karşıya. Askeri gücü büyük olan bir ülkenin, direniş eylemlerine karşı "asimetrik savaş"taki zaafının tipik bir örneği...
Bu tür "savaşların" aslında sorunun temeline inilmedikçe ve sadece eylemlere karşı "dişe diş" zihniyetiyle hareket edildikçe, son bulmaz. Aksine her yeni saldırı ve misilleme, mevcut öfkeyi, kin ve nefreti daha da artırır. Ayrıca her yeni eylem ve karşı eylem, krizi ve gerginliği daha da tırmandırır ve de yayar...
İşte şimdi öyle tehlikeli bir noktadayız.

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yabancıya 'toprak' satmak!
TAPU Kadastro Genel Müdürlüğü'nün resmi rakam...
Çetin ALTAN
Sular ısınırken estepeta, yahut atepetse...
Bundan 30 yıl önce, Türkiye'nin gerçek kimliğ...
Melih AŞIK
Kalite dorukta!..
Meclis Başkanı Arınç, Moskova'da Lenin'in moz...
Hasan CEMAL
Bittiğini neden söylemedin bana?..
Almanya'dan kaç gün, kaç yazı? 34 gün 33 yazı...
Güneri CIVAOĞLU
Ortak akıl
Dünya liderlerinin, doğrudan kendilerini tems...
Can Dündar
Eğlence tapınağında...
İstanbul'un göz kamaştıran bir kıyısında, en...
Abbas GÜÇLÜ
Tercih sıralamasının altın kuralları
OKS velileri için kritik günler başlıyor. Bug...
Hurşit GÜNEŞ
İç talebin kontrolü şart
İki gündür 2003'ten bu yana talebin çok canlı...
Doğan HEPER
'Alevilik' ve 'din dersi'
ALEVİLİK konusu bu köşede birkaç kez ele alın...
Semih İDİZ
Boru hattı Türkiye'nin önemine önem katacak
12 Batılı petrol şirketinden oluşan bir konso...
Sami KOHEN
Tehlike yayılıyor
İSRAİLLİ onbaşının kaçırılmasının yol açtığı ...
Hasan PULUR
Cumhuriyetin altını oymak...
BAROLAR Birliği Başkanı Özdemir Özok, "Cumhur...
Derya SAZAK
El Kadı
Başbakan Erdoğan, NTV'ye verdiği demeçte El K...
Meral TAMER
Enerjide başrole çıkıyoruz
1970'li yıllardaki petrol krizini hariç tutar...
Yaman TÖRÜNER
İstanbul'un trafik sorunu büyüyor
İstanbul'un trafiğini düzeltebilecek kalıcı b...
Güngör URAS
Bakü-Ceyhan hattının yararını/zararını iyi hesaplamak zorundayız
Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı projesi e...
Serpil YILMAZ
Günay: 8 milyar dolarlık elektrik suyu boşa akıyor
Rus petrol devi Lukoil, uzun bir 'kuluçka' dö...
M. Ali BİRAND
İyi bir haber var...
Hiç ilgilenmediğinizi, hatta Kıbrıs kelimesin...

© 2006 Milliyet