|
 |
|
|
Toprağın sesini duymak
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
Türk tarımı nereye gidiyor? Nerede yanlışlık yaptık? Bütün bu soruların cevaplarını açıklıkla ve dürüstçe vermek zorundayız. Türkiye'nin dünya ekonomisi ile bütünleşme sürecinde tüm dikkatimizi sanayileşmeye yönelltiğimiz yıllarda tarımın ihmal edilmesinin faturasını ne yazık ki yavaş yavaş ödemeye başlıyoruz. Sanayileşmenin yarattığı çekim gücü ile insan kaynaklarının hareketlilik kazanması köyden kente göçü de hızlandırmıştır. Yeni sanayi yatırımlarının işgücü ihtiyacının ortaya koyduğu göç baskısı, kentleşme ve çevre sorunlarını da tetiklerken tarımda çalışan nüfusun azalması, arazi bölünmesi, ürün fiyatlarının istikrarsızlığı, tarımsal girdi maliyetlerinin artması tarım sektörünü zor duruma sokmuştur.
* * *
Bu süreçte köylü giderek fakirleşirken tarımsal ürün ihracatında sorunlar başlamış, ithalat artmıştır. Gıda ve tarımsal ürünler açısından kendine yetebilen yedi ülkeden biri olduğu söylenen Türkiye dışa bağımlı hale gelmeye başlamıştır.Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan tarımın içine düştüğü durum acil çözümleri gerektirmektedir. Türkiye tarımı küreselleşmenin vahşi etkilerine feda edilemez. Tarım sektörüne dayalı bir kalkınma politikası olmayacağının ve sanayileşmenin öneminin bilincindeyiz. Ancak, Türk çiftçisini ve köylüsünü gözden çıkarmaya hiçbir iktidarın gücü yetmez. Ne yazıkki son dönemde hükümetler sanayileşme sevdası uğruna tarımı ikinci plana ittiler. Bu bindiği dalı kesmekten başka bir şey değildir.
* * *
Türk tarımının yeniden yapılanması durumunda ulusal ekonomiye yarattığı katma değerin ve döviz gelirlerinin yanısıra gelecek nesillerin sağlıklı beslenmesi yönünden de önemli rol oynayacağına inanıyoruz. Bu hedefe ulaşmak için verimliliğe önem verilmesi, arazi ıslahı, modern tarım tekniklerinin kullanımı, tohum üretimi, toprak ve su kirliliğinin önlenmesi, mülkiyet sorunlarının çözülmesi, örgütlenme ve herşeyden önemlisi tarım kesiminde çalışan çiftçinin, köylünün eğitimi konusunda etkin projelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
* * *
Türk tarımının ihmal edilmişliğinin sonuçları acı olabilir. Eğer dikkatli olmazsak en basit tarım ürünlerini bile dışarıdan ithal etmek zorunda kalabiliriz. "Ne var bunda parayı verir alırız" demeyin. Gelecekte gıda açığının büyüdüğü bir dünyada paranızla bile alacak besin maddesi bulamayabilirsiniz. Bu nedenle, "zararın neresinden dönülse kardır" diyor ve devletin Türk çiftçisine ihtiyaç duyduğu desteği vermesi gerektiğine inanıyoruz. Türk tarımına gönül verenlere, Türkiye'nin dört bir yanında yakıcı güneş altında kadını, erkeği, çocuğu ile ter döken Türk çiftçisine, köylüsüne insanca yaşayabilecekleri geliri sağlamak devletin görevidir. Çiftçi sadaka değil emeğinin karşılığını istiyor. Devletten beklenen Tarım Bakanlığı'nın tüm teşkilatı ile silkinmesi ve köylüye, tarımla uğraşan kişilere yönlendirme, eğitim ve finansman hizmetleri sağlayacak sistemlerin kurulmasıdır. Toprak kendisine yapılan yatırımı her zaman fazlası ile ve cömertçe geri vermiştir. Yeter ki hoyratça sömürülmesin veya ihmal edilerek küstürülmesin. Dinleyin toprağın sesini...
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|