Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Zizou'dan biraz kaba ama onurlu veda


Dünya Kupası finalinden bir gün önce Başbakan Erdoğan, CHP'nin yeni binasını ziyaret ederken Baykal'la sohbetinde, AB'ye verdiği destek nedeniyle İtalya'yı tuttuğunu söylemiş. Baykal da katılmış. Hayırlı olsun. Biz ise Fransa'yı destekliyorduk.
İtalya'da son seçimleri kıl payı farkla Sosyalistler kazandı. Baykal bir sosyalist dayanışma anlayışıyla İtalya'yı destekleseydi bu anlaşılabilirdi. Ama öyle dememiş. Erdoğan'a gelince... "Başbakan arkadaşım diyebilirdi". Gerçi çok yanlış olurdu. Ama zaten değil. Berlusconi düştü, Prodi geldi.
Kupa başladığından bu yana hep azgelişmiş ülkeleri tuttum. Brezilya ile Fransa oynarken taraf değiştirdim. Fransız takımının etnik yapısı beni çok etkiledi. Ülkenin ne kadar ezilmiş unsuru varsa o takımdaydı. Takımda iki beyaz vardı: biri kaleci Barthez, diğeri de Cimbomlu Ribery. Ribery de karısı nedeniyle Müslüman olmuş. Gerisi olduğu gibi Afrikalıydı.

Neden Fransa'yı tuttum?
Kibirli Fransızların tüm onuru Afrika'nın çeşitli köşelerinden göçüp gelen "baldırı çıplaklara" kalmıştı! O beğenmedikleri, sırt çevirdikleri, aşağıladıkları azınlıklara! Paris'in banliyölerinde ortalığı ateşe veren işsizler, yoksullar onların akrabalarıydı. Gerçi futbol sayesinde zengin olmuşlardı. Ama olamasalardı, derilerinin rengi ya da inançları nedeniyle onlar da horlanacaktı. İşte bunun için Fransa'yı tuttum.
Zeyneddin Zidane. Aslen Cezayirli. Yani tıpkı benim gibi bir Osmanlı tebaası. Onun kaptanı olduğu takımı tutmayacağım da, göstermelik AB'de Türkiye'yi destekliyor diye İtalya'yı mı tutacağım? Geçiniz! Ne sosyalistliğimi yitirdim, ne de dini inançlarımı! Üstelik Kuzey Afrikalı Araplar, Ortadoğulu Arapların aksine Türkleri çok sever. Beni şaşırtan Müslüman Erdoğan'ın içinde tek Müslüman olmayan takımı, içinde Müslüman olan takıma yeğlemesi; solcu Baykal'ın da ezilmişlerin takımını görmezden gelmesi.
Şimdi gelelim olaylı finale. Zidane neden kafa attı? Zidane bir futbolcu olarak kavgacı olarak bilinseydi mesele yoktu. Hemen mahkûm edilirdi. Ancak belli ki, aşırı ölçüde kışkırtılmış, küfredilmiş. Hatta maçın geri kalanını seyredemediği gibi, madalya törenine bile çıkamadı. Bu denli onurunun kırıldığı anlaşılıyor.

Onuruna yenik düştü
Kimileri "yakışmadı" diye Zidane'a kızıyor. Doğru, Zidane'ın yaptığı hareket fevriydi. Sabredebilseydi daha hayırlı olurdu. Ancak küfredene de hiçbir şey denmiyor. Küfreden sanki suçsuz! Sporda karşı takımın kaptanının annesine ağır hakaret et, cezasız kal. Materazzi belki kamuoyunda yara aldı, ama ülkesi kupayı kaptı. Ettiği küfür yanına kâr kaldı. Onuru ve gururunu koruyan Zidane ise zararda. Finaline gölge düştü. Kupa bu nedenle adil olmadı.
Bu kupayı Fransa'nın o ezilmişlerinin almasını o kadar çok istiyordum ki. Marsilya'da Arap Çarşısı içinden yetişmiş ya da Paris'in banliyölerinden gelmiş gençler sayesinde kupa kazanılsaydı keşke. Olmadı. Ama Zidane dünyaya şunu gösterdi: Biz ezilmişler ülkemizin gururu olduk. Bizi artık ezemez, horlayamazsınız. Bizim de onur ve gururumuz var!
Unutmayın ki Zizou, Kuzey Afrikalı ilk Fransız ilah. Türkleri Avrupa'ya almak istemeyen Fransızlar, Cezayirlileri de ülkelerinde istemiyorlar. Ama Zizou sayesinde tribünlerde olabildiler. Bugün 14 Temmuz. Özgürlük Fransızlara hayırlı olsun!

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Büyük Türkiye!
HAZAR petrolleri 1774 km boru hattıyla Ceyhan...
Çetin ALTAN
Cacıklaşan siyaset ve 3.5 saatlik bir parantez arası
Başbakan Tayyip Bey'in ters raket vuruşları, ...
Melih AŞIK
Bakü'den Ceyhan'a
Geçmişte uzun yıllar TPAO'da çalışmış Jeoloji...
Güneri CIVAOĞLU
Hayaller hep olmalı
1991'de dönemin cumhurbaşkanı Elçibey, Bakü'd...
Abbas GÜÇLÜ
Yüzdelik dilim skandalı
Öğrencilerin puan kartlarında tam anlamıyla b...
Hurşit GÜNEŞ
Zizou'dan biraz kaba ama onurlu veda
Dünya Kupası finalinden bir gün önce Başbakan...
Sami KOHEN
Sorumlu kim?..
"TERÖRİZME boyun eğmeyeceğiz...
Metin MÜNİR
Ordu Yardımlaşma Kurumu'ndan medyaya dava rekoru
Ordu Yardımlaşma Kurumu Genel Müdürlüğü (Oyak...
Faik ÖZTRAK
Yükselen piyasalarda krizlerin önlenmesi
Bu hafta başında IMF ve Singapur hükümetinin ...
Hasan PULUR
Ya sınavda sıfır çeken 46 bin çocuk!
BİR yarışmada ya da herhangi bir alanda yoksu...
Derya SAZAK
Gaf yarışı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, iki hafta önce...
Meral TAMER
Başbakan'ın ve Şahin'in topluma özür borcu var
Danıştay saldırısıyla ilgili iddianameyi dün ...
Ece TEMELKURAN
Kefiye
Çok uzun yıllar Türkiye'de ve dünyadaki insan...
Güngör URAS
Hazine yüzde 7.95 getiriyle dolar tahvili sattı
Hazine, yurtdışında yıllık yüzde 9.5 kupon fa...
M. Ali BİRAND
Diyanet Başkanını dinlesenize...
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğ...

© 2006 Milliyet