|
Sorumlu kim?..
"TERÖRİZME boyun eğmeyeceğiz...
Terörizme karşı savaşı kazanacağız. Hiçbir şey bu kararlılığımızı sarsamaz"...
Bu sözler terörle karşı karşıya bulunan herhangi bir ülkenin liderine ait olabilir. Dünyada şiddet öylesine yaygın ki, kulaklar bu tür beyanları duymaya çok alışık...
Ancak bu kez bu kesin ifadeyi kullanan, "mutat" liderlerden farklı biri: Hindistan Başbakanı Manmohan Singh...
Hindistan'ın önemli kentlerinden Bombay'da -veya yeni adıyla Mumbai'de- tren istasyonuna karşı girişilen ve 200 kişinin ölmesine yol açan bombalı saldırı üzerine, Başbakan Singh, hükümetinin terörle mücadeledeki kararlılığını bu şekilde dile getirdi.
Mumbai dahil, Hindistan'ın çeşitli kentleri bundan önce de bu tür eylemlere sahne olmuştu. Bombay'da 1993'te bir saldırıda 250 kişi ölmüştü...
Yani bu Hindistan'da ilk terör olayı değil. Sonuncusu da olmayabilir... Başbakan Singh'in ve hükümetinin bütün kararlılığına rağmen...
Komşuda pişer...
Mumbai tren istasyonundaki patlamalara alenen sahip çıkan olmadı; ama bütün şüpheler daha önceki eylemleriyle de tanınan bir terör örgütü üzerinde toplanıyor: "Laşkari Taiba"...
Bu örgüt, Keşmir'i Hint "işgalinden kurtarmak" için o bölgede olduğu gibi, Hindistan içinde de saldırılar düzenliyor.
Hint makamları Mumbai'deki eylemin bu örgüt veya Pakistan topraklarında üslenen benzer bir grup tarafından gerçekleştirildiğine inanıyor olmalı ki, olaydan hemen sonra komşusunu suçladı. Nitekim Hint Dışişleri Bakanlığı, Pakistan'ın kendi topraklarındaki "terör yuvalarının altyapısının sökülmesi" gerektiğini belirtti ve Pakistan hükümetini bu örgütleri "kontrol etmek için daha fazlasını yapmaya" çağırdı...
Pakistan bu suçlamaları kabul etmiyor. Nitekim Dışişleri Bakanı Hurşit Mahmud Kasuri, Hindistan'daki terör eylemlerinden Pakistan'ın sorumlu tutulamayacağını söyledi ve Hindistan'da da "yerli" militanların faaliyet halinde bulunduğunu öne sürdü...
Kendine de dert...
Hindistan'daki bu olay, terörle mücadelede başka bölgelerde de karşılaşılan durumların tipik bir örneğini oluşturuyor.
Kendi gündemlerine ve amaçlarına göre şiddete başvuran örgütler, imkân bulurlarsa, komşu bir ülkede üslenip faaliyetlerini oradan yürütüyorlar. Bu ülkelerin bazısı, militan grupların amaçlarını paylaştıkları için onları koruyup destekliyor... Bazısı da bu örgütleri kontrol edemiyor; daha doğrusu hükümetler bunlara söz geçiremiyor, ancak ülke içindeki başka güçler onlara sahip çıkıyor...
Ortadoğu'da hep görmeye alışık olduğumuz bu durum, dünyanın başka bölgelerinde -örneğin Hint Yarımadası'nda da- geçerli...
Pakistan hükümeti de Hindistan'a karşı terör eylemlerinde bulunan grupların kendi topraklarında üslendiğini biliyor. Kaldı ki Pakistan, bizzat kendisini hedef alan radikal örgütlerin eylemlerinden şikâyetçi. Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref bunlarla mücadele ediyor, ama bu terör yuvalarını "söküp" atamıyor.
Geçmişte iki komşu ülke arasında özellikle Keşmir meselesinden kaynaklanan bir sürtüşme (bazen çatışmalar) oluyordu. İki yıl önce iki tarafın liderlerinin kurduğu diyalog ilişkilerde bir yakınlaşmaya yol açtı. Ama korkulan şey, terör eylemlerinin sıklaşması halinde bu yumuşak havanın da bozulabileceğidir...
skohen@milliyet.com.tr
|
|