|
Gaf yarışı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, iki hafta önce Yener Süsoy'la görüşmesinde Başbakan Erdoğan'ı sinirlendiren kimi olaylarda Tayyip Bey'i yatıştırmak için yaptığı müdahaleleri anlatırken, 17 Aralık'taki Brüksel zirvesini örnek göstermiş, "Masa altından birbirimizin ayağına çok bastık" demişti.
Gül, NTV'de Başbakan Erdoğan'ı izlerken bu kez kendisi sinirden masanın üzerine çıkmış olmalı. Başbakan Erdoğan "canlı yayın"da, Suriye Devlet Başkanı Esad'a gönderdiği özel danışmanı Ahmet Davutoğlu'nun Ortadoğu'yu ateşe veren "rehine krizi"ni çözebilmek için Hamas lideri Meşal ile görüştüğünü açıkladı: "Davutoğlu'nun sayın Esad'la görüşmeler yapması neticesinde bir de sayın Meşal ile görüşmesi konusu gündeme geldi. Bunun üzerine, 'Bizzat ona anlatırsın bunu, çok da isabetli olur' denildi. Bu görüşme orada, o şekilde kısa bir şey aralarında geçti."
Meşal görüşmesi Başbakan'ın ağzından "resmen" doğrulanmadan bir hafta önce Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Washington'daydı. 5 Temmuz'da Meşal ile görüşülmediğini açıkladı. Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki de Ankara'da Davutoğlu-Meşal buluşması haberlerini yalanladı.
"Yalanlanan" bu haberler 11 Temmuz günü NTV'de Başbakan tarafından doğrulandı!
Abdullah Gül o gün Başbakan'ın yanında olsa "eliyle, ayağıyla ikaz eder miydi" bilinmez, rehine askerin hayatı nedeniyle böylesine bir "yalan"a başvurulduğu savunulabilir. Ancak Dışişleri Bakanı'nı asıl "hoplatacak" gelişme, ABD ile "stratejik vizyon" belgesi imzalayan Türkiye terörizme karşı işbirliğinden söz ederken, BM'nin "terörizmi finanse edenler liginde" adı geçen Yasin El Kadı'ya "hayırsever" diye kefil olan Başbakan'ın tutumudur.
Gül'ün işi gerçekten zor.
Başbakan Erdoğan'a haziranda "randevu" vermeyen Bush ve Beyaz Saray ile ilişkileri düzeltmek amacıyla Abdullah Gül, "sevgili Condi" üzerinden ABD'ye çiçek atarken, Tayyip Bey de, Hamas, El Kaide bağlantılı isimleri gündeme getirerek "neo con"ları çileden çıkarıyor. Böylece Filistin nedeniyle oluşan İsrail karşıtı ve anti Amerikancı rüzgâr, AKP'nin yelkenlerini şişirmeye yarar diye düşünülüyor. Yapılanlar gerçekten gaf mıdır, yoksa Çankaya satrancının hamleleri midir?
AKP'nin liderlik üçlüsü bir yandan 2007 seçimlerini, bir yandan aralarındaki güç dengelerini kollayarak, kamuoyuna mesaj veriyorlar.
Gül, "öfkeli ve kontrolü güç" Tayyip Bey karşısında "dengeli ve güvenilir" lider rolüne soyunuyor. Moskova gezisinde "Lenin'i ölü görmek çok güzel" diyen TBMM Başkanı Arınç da ayrı bir fenomen.
2007'yi kazasız belasız atlatabilecek miyiz?!
dsazak@milliyet.com.tr
|
|