Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Temmuz 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Telekulak'ın kulağı


TSK'da "psikolojik mayınlar" patlıyor. TSK, gerçi bunları hukukun çağdaş ve demokratik tavırlarıyla göğüslüyor ama gene de her defasında "asker imajının" aşındırılmak istendiği ve bazen aşındırıldığı da bir gerçek.
Eski bir Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın "yolsuzluk suçlamasıyla" yargılanması ve mahkûm olması bir örnektir.
Ayrıca... Her kurumda olduğu gibi orta kademe bazı subaylar ve astsubaylar için de yargı kararları açılmıştır. Doğru olan yapılmıştır. Komutanlar, "üniformanın yasa önünde ayrıcalığı ve dokunulmazlığı olmadığı" mesajını vermişlerdir.
İhale, tehdit, bir çeşit mafya ilişkileri zaten TSK'da yer bulamaz.
Ama... Ya dokunulmazlık zırhıyla korunan ve haklarında raflar dolusu yolsuzluk dosyaları olan siyasetçiler...
Geçelim...
.............................
Bu süreçte Şemdinli dosyası da patlamıştır.
Dikkatler gene TSK'ya odaklanmıştır.
"Bunların üzerine şal örtülmemesi, hepsinin üzerine gidilmesi" aslında, TSK'nın -genelde- saygınlığını güçlendirmiştir. Bunlar ve benzerleri, aslında "kimsenin yasa önünde imtiyazlı olamayacağının" kanıtıdır.
Buna karşılık... Dosyaların giderek çoğalması, TSK için "prestij aşınması" kuşkularını da veriyor.
............................
Ama... Kamuoyunda TSK'ya olan güveni sarsmak amaçlı olduğu hissedilen görüntüler de var.
Örneğin... Şemdinli iddianamesinin, ağustosta genelkurmay başkanı olması beklenen K.K. Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt'ı da kapsayan satırları...
Hem o satırlar hem de bunların yasalara aykırı olarak medyaya sızdırılışı, komplo kuşkuları üretiyor. Mafya bozuntusu "Sauna çetesinin kapsamına askeri de almaya" dönük, çirkin bir komployla Genelkurmay Başkanlığı önünde medyaya dağıtılan sarı zarflar da öyle...
Bir başka örnek... TSK'nın gözbebeği sayılan İstanbul 3. Kolordu -eski- Komutanı da yargı sürecine taşındı.
3. Kolordu uluslararası kuvvettir.
Sözgelişi Harekât Başkanı Polonyalı, İstihbarat Başkanı İngiliz'dir.
O Kolordu'nun komutanlığına herhangi bir kişi atanamaz.
Özenle seçilir.
O komutan, değerli ve dürüst bir askerdir. Yaptığı, sadece emrine verilen tahsisatı sözgelişi dam aktarmak yerine, su boruları sisteminin onarımına kaydırmak gibi asker ya da sivil tüm yöneticilerin görev süreçlerinde uyguladıkları bir tercihten ibarettir.
Böyle bir komutan için yargı süreci ne derece doğru olabilir?..
..............................
Ve nihayet Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Reha Taşkesen'in telefonlarının dinlenmesi ve -iddia edildiğine göre- kadın arkadaşıyla yaptığı telefon konuşmalarının Genelkurmay'a bir ihbar mektubu ekinde gönderilmesi...
Harp Okulu Komutanlığı'na da atama, "çok özel" bir seçimdir. Komutan'ı Çankaya'da başyaverlik yıllarından tanıyorum. Seçkin bir subaydır. Eğer doğruysa, bir duygusal ilişkisi olmuş. Kime ne? Bazı bakanlar için aynı iddialar yok mu?
Telefonlarını dinleyen kim?
Ne Genelkurmay, ne MİT, ne Emniyet üstleniyor... K.K. Komutanlığı'na gönderen kim ya da kimler?
O da bilinmiyor.
Alacakaranlıkta "oyuncular" var.
Genelkurmay Başkanı olacak Org. Büyükanıt'ın önünü "onun sağ kolu Tümgeneral Taşkesen'i silerek kesmek" planı mı bu?
...............................
Org. Büyükanıt'ın Genelkurmay Başkanlığı yolunu kundaklamanın hiç kuşkusuz amacı var. Sevilen ve saygı duyulan komutanın ve ileride onun yerini alacak komutanların devre dışı bırakılmaları önemli.
Atatürkçü TSK'nın içine güveler sokmak amacıyla "dokuyu bozmak" planı olabilir bu. Hiç değilse o izlenimi veriyor.
Ancak... Belden aşağı bu vuruşlar, TSK'yı ve yakında onun başına geçecek olan Büyükanıt'ı zayıflatmıyor, daha da güçlendiriyor.
Haksızlık, saldırıların en zayıfıdır.
Bu kültürlü, dürüst, Batı'ya açık, demokrat asker, Türkiye'nin AB yolculuğunda önemli bir referans olabilir.
Ona özen göstermek, tarikatların değilse de aklın yoludur.
"Telekulak"ın kulağı çekilmeli.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İsrail, Araplar ve İran
Hamas, Amerika'nın da desteklediği seçimlerde...
Çetin ALTAN
Aynı rüyayı ortak görme aygıtı icat edilse...
Etli şaraplı, kadınlı kahkahalı "Burjuva ente...
Melih AŞIK
Danıştay'a dönüş
"Ben özgürlüklerin egemen olduğu bir ülkenin ...
Güneri CIVAOĞLU
'Telekulak'ın kulağı
TSK'da "psikolojik mayınlar" patlıyor. TSK, g...
Can Dündar
Ortadoğu savaşa giderken...
Çarşamba öğleyin Başbakan'a çok yakın bir isi...
Abbas GÜÇLÜ
Yeni skandallar ve kazanamayanlar
Hemen her gün ortaya yeni bir skandal çıkıyor...
Semih İDİZ
İsrail'in yaptığı mukabele-i binmisil
'Ortadoğu sorunu' denince insana kasvet çöküy...
Metin MÜNİR
OYAK, Erdemir'i nasıl finanse etti?
OYAK, geçen şubat ayında 3 milyar dolara yakı...
Hasan PULUR
Futbol ve küfür...
MEĞER "Zidane olayı" için neler yazılabilirmi...
Erdoğan SAĞLAM
Emlak vergileri düzeltiliyor
2006 yılında ödenecek emlak vergileri belediy...
Derya SAZAK
Türban için
Danıştay saldırısıyla ilgili iddianamede savc...
Meral TAMER
İklim mültecileri sorunu
WWF'in (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) önceki gün...
Tamer HEPER
Suçlu kim?
Daha geçen hafta yazdım. Biraz parası olanın ...
Güngör URAS
Japonya faizi sıfırdan 0.25'e yükseltti
Japonya'da Merkez Bankası faiz oranını 6 yıl ...
M. Ali BİRAND
Türkiye, kendi başına çorap örüyor
Terör Örgütü PKK ile mücadele sırasında, Güne...

© 2006 Milliyet