|
Hayırsever
Başbakan'ın, Birleşmiş Milletler'in "küresel terörist" ilan ettiği Yasin El Kadı'yı "hayırsever" ilan etmesi, "hayırseverlik" anlayışına yeni bir boyut getirdi.
Düşünürsek, ülkemiz için en "hayırsever" kurumun IMF olduğunu görürüz. Ne zaman sıkışsak onu yanı başımızda buluruz. Zaten, "stand-by", "yanı başında" anlamındadır. Bize uzun vadeli, ucuz faizli krediler verir. Ekonomiyi nasıl yöneteceğimizi öğretir. Para politikasının üretim politikasından önemli olduğunu gösterir. Şimdiye kadar yapamadığımız yapısal reformları yaptırır. Borçlanmayı devam ettirmenin zenginleşmekten daha önemli olduğunu anlamamıza yardımcı olur.
Yabancı yatırımcılar
Ücretleri düşük tutmanın, faiz ödemeleri hariç devlet harcamalarını durdurmanın, devletin elindeki malları stratejik önemlerine bile bakmadan satmanın ne kadar olumlu gelişmeler olduğu konusunda bilinçlenmemizi sağlar. Ekonominin durumunu ve geleceğini yabancıların bizden daha iyi ve daha önce bilmelerini sağlayan da IMF'dir. Allah, "hayırsever" IMF'den razı olsun.
Ülkemizin iyiliği için çalışan diğer bir "hayırsever", yabancı yatırımcılardır. Bunlar bir kişi değildir ama birlikte hareket ederler. Bu yüzden, onları "hayırseverler topluluğu" değil, "hayırsever" olarak tanımlamak yanlış olmaz. Ekonomimizin "iyi" olduğu her dönemde, onlar başroldedir. Ülkemize kalıcı olarak gelmek istemeseler de, "sıcak para" getirip mevcut hükümeti ve ekonomiyi ısıtırlar.
Hazine'ye ve bankalarımıza bol miktarda borç para verirler. Hatta, borç almayanı şikâyet eder, ona kızar ve bir daha para vermemekle tehdit ederler. Yani, bizi bizden daha fazla sever ve iyiliğimizi düşünürler. Kârlı gördükleri zaman borsaya girer ve endeksi yükseltirler. Endeksin yükselmesi, firmalarımızın değerinin yükselmesidir.
Politikacılar
Bu yüzden, işadamlarımız bu "hayırsever" yabancıları çok severler ve gitmemeleri için hükümete ve Merkez Bankası'na her türlü baskıyı yaparlar. Üstelik, bu "hayırsever"lerin ülkeye davet edilmesi çok kolaydır. Eğer, IMF'nin bir dediğini iki etmeyen bir hükümet varsa, faizleri ve döviz kurunu yeterince yükselttiğinizde, hemen gelir sizi sevindirirler. Yüksek getiri elde ettikleri sürece de, "hayırseverlik"lerine devam ederler. Allah, onlardan da razı olsun.
Ülkemiz için çalışan diğer bir "hayırsever" kesim, "Kendim için bir şey istiyorsam namerdim" diyen politikacılarımızdır. Bunlar, ülkenin çıkarı için, IMF ve yabancılarla tam bir işbirliği içindedirler. "Hayırseverlik" kanlarına işlemiştir. Bütün bürokratik kadroları, kendileri gibi "hayırsever" ve ülkesi için çalışan kişilerle doldururlar. Halka, en büyük hayırseverliğin, "hayırseverleri" desteklemek olduğunu anlatır ve onları ikna ederler. Zaten bu görevle oraya getirilmişlerdir. "Hayırseverleri" destekledikleri sürece de iktidarda tutulurlar. Allah, "hayırsever" politikacılardan razı olsun.
Esas "hayırsever" benim halkımdır. Halkım, "hayırsever"lerin ne kadar "hayırsever" olduğunu bilir ama bilmemezlikten gelir. Çünkü, mevcut "hayırseverlerin" yerine gelecek olanların ne kadar "hayırsever" olduğu bilinmemektedir.
Halkım, Yasin El Kadı'nın ülkemizdeki kimlere, ne zaman, hangi miktarda ve nasıl "hayırseverliği" dokunduğunu da çok merak etmektedir. Bunu bilmek herhalde hakkımızdır.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|