Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Temmuz 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Acı borsası tecavüzle tavan yaptı!

Uzunca bir süredir şöhret piyasasında acıların daha çok prim yaptığına tanık oluyoruz!


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88

Ortalık "Ben de! Ben de!" diye bağrışan ünlülerle doldu: "Ben de dayak yedim!", "Ben de aldatıldım!", "Ben de hapse düştüm!", "Ben de tecavüze uğradım!"...
Bunların son örneği Zerrin Özer'in kitabı olacak gibi. Zira kitapla ilgili tüm tartışmalar, Zerrin Özer'in uğradığını söylediği tecavüzü anlatması etrafında dönüyor. Halbuki bu tecavüz meselesi kitapta sekiz sayfalık bir yer tutuyor.
Bu konunun ön plana çıkmasının, bir PR operasyonunun veya medya algısının sonucu olup olmaması önemli değil. Önemli olan bu yeni şöhret trendinin bir göstergesi olması. Çünkü sonuçta PR da medya algısı da aynı kaynaktan besleniyor: "Başkasının acısına duyulan karşı konulamaz röntgencilik duygusu!" Öyle ki, bu "başkası" ne kadar ünlü olursa, bu "toplumsal röntgencilik" o kadar keskinleşiyor, röntgencilik yaygınlaştıkça kişi de o kadar ünlü oluyor.
Acılarıyla gündemimizde kalan ünlülerimizi bir hatırlayalım: Hapis yatmış Doğuş, bin bir acısıyla kısa şöhreti görmüş "Popstar"cıklar, sevgili dayağıyla kulak zarı zedelenmiş Deniz Akkaya, aldatılmasına alıştığımız Hülya Avşar, çocukları kocası tarafından kaçırılmış ünlü Aliye benzerleri...
Ajda Pekkan bile artık estetikleriyle değil, ölmüş kedisini doldurup sakladığı söylentileriyle anılıyor.

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Eskiden insanlar ne kadar para harcadıkları, kaç sevgiliyi devirdikleri, kaç estetik ameliyatı yaptırdıkları gibi "güç"le ilgili durumlarla gündemde kalmaya çalışırdı. Ama uzunca bir süredir şöhret piyasasında "acı"nın daha çok prim yaptığına tanık oluyoruz. Bu acılar ne kadar "vahşi", ne kadar "kriminal" olursa o kadar sansasyon yaratıyor.
Bu yeni iletişim trendi nereden çıktı acaba? İnsanlık kadar eski arena kültürünün bir yansıması, başkalarının uğradığı saldırı ve tacizle kendi güvenlik kozasının arasındaki gerilimden tatmin olma güdüsü mü? Yoksa, bizi kuşatan dünyada sıradan insanların yaşadığı onca şiddet ve acıya karşı duyarsızlaşan insanların, bu acıyı ancak gözlerini diktikleri ünlülerin hayatında gördüklerinde ilgilerinin uyanması mı?
Ama bir şekilde şöhret borsasının anonim aklı, bu abartılmış acı tutkusunun getirdiği kazancın farkına vardı.
Acı borsası tecavüzle tavan yaptı!

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Şimdi de tecavüz modası başlayacak, ortalık ırzına geçilmiş yıldız kaynayacak diye korkuyorum!
İyi oyunlar herkese...

Öptüm sizi
Demet Akalın sevgilisinden bir ayrıldı, bir barıştı, güya herkese sürpriz yapıp aniden evlendi ya... Evlilik senaryosu üzerine söylenecek çok şey var da, ben asıl evlenir evlenmez magazin programı sunmasına takıldım. İnsan nikah ertesi ortalığa koşturur mu? "Ha ha, bakın evlendim" diye zıplar mı? Gerçekten aşık kadınlar böyle yapmaz. Öpelim de daha evliliğinin başındayken evliliğini herkese açık yaşamaya başlamasın...

Erkek Köşesi!

Kız arkadaşınız tecavüze uğradığını anlatırsa asla söylememeniz gereken cümleler:
"Çoktaaan olup bitmiş, unut gitsin..."
"Emin misin?"
"Yok canım, o öyle bir şey yapmaz!"
"Karşı koymadın mı?"
"Neden böyle bir şeye kalkıştı ki..."



CUMARTESİ
"Sahne performansım için sporcu gibi çalışıyorum"
Calvin Klein iki mağazayla İstanbul'da
Ünlülerin giydiği markalar internette açık artırmada
Padişahların sevdiği yemekler
En moda En yeni
ne var, ne yok
Artık sıra dışı değil





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet