
|
|
|
 |
|
|
Yaratıcı yıkım
Çeşitleme / Selim Türsen
Geçen hafta Ege Sanayi Odası Başkanı Tamer Taşkın sanayinin nitelikli eleman bulamama sıkıntısından söz ediyordu. Türkiye'nin geleceği için en can alıcı noktaya değinmiş Taşkın. Geçen haftaki yazımda da biraz söz etmiştim. Bugünün gelişmiş ülkeleri en büyük kalkınma hamlelerine eğitime, araştırmaya yatırım yaparak başladılar. Yakın tarihte ise İrlanda bunun en güzel örneği. İrlanda 1982 yılında başta mesleki olmak üzere eğitim harcamalarını üçe katladıktan 15 yıl sonra kişi başına milli gelirini üçe katladı.
Türkiye Odalar Borsalar Birliği'nin bünyesindeki Türkiye Ekonomi ve Politika Araştırmaları Vakfı'nın (TEPAV) bu konuda yapmış olduğu çok önemli araştırmalar var. Dünyaca ünlü iktisatçıların "yaratıcı yıkım" dedikleri bir süreçten geçiyor Türkiye. Bu süreçte tarım, tekstil gibi geleneksel sektörler küçülüyor. Buna karşılık genç nüfusun sayısının çok fazla olması, şu an için işsizlik başta olmak üzere ekonomi üzerinde yıkıcı etkiler yaratsa bile, gelecek için iktisatçıların diliyle "demografik fırsat" yaratıyor.
* * *
Daha açık bir ifade ile nitelikli işgücü yetiştirmek için yapılacak eğitim yatırımı "altın fırsat"a dönüşebiliyor. Araştırmalar, günümüz dünyasında yerli ve yabancı yatırımcıların sadece ucuz emek peşinde koşmadığını, nitelikli iş gücünün olduğu ülkelere ve bölgelere çok ciddi yatırımların aktığını gösteriyor. Genç nüfusun yoğun olduğu ülkeler bu fırsatı değerlendirebilirlerse büyük sıçramalar yapabiliyor.
Türkiye şimdi tam bu noktada. Genç nüfus ve eğitim düzeyi ortalamaların üzerinde olan Ege Bölgesi ise daha da avantajlı bir durumda. Yapılması gereken, vakit kaybetmeden, Ankara'yı beklemeden nitelikli iş gücü yetiştirmek için yerel stratejiler üretmek.
* * *
Bir örnek mi istersiniz? ABD'nin teknoloji toplumuna dönüştüğü 90'lı yılların başında tekstil, demir çelik gibi geleneksel imalat sanayilerinde çözülme başlayınca yüz binlerce kişi işsizlik tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştı. Çoğu orta yaşta olan bu işsizlik tehdidi altındaki bu insanlar için ABD yönetimi ve yerel yönetimler, günün ihtiyacı olan meslekleri öğretmek için meslek okulları veya akşam okullarında eğitim başlattı. Yani orta yaşlılar yine okula döndü. Sonuç başarılı oldu ve ABD büyük bir sosyal kriz yaşamadan teknoloji toplumuna dönüşmeyi başardı. İşte 'yaratıcı yıkım' dedikleri böyle bir şey.
Biz de de giderek hızlanacağı çok belli olan tarım ve tekstil gibi geleneksel sektörlerdeki çözülme için bağırıp çağırma yerine, çözüm üretici somut adımlar hızlandırılmalı. Eğer daha fazla gecikilirse 'yaratıcı yıkım' kabusa dönüşebilir. Bu kabusu önlemek için en büyük görev ise sivil toplum örgütlerine düşüyor.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|