Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Temmuz 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yaratıcı yıkım

Çeşitleme / Selim Türsen

Geçen hafta Ege Sanayi Odası Başkanı Tamer Taşkın sanayinin nitelikli eleman bulamama sıkıntısından söz ediyordu. Türkiye'nin geleceği için en can alıcı noktaya değinmiş Taşkın. Geçen haftaki yazımda da biraz söz etmiştim. Bugünün gelişmiş ülkeleri en büyük kalkınma hamlelerine eğitime, araştırmaya yatırım yaparak başladılar. Yakın tarihte ise İrlanda bunun en güzel örneği. İrlanda 1982 yılında başta mesleki olmak üzere eğitim harcamalarını üçe katladıktan 15 yıl sonra kişi başına milli gelirini üçe katladı.
Türkiye Odalar Borsalar Birliği'nin bünyesindeki Türkiye Ekonomi ve Politika Araştırmaları Vakfı'nın (TEPAV) bu konuda yapmış olduğu çok önemli araştırmalar var. Dünyaca ünlü iktisatçıların "yaratıcı yıkım" dedikleri bir süreçten geçiyor Türkiye. Bu süreçte tarım, tekstil gibi geleneksel sektörler küçülüyor. Buna karşılık genç nüfusun sayısının çok fazla olması, şu an için işsizlik başta olmak üzere ekonomi üzerinde yıkıcı etkiler yaratsa bile, gelecek için iktisatçıların diliyle "demografik fırsat" yaratıyor.
* * *
Daha açık bir ifade ile nitelikli işgücü yetiştirmek için yapılacak eğitim yatırımı "altın fırsat"a dönüşebiliyor. Araştırmalar, günümüz dünyasında yerli ve yabancı yatırımcıların sadece ucuz emek peşinde koşmadığını, nitelikli iş gücünün olduğu ülkelere ve bölgelere çok ciddi yatırımların aktığını gösteriyor. Genç nüfusun yoğun olduğu ülkeler bu fırsatı değerlendirebilirlerse büyük sıçramalar yapabiliyor.
Türkiye şimdi tam bu noktada. Genç nüfus ve eğitim düzeyi ortalamaların üzerinde olan Ege Bölgesi ise daha da avantajlı bir durumda. Yapılması gereken, vakit kaybetmeden, Ankara'yı beklemeden nitelikli iş gücü yetiştirmek için yerel stratejiler üretmek.
* * *
Bir örnek mi istersiniz? ABD'nin teknoloji toplumuna dönüştüğü 90'lı yılların başında tekstil, demir çelik gibi geleneksel imalat sanayilerinde çözülme başlayınca yüz binlerce kişi işsizlik tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştı. Çoğu orta yaşta olan bu işsizlik tehdidi altındaki bu insanlar için ABD yönetimi ve yerel yönetimler, günün ihtiyacı olan meslekleri öğretmek için meslek okulları veya akşam okullarında eğitim başlattı. Yani orta yaşlılar yine okula döndü. Sonuç başarılı oldu ve ABD büyük bir sosyal kriz yaşamadan teknoloji toplumuna dönüşmeyi başardı. İşte 'yaratıcı yıkım' dedikleri böyle bir şey.
Biz de de giderek hızlanacağı çok belli olan tarım ve tekstil gibi geleneksel sektörlerdeki çözülme için bağırıp çağırma yerine, çözüm üretici somut adımlar hızlandırılmalı. Eğer daha fazla gecikilirse 'yaratıcı yıkım' kabusa dönüşebilir. Bu kabusu önlemek için en büyük görev ise sivil toplum örgütlerine düşüyor.


stursen@milliyet.com.tr







EGE
Simba vakası
Emeklilik hakkında her şey
Güzelim sahiller işgal ediliyor
İzmir'in eğitimde küme düşmesinin mazereti olamaz
Yaratıcı yıkım





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet