|
 |
|
|
Bu trafiğe yol dayanmaz
Görüş / Bülent Buda
60'lı yıllarda profesyonel sözleşmeli futbolcu, yönetimin noter onayı olmadan dört yıl bir yere gidemezdi. Yani siz kulübü sevdiniz, kulüp de sizi sevdi, dört yıl garanti. Günümüze bakarsak, sıkıcı, belki demokratik de değil bu uygulama. Kulüp yönetiminin iki dudağı arasına tutsak olmak, bir yere kıpırdayamamak. İstanbul, İzmir, Ankara ağırlıklı bir ligdi. 2 ve 3.Lig daha kurulmamıştı. Aslında futbolcunun da öyle fazla seçeneği yoktu. Eşit takımlar arasında öyle yüksek yoğunluklu bir alış veriş de yoktu. Hareketlilik daha çok üç büyüklerde gözlenirdi. Geriye kalanlar manken podyumu gibiydi. Beğenilenin İstanbul'a bileti alınırdı. Başladığı gibi aynı formayla bitiren futbolcu sayısı da çok fazlaydı...
İşimiz isim ezberlemek
O yıllardan kalmadır kulüp sevgisi, forma aşkı gibi göz yaşartan duygular. Eski tüfeklerden 40-50 yıl öncesinin takımlarını ezbere sayan hala vardır aramızda. Macar Kutik'in şampiyon yaptığı Beşiktaş aynı yıl dördüncü olan İzmirspor, hala belleğimde. Yeri geldiğinde takır takır sayarım hepsini. Artık kurallar değişti. Futbolcu transferi kolaylaştı, esnedi. Elbette paraya göre. Bir de yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle ilişkili futbolcu-kulüp birlikteliği. Aksatanın, uymayanın biletini Futbol Federasyonu kesiyor. Aslında özgürlükçü yapısının yanı sıra yaptırımcı yanı da ağır basıyor. Bu gelişmeler kulüplerimizin ve kurumlarımızın öyle ilkeli, tutarlı olmasından değil. UEFA öyle istiyor, dayatıyor. Sıkıysa uyma. Anında dışlıyor. Yazıya başlarken niyetim 10-15 yıl aynı formayı taşıyan futbolcularla, 10-15 haftada eski futbolcu olarak nitelendirilenlerin çelişkisini vurgulamaktı. Bir de şu yıllar öncesinin takımlarını ezbere sayabilme meselesini. Bırakalım bunları bir yana. İzmir'de futbolcu trafiği ürkütücü boyutlarda. Tribünlerde işimiz futbolcu adı ezberlemek. Tam dört dörtlük oluyoruz, takımları sıkıntısız sayıyoruz, bir bakıyorsunuz 7-8'i değişivermiş. Böylesine gel-git yoğunluğunda istikrar nasıl yakalanır? Başarıya nasıl ulaşılır? Bu anlayış, bu yaklaşımlarla zor, çok zor.
Nerede bu çocuklar ?
Ana takıma yükselen altyapı futbolcuları bile iki üç yılda kanat takıp bir yerlere uçuyor. Şu bunalımlı döneminde Göztepe'ye altyapı 39 futbolcu vermiş. Uydurmuyorum, gazeteler yazıyor. Nerede bu çocuklar? Neden gittiler? Daha doğrusu niye kaçtılar! Çok futbolcu tanımak, ezber yapmak insan zihnini açıyor diyelim ama, bu kadarı da fazla! Bu trafiğe iktidarın duble yollarından yapsanız ne yazar. Altı ayda asfalt çöker, tağrumar olur. Tıpkı, bu anlayışla yönetilen kulüplerimizin kasaları gibi!
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|