Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Oğluma telefon açın'

Bingöl'de askerlik yaparken sıyrık bile almayan Serdar Özkılınç, Van'da polis olarak görev yaparken şehit oldu. Annesi ise öldüğüne inanamıyor ve 'Ne olur oğluma telefon açın' diyor

AYDIN HASAN Keskin

Serdar Özkılınç, Kırıkkale'nin Keskin ilçesindendi. Çevresi, "mütevazı, dürüst kişiliği" ile sevildiğini söylüyor.
10 yıl önce askerliğini yaparken kendisini Bingöl kırsalındaki çatışmaların içinde bulan Özkılınç, tek sıyrık bile almadan askerliğini bitirmiş.
Askerden dönüşünde, Kayseri'de aldığı eğitimin ardından polis olarak göreve başladı ve baba ocağından kopup gurbete çıktı. Kocaeli'deki görevinden sonra geçen yıl tayini Van'ın Özalp ilçesine çıktı. Keskin'deki ailesinin yanında iznini kullandıktan sonra Van'a hareket etti.
Bankadan emekli memur babası Ekrem Özkılınç, ev kadını annesi Şahinde Özkılınç ile kız kardeşleri Neşe ve Funda yolunu gözlemeye başladılar. Ancak iki karakol polisi o gelmeden önce kara haberi getirdi. 30 yaşındaki Serdar Özkılınç, Özalp'te 15 Temmuz günü teröristlerin polis kontrol noktasına düzenlediği silahlı saldırıda şehit düşmüştü. Derken cenazesi geldi, ceviz ağacıyla gölgelenen tek katlı mütevazı kasaba evine...

Badem Sokak'ta hüzün
Özkılınç'ın doğup büyüdüğü Bozkurt Mahallesi Badem Sokak 8 numaradaki evin önünde uzanan dar sokağa duvardan duvardan bir branda atılmış. Brandanın altı, bir masa ve sıralanan plastik sandalyelerle taziye yerine dönüştürülmüş.
Gelenlerin çoğu Keskin dışından. Yıllar önce göç edip gittikleri Keskin'e, dost acısı paylaşmak için gelmişler. Acının gölgesinde yıllar öncesinde kalmış eski hatıraları paylaşıyorlar. Baba Ekrem Özkılınç şunları anlatıyor:
"Her ay eve 100 YTL gönderiyordu. Son görüşmemizde 'Oğlum gönderme, o para sana ancak yeter' dedim. Haince saldırmışlar. El bombası atmışlar.
Gelince cenazesi, oğlumu görmek istedim. Bana ve annesine göstermediler. Sonra mezarlıkta bana sadece yüzünü gösterdiler. Annesi hiç göremedi. Onun için hâlâ inanmıyor. Bana, 'Telefon aç Serdar ile görüşelim' diyor."

Anne inanmıyor
Acılı baba, kendisine oğlunun yanında mezar yeri ayırtmış. Çok sevdiği oğlunun yanına gömülmek istiyor.
Anne Şahinde, çok yakınları dışında kimseyle görüşmüyor. Çünkü, şehit olduktan sonra yüzünü göremediği oğlunun öldüğüne hâlâ inanmıyor. Kız kardeşler annelerinin yanında yasta.





GÜNCEL
'Oğluma telefon açın'
İlk uçuşlarında şehit oldular
'Artık bayrağı daha gururla asacağım'
Ailenin üçüncü şehidi
KİTAPTAKİ İDDİALAR
Şampiyonun anlamlı bağışı
Mehmetçik'ten eğitimde yüzde 100 başarı
Sorun yanıtlayalım
Geleceğe yolculuk
Şehit cenazesinde siyaset tartışması
ÖSS birincisine davul zurnalı karşılama






Melih AŞIK
Atamanın zamanı
Acaba Başbakan ve hükümet yeni genelkurmay ba...
Hasan PULUR
"Bok" üstüne çeşitleme...
VAY efendim Bush pot kırmış, gaf yapmış, küfr...
Çetin ALTAN
Dostoyevski, "İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir" demiş...
Öf be bre yahu... Vallahi de billahi de içim ...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet