Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
GENÇ KARİYER VE ÜNİVERSİTE TERCİH DANIŞMANLIĞI
Geleceğe yolculuk

Mimarlık 21. yüzyılın önemli mesleklerinden biri. Mimarlığı seçenleri iyi bir gelecek bekliyor. Bu meslekte başarılı olmak için gerekli olan en önemli özellik, tasarım becerilerine sahip olmak



1 Bu mesleği seçenleri nasıl bir gelecek bekliyor?
21. yüzyılın iki sihirli sözcüğünden biri 'çevre' diğeri ise 'tasarım'. Doğal olarak bunların çağrıştırdığı kavramlar ve yaklaşımlar sözcüklerin çok önünde yeralıyor. 'Çevre' de, 'tasarım' da mimarlığın eylem alanının tam merkezinde yer alıyor. Bu bakımıdan mimarlık 21. yüzyılın önemli mesleklerinden biri ve bu mesleği seçenleri iyi bir gelecek bekliyor.
Ayrıca, bir meslek olmanın yanı sıra mimarlık, mimarca bir yaşam biçimi gerektiriyor. Buna; 'meslekle bütünleşmiş, çok çalışmalı ve araştırmalı bir yaşam biçimi' de denebilir.

2 Meslekte başarılı olmak için ne gibi özellikler gerekiyor?
Bu meslekte başarılı olmak için gerekli olan en önemli özellik, tasarım becerilerine sahip olmaktır. Tasarım becerisi en kolay şekli ile, 'biçim verme, biçim verirken birçok şeyi biraraya getirme' olarak nitelendirilebilir. Bunu yapabilmek için ise birçok şeyi aynı anda ve birlikte düşünmek gerekir ki organizasyon da zaten böyle birşey. Tabii bunu yaparken farklı ve yaratıcı bir düşünce yapısına sahip olmak da önemli.
Diğer yandan mimarlığın insan gereksinmelerinin karşılanması için ortaya çıktığı ve bu gereksinmelerin zamanla çeşitlenerek arttığı gerçeği gözönünde bulundurulursa, bu mesleğin sürekli öğrenme ve bunun için de sürekli araştırma gerektirdiği ortaya çıkmaktadır.
Bir diğer önemli ön şart ise; iyi bir gözlem yeteneği ve sağlam bir görsel bellektir. Başka bir deyiş ile, gördüklerinin fotoğrafını çeken ve bellekte depolayan bir yetenek, hem eğitim, hem mesleğin uygulanması süreçlerinde önemli avantajlar sağlar.
Ayrıca, görgü sahibi olmak, farklı alanların bilgilerinden haberdar olmak, genel kültür sahibi olmak da bu meslek için gerekli çok önemli özellikler.

3 Bu bölümün mezunları hangi alanlarda çalışabilirler?
Bu bölümün mezunları hem kamuda veya özel sektörde, hem de serbest meslek sahibi olarak çok geniş bir yelpaze içinde görev yapabilirler.
Kamuda görev alanlar belediyelerde, çeşitli bakanlıklarda, kamu kuruluşlarının yapı işleri daireleri vb bölümlerinde görev alabilirler.
Özel sektörde çalışanlar ise proje büroları ve şantiye hizmetleri olmak üzere iki ana dalda görev alabilirler. Son yıllarda çeşitli inşaat malzemelerinin pazarlama hizmetleri de giderek artan bir biçimde mimarlar tarafından yürütülüyor.
Bütün bunların dışında, mimarlık mesleğinin doğası ve tasarım ağırlıklı yapısı nedeniyle, mimarlık bölümü mezunları mimarlık dışında da çok farklı alanlarda görevler üstlenip başarılı olabiliyorlar. Buna da, mesleğin bir diğer özelliği olarak burada değinmek gerekiyor.

4 Size göre bu mesleğin zor yanları nelerdir?
Mesleğin en önemli zorluğu, inşaat işlerinin dünyanın en pahalı işleri olmasından kaynaklanıyor. Mimarın ürünü olan tasarımın yapıya dönüşmesi önemli miktarlarda para gerektiriyor. Üstelik bu paranın uygulamaya aktarılma hızının, inşaat hızının gerisinde kalmaması da önemli. Bir başka anlatımla finans akışı inşaat hızının altında ise inşaat hızı kesintilere uğruyor, gerçekleşmesi çok uzun süreler alıyor. Bu nedenle mimar belirli bir bütçe içinde davranmak zorunda kalıyor ki bu bütçe genellikle kısıtlı bir bütçe oluyor.
Mesleğin ikinci zor yanı ise zaman ile ilgili sorunlardır. Özellikle mimari projelerin önceden belirlenen zamanda tamamlanması kaçınılmazdır. Dolayısı ile tasarım süreci, zamanın hep kısıtlı olduğu bir süreçtir. Bu sorun inşaat için de geçerlidir.
Üçüncü sırada yer almasına karşın en az ilk iki konu kadar önemli olan sorun ise 'beğeni' sorunudur. Tasarım kararlarında, mimar bir çok yönden bağımlılıklar içinde karar vermek zorundadır.
Ender durumlar dışında mimarın kendi başına karar verip istediklerini yaptırabilmesi çoğu kez mümkün olmayabilir. İşverenin müdehaleleri, hatta bazen hiç de geçerli ve tutarlı olmayan önerileri, mimarı çok müşkül durumlarda bırakabilmektedir. Buna ek olarak yasa, yönetmelik ve şartnameler uygulaması zorunlu koşullar olup, bazen tasarımı önemli ölçülerde kısıtlayabilmektedir.

5 Mesleği seçmeyi planlayanlara neler önerirsiniz?
İnsanlar yaşamları süresince en çok meslekleri ile birlikte oluyorlar. Bu nedenle mesleği uygulama sürecindeki mutluluk, meslek seçiminde en önemli ölçüt olmalıdır. Severek ve bıkmadan yapılabilecek bir meslek yaşamın en önemli bileşenidir. Bu nedenle bu mesleği seçecek olanların, kendi kişilik yapılarını iyice tanımaları gerekiyor. Mimarlık; sevenler için çok zevkli bir uğraş, bir yaşam biçimidir ama çok uzun sürede öğrenilen, aşırı sabır isteyen bir meslektir. Ünlü mimarların neredeyse tümünün ilk önemli yapılarını kırk yaşın üstünde gerçekleştirdiğini hatırlatmakta yarar vardır. Mimar Sinan' ın elli yaşına kadar kalıcı bir eserinin olmadığı biliniyor. Yine de dünyanın en eski mesleği olan mimarlık bütün güçlüklerine rağmen zevkli bir yaşamı da beraberinde getirmektedir.

Çevre mühendisliği için yol haritası

Claude Rouam Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü Genişleme Birimi Başkanı


Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü Genişleme Birimi Başkanı Claude Rouam, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde Çevre Mühendisliği lisans programının açılmasının çok önemli girişimci bir hareket olduğunu ve Türkiye gibi kalkınmakta olan ülkelerin bu alandan mezun uzmanlara çok ihtiyacı bulunduğunu belirtti.
Rouam konuyla ilgili görüşlerine şöyle devam etti. "Bu bölümden mezun olanların uzmanlaşabilecekleri üç alan görüyorum. Bunlardan birincisi, tüm alt yapı yatırımlarının temelini oluşturan, Çevresel Etki Değerlendirmesidir.

Gelecek vaat ediyor
Dünya Bankası gibi uluslar arası para kuruluşları Türkiye gibi kalkınmakta olan ülkelerde yapılan yatırımlara hibe ve kredi verebilmeleri için öncelikle yatırım yapılacak olan proje kapsamında projenin çevre erki analizinin yapılıp yapılmadığını sormaktadırlar. Hibe ve kredi sağlanabilmesi için bu soruya verilecek cevap çok önemlidir.
Bu açıdan bakıldığında Türkiye gibi hem ekonomi hem de alt yapı sağlayan bir ülkede Çevre Etki Değerlendirme konusunda uzmanlaşacak kişiler için gelecek vaat etmektedir. Çevre Mühendislerinin uzmanlaşacağı ikinci alan ise, Eko Dizayn'dır. Bu alanda çalışan uzmanlar, çevreyle uyumlu ürünler üreten uzmanlardır. Ürünleri tasarlarken çevreye zarar vermeyen ürünlerin tasarlanmasında aktif rol oynamaktadırlar. Üretilen her tip ürün için bu geçerlidir. Önemli olan çok su ve elektrik tüketimini azaltmak değil, az elektrik ve su tüketen çamaşır makineleri üretmek gibi. Bu sadece çevreye verilen zarardan ibaret değil. Doğal kaynakların daha az tüketilmesi ile ilgilidir. Pek çok ürünün çevreye zarar veren ürün içerdiğini görüyoruz. Eko Dizayn uzmanı Çevre Mühendislerinin üreticilere çevreyle dost ürünlerin tasarlanması konusunda yardım etmeleri umulmaktadır.
Kanserojen madde içeren ürünlerin kaldırılması alınabilecek önlemlerden biridir. Çocukların oynadığı plastik oyuncaklarda da bu zararlı maddeler kullanılmaktadır. Hatta bu zarar ileriki yaşlarda üreme problemlerine de neden olmaktadır.
Alınabilecek önlem, bu maddelerle daha az zararlı olabilecek maddelerin yer değiştirmesidir. Türkiye'de en büyük sorun bor madeninin kaldırılması sorunudur. Şu anda içinde bor bulunan cam, ahşap ürünler gibi ürünlerde su geçirmezliğini sağlamak için bor kullanılmaktadır. Avrupa Birliği, Türkiye ile bu konuyu tartışmaktadır. Eko dizayn konusunda uzman yetiştirmek üzere bölümler kurmuş üniversiteler var. Bunların en gelişmişleri Hollanda üniversiteleridir. Üçüncü alan ise Enerji Ekonomilerine bağlıdır. Doğal enerji kaynaklarının Kent düzenlemeleri konusunda çevre mühendislerinin müdahale etmesi gerekir.
Özellikle kent ve binaların düzeni için. Bu konuda da Avusturya gelişmiş durumdadır. Bina yapımlarına çevre mühendisleri müdahale ediyorlar ve yapılan binada kullanılacak enerji kaynaklarının en az seviyede tüketmek üzere çevre mühendisleri bu konuda çalışmaktadırlar. Sürdürülebilir kalkınmaya yönelik ürünler geliştiren pek çok ülkede zincir mağazaları bulunan bir firma çevre dostu ürünlerin tasarlanması ve geliştirilmesi konusunda Çevre Mühendisleri ile çalışmakta. İleriki yıllarda pek çok firma bunu uygulayacaktır. Turizm sektörüne baktığımızda da Çevre Mühendisliğinin önemini görüyoruz.

İskandinavlar hassas
Turistik amaçlı gezilerde kalmak için tercih edecekleri otellerin çevre dostu oteller olmasını tercih eden turistler vardır. Bu bağlamda oteller Çevre Mühendisleri ile çalışmaktadırlar. Özellikle İskandinav ülkeleri vatandaşları bu konuda çok hassas tercihler yaparlar. Çünkü ülkeleri çevreyle barışık politika uygulayıcısıdırlar."

Google'da çalışacak
Bir başarı öyküsü

Koç Özel Lisesi'nden 2002 yılında mezun olan Semih Salihoğlu, üniversite sınavına Uğur Dershanesi Kadıköy Şubesine giderek hazırlandı.Üniversite sınavında 19.olan Salihoğlu, Bahçeşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünü kazandı.Aynı zamanda Yale Üniversitesi'ne burslu olarak kabul edilen Salihoğlu, Bahçeşehir Üniversitesi'nin de vermiş olduğu burs desteğiyle Yale Üniversitesi'nde bilgisayar ve ekonomi bölümünden mezun oldu.
Bilgisayar Mühendisliğini birincilikle bitiren ve ilk yedi dönem notu ortalaması ile sayısal bilimlerde okuyan öğrenciler içinde birinci sırada yer alan Salihoğlu, 2007'de Google şirketinde New York'ta işe başlıyor.

Heyecan veren proje
Başarılı akademik hayatından sonra iş dünyasına ilk adımını dünyadaki en büyük arama motoru olan Google şirketinde atacak olan Semih Salihoğlu, "Eğitimim boyunca bana desteğini esirgemeyen Bahçeşehir Üniversitesi'ne ve Mütevelli Heyeti BaşkanıEnver Yücel'e çok teşekkür ediyorum. Bizim gibi başarılı öğrencilerin dünya standartlarında eğitim alması için devletin yanısıra özel kurumların da destek olması gerekiyor.Son günlerde beni çok heyecanlandıran bir okul projesi gündemde. Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi. Kuruluş amacı bilim adamı yetiştirmek olan bu okulda okuyacak öğrencilerin tümünün burslu okutulacağını öğrendim.Ben de iş hayatına başladığımda geleceğin teknolojisine yön verecek bu öğrencilere katkıda bulunmak istiyorum"dedi.

Mekatronik Mühendisliği

Bu mesleği seçenleri nasıl bir gelecek bekliyor?
Mekatronik mühendislerini müthiş bir gelecek bekliyor. İçine akıl koyabileceğimiz her türlü ürün bu mesleğin bir uygulaması olacaktır. Gerçekten de mekatronik deyince hemen konuyu basite indirgeyip robot bilimiyle özdeşleştirmek gibi bir yanlışı hemen her gün görüyorum. Oysa ki yukarıda da sözünü ettiğim gözlem yapma – değerlendirme – karar verme – uygulama adımlarını koyabildiğimiz her ürün bu mesleğin konusudur. Buna otomobil silgeçleri, otomatik uçuş kontrol sistemleri, akıllı ev beyaz eşyaları, insansız hava, kara ve deniz araçları, akıllı binalar, depreme karşı aktif davranış gösteren yapılar, akıllı sulama sistemleri, akıllı sağlık takip cihazları gibi her alandan örnekler verilebilir. Bu ürünler önümüzdeki yıllarda hem nicelik hem de nitelik olarak büyük atılımlar göstereceğinden, bu ürünlerin tasarım, yapım ve yönetiminden sorumlu olan mekatronik mühendisleri de çok dolu bir gelecekle karşı karşıya kalacaklardır.

Meslekte başarılı olmak için ne gibi özellikler gerekiyor?
Tüm bilim dalları bir gelişim içindedir. Sıra mekatronikte gibi görünmektedir. Kullandığımız hemen her ürün akıllı hale getirilecektir. Tabii bu ancak yaratıcı, öncü düşüncelerle gerçekleşecektir. Yani bir mekatronik mühendisi bir ürünü, mesela üzerine oturduğu sandalyeyi, akıllı hale getirirken en büyük dayanağı cesareti, öngörüsü, yaratıcılığı ve bilgisi olacaktır. Elinde çok fazla örnek olmayacak, taklide kaçmak gibi bir kolaylığı olmayacaktır. Bunlara bir de, diğer mühendisliklerden biraz daha fazla olarak, sentetik düşünme yeteneğini katmak gerekir. Çünkü mekatronik mühendisliği, pek çok bilim dalından kaynaklanan bilgilerin bereberce bir senteze gittiği noktadadır. İşte mekatronik mühendisi bu noktada maharetini gösterecek, tüm bu değişik bilgileri yoğurarak en verimli, işlevsel, uzun erimli, ekonomik ürünü tasarlayacak ve yapılmasını sağlayacaktır.

Bu bölümün mezunları hangi alanlarda çalışabilirler?
Mekatronik mühendisliği, yukarıda da belirttiğimiz gibi, günlük yaşamda kullanılan sıradan araç-gereçlerden, uzay teknolojisine kadar çok geniş bir uygulama alanına hitap etmektedir. Bir ürün veya makinenin, mekatronik olarak nitelendirilebilmesi için bu ürünün mekanik işlevsellik ile tümleşik algoritmik denetimi beraberce içeren, algılayabilen, akıl yürüten, karar verebilen ve bu karar doğrultusunda hareket edebilen bir ürün veya sistem olması gerekir. Günümüzde bütün bu özellikleri taşıyan sistemlere ihtiyaç giderek artmaktadır. Bu işlevleri yerine getiren araçların üretildiği ve geliştirildiği alanlarda mekatronik mühendisleri rahatlıkla çalışabilirler. Otomotiv, uzay ve havacılık, endüstriyel otomasyon, inşaat, tıp, savunma sanayii gibi alanlar mekatronik mühendislerinin çalışma alanları olarak örnek verilebilir.

Mesleğin zor yanları nelerdir?
Bu mesleğin zor yanı kolay olmamasıdır.
- Bu meslek kolay değildir çünkü taklide dayanmaz.
- Kolay değildir, çünkü değişik bilimlerin orta noktasındadır. Yukarıda da belirtildiği gibi, mekanik, bilgisayar, elektrik – elektronik bu bilimlerin en önde gelenleridir. Bunlardan birisi hakkında iyi olmak insanı mekatronikçi yapmaz.
- Kolay değildir, çünkü analiz, yani verilen bir sistemi çözümleme yeteneği yeterli değildir. Bunun yanında sentetik düşünebilme, yani pek çok yerden gelen bilgi ve verilerin yoğurulup birleştirilmesi de gerekir.
- Kolay değildir, çünkü durağan değildir. Devamlı gelişme içindedir. Bugün akıllı olmasını düşünemeyeceğimiz pek çok ürün çok yakında bizi şaşırtacak kadar akıllı olacaktır. Yıllar geçtikçe bu akıl düzeyi de yükselecektir. Demek ki mekatronik mühendisleri de durmadan bir gelişme içinde olacaklar ve aynı olayı tekrar etme kolaylığını pek yaşayamayacaklardır.

Bu mesleği seçmeyi planlayan gençlere neler önerirsiniz?
Öncelikle, bu gençleri önümüzdeki yılların, onyılların mesleğini seçmiş oldukları için kutlamak gerekir. Bu genç insanlar birkaç yıl içinde hepimizi şaşırtacak, rahat ettirecek, doğayla ve hayatla daha kolayca başetmemizi sağlayacak, bizi okyanusun ve de uzayın derinliklerine götürecek, hatta ömrümüzü uzatacak küçüklü büyüklü ürünleri kullanımımıza sokacaklardır.
Bu gençler bu mesleği seçmekle, zaten bilimi ve teknolojiyi sevdiklerini, cesur ve öngörülü olduklarını, araştırıcı ve yaratıcı yetenekleri olduğunu göstermiş bulunuyorlar. Bundan sonra yapacakları, bilim ve teknolojiyle yakınlıklarını artırmaları, bu konularda ülkemizde ve dünyada çıkmakta olan dergi ve benzeri yayınları takip etmeleridir. Akıllarında devamlı olarak gözlem yapma – değerlendirme – karar verme – uygulama aşamaları olmalı, küçük problemlere bunları nasıl uygulayacaklarını düşünmeli, hatta benzer uygulamaları incelemeli ve yapmalıdırlar.





GÜNCEL
'Oğluma telefon açın'
İlk uçuşlarında şehit oldular
'Artık bayrağı daha gururla asacağım'
Ailenin üçüncü şehidi
KİTAPTAKİ İDDİALAR
Şampiyonun anlamlı bağışı
Mehmetçik'ten eğitimde yüzde 100 başarı
Sorun yanıtlayalım
Geleceğe yolculuk
Şehit cenazesinde siyaset tartışması
ÖSS birincisine davul zurnalı karşılama






Melih AŞIK
Atamanın zamanı
Acaba Başbakan ve hükümet yeni genelkurmay ba...
Hasan PULUR
"Bok" üstüne çeşitleme...
VAY efendim Bush pot kırmış, gaf yapmış, küfr...
Çetin ALTAN
Dostoyevski, "İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir" demiş...
Öf be bre yahu... Vallahi de billahi de içim ...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet