|
 |
|
|
Danıştay, El Kadı'yı terör listesinden çıkardı
Gözler Erdoğan'da
Danıştay, BM ve Bakanlar Kurulu'nun "terör" listesinde yer alan El Kadı'nın listeden çıkartılmasına karar verdi. Kararı, Başbakanlık'ın ve ilgili bakanlıkların temyiz edip etmeyeceği merak ediliyor
Gökçer Tahincioğlu - Ankara
Danıştay, BM'nin belirlediği, "küresel terörizmi destekleyen" isimlerin yer aldığı Bakanlar Kurulu listesinden, Yasin El Kadı'nın çıkartılmasına karar verdi. Kararın ardından gözler, Başbakanlık'ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kefil olduğunu söylediği Kadı hakkındaki kararı temyiz edip etmeyeceğine çevrildi. Davalı taraflar olan Başbakanlık ya da Dışişleri ve Maliye bakanlıkları temyiz haklarını kullanmaz veya olası temyizden sonuç alınamazsa, BM'nin "küresel terörist" kabul ettiği Kadı için hükümetin nasıl bir işlem yapacağı da merak uyandırıyor.
Kadı'nın ismi ABD'ye yönelik 11 Eylül saldırılarının ardından BM tarafından hazırlanan "terörizm" listesinde ye raldı. DSP - MHP - ANAP koalisyon hükümetinin iktidarda bulunduğu 22 Aralık 2001'de Bakanlar Kurulu, Kadı'nın da bulunduğu 131 kişilik listeyi Bakanlar Kurulu kararı haline getirdi ve bu isimlerin mal varlığını dondurdu.
Kefalete rağmen savunma
Türkiye'ye girmesi de yasaklanan Kadı, listeden isminin çıkartılması için 2002'de dava açtı. Kadı, yargı kararı olmadan suçlu sayıldığını, mahkemenin mal varlığının dondurulması talebini reddetmesine rağmen yargı kararının görmezden gelindiğini belirtti. Yürütmenin durdurulması talebini 2002'de reddeden Danıştay 10. Dairesi, 14 Mart 2006'da yapılan duruşmada Başbakanlık, Dışişleri ve Maliye bakanlıklarının savunmasını aldı.
Ortak savunmada, uluslararası anlaşmaların kanun hükmünde olduğu, Türkiye'nin 1945'te katıldığı BM'nin Güvenlik Konseyi'nce alınan kararın, üye ülkeleri bağladığı ifade edildi. Savunmada, Bakanlar Kurulu kararının Güvenlik Konseyi'nin 1999, 2000 ve 2001'de aldığı 3 ayrı karara dayandığı, bu nedenle iptal edilemeyeceği kaydedildi.
4 yıl sonra gelen karar
Danıştay 10. Dairesi, dava açıldıktan 4 yıl sonra değerlendirmesini 4 Temmuz'da tamamladı ve 4'e karşı 1 oyla Kadı'nın isminin listeden çıkartılmasını kararlaştırdı. Daire dün tamamladığı gerekçeli kararda, BM'nin Afganistan'daki Taliban yönetimi ile El Kaide terör örgütüne kaynak aktarımını engellemek için komite oluşturduğu, Güvenlik Konseyi'nin de 1999 ve 2000'deki kararlarıyla, komitenin belirlediği terörizmi destekleyen isimlerin mal varlıklarının dondurulmasını kararlaştırdığı kaydedildi. Kararda, 11 Eylül saldırılarından sonra bir dizi önlem alan konseyin, önlemlerin BM'ye üye ülkelerce uygulanmasını istediği kaydedildi.
Kara para bağlantısı
Kararda, Kadı'nın isminin de yeraldığı, komite tarafından hazırlanan listenin Türkiye'ye gönderildiği, Maliye Bakanlığı'nın 17 Ekim 2001'de listedeki isimlerin incelenmesi için müfettiş görevlendirdiği belirtildi. Müfettişin 9 Kasım 2001'de Kadı'nın kara para aklama faaliyeti içinde bulunduğuna yönelik ciddi emareler bulunduğunu belirterek, mal varlığına tedbir konulması gerektiğini MASAK'a bildirdiği ifade edildi.
MASAK'ın, Güvenlik Konseyi'nin Kadı'yla ilgili olarak gönderdiği belge ve bilgileri eklemeden, müfettişin istemini İstanbul Başsavcılığı'na ilettiğinin anlatıldığı kararda, 19 Kasım 2001 tarihli yazıyı inceleyen İstanbul 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin "tedbir" talebini, "ekli herhangi bir delil ve belge bulunmadığından" reddettiği vurgulandı.
Dışişleri 'karar' istedi
Kararda, Dışişleri Bakanlığı'nın 21 Kasım 2001'de Türkiye'nin izlediği politikaların inanırlığı ve tutarlılığı açısından Kadı'nın mal varlığının dondurulması için kararname çıkarılmasını önerdiği anlatıldı. Kararda, öneri doğrultusunda Bakanlar Kurulu'nun davaya konu 22 Aralık 2001 tarihli kararı aldığı kaydedildi. Bu kararla, Kadı'nın da aralarında bulunduğu 131 kişinin mal varlığının, 4. Sulh Ceza Mahkemesi'ne bilgi ve belge gönderilmeden, mahkeme kararı olmaksızın dondurulduğu belirtildi.
Hak ve özgürlükler
BM'nin, kanun hükmündeki Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanma biçimini ülkelerin iç hukukuna bıraktığına işaret edilen kararda, yabancıların mülkiyet haklarının da Anayasa'yla güvence altına alındığı ifade edildi. Anayasa'ya göre, kimsenin kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisini kullanamayacağının vurgulandığı kararda, sözkonusu kararla idarenin yasayla yetkilendirilmeden mülkiyet hakkına müdahale ettiği kaydedildi.
Hâkim kararı gerekli mi?
Mal varlıklarının ancak hâkim kararıyla dondurulabileceğinin belirtildiği kararda, "Güvenlik Konseyi'nden elde edilen, davacının terör örgütü finansörü olduğu iddiasını içeren ciddi nitelikteki belgelerle, temin edilebilecek diğer belgelerin, tedbir isteminin reddedilmesinden sonra, adli mercilerce değerlendirilmesine olanak sağlanması gerekirken, hakim kararı olmadan, yasayla tanınan bir yetkiye dayanılmaksızın karar alınmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır" denildi.
Bu nedenle, Bakanlar Kurulu kararının Kadı'yla ilgili bölümünün iptal edildiği belirtildi. Muhalif üye ise BM kararlarının uygulanması için ayrıca hâkim kararına ihtiyaç olmadığını, Kadı'nın hakkını BM'de arayabileceğini, işlemin hukuka uygun olduğunu kaydetti.
Artık temyiz sürecine bakılacak
Gelinen aşamada karar, El Kadı'ya ve Başbakanlık'a tebliğ edilecek. Erdoğan, Başbakanlık, Dışişleri ve Maliye bakanlıklarının "BM kararı bağlayıcıdır" savunmasına karşın temyize izin vermezse karar kesinleşecek. Başbakanlık ya da Maliye veya Dışişleri bakanlıkları kararı temyiz ederse, dosyaya Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu bakacak.
Analiz
Danıştay'ın kararı BM'de sıkıntı yaratacak
Danıştay 10. İdari Daire'nin Yasin El Kadı'nın mal varlığının dondurulmasını öngören ve ülkeye girişini yasaklayan 30 Aralık 2001 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etmesi, Türkiye'nin uluslararası terörizmle mücadelede durduğu zemin açısından tartışma potansiyeli taşıyan ilginç bir durum yarattı.
Bunun nedeni, Danıştay'ın attığı bu adımla, bir anlamda BM Güvenlik Konseyi'nin 11 Eylül saldırılarının hemen ardından uluslararası terörizmle mücadele amacıyla 28 Eylül 2001 tarihinde kabul ettiği 1373 sayılı kararı hedef alması. Çünkü iptal edilen Bakanlar Kurulu kararı, BM kararının iç hukuka teşmil edilmesinden ibaretti.
Batı rejimi dışına çıkılır
Eğer hükümet temyiz yoluna gitmez ve karar bu şekliyle kesinleşirse, bunun en yalın sonucu, BM Güvenlik Konseyi'nin "terörizme yardımcı olan birisidir" dediği bir şahsın Türkiye'de hareket serbestisi kazanması olacak.
Türkiye, bu durumda, BM Güvenlik Konseyi kararını uygulamayarak, özellikle Batı ülkelerinin Yasin El Kadı konusunda uyguladığı rejimin dışına çıkacak. Yalnızca ABD değil, ama AB de bu konuda katı bir politika uyguluyor. AB Konseyi'nin 21 Mayıs 2002 tarihli 8489/02 sayılı tüzüğünde Yasin El Kadı mal varlığı dondurulacak isimler arasında sayılıyor.
Sonuçta BM'nin kara listeye aldığı, ABD'ye, AB ülkelerine giremeyen bir şahıs Türkiye'de elini kolunu sallayarak dolaşabilecek, ticari faaliyette bulunabilecek.
Hükümetin ciddi ikilemi
Bunu değiştirecek tek durum, hükümetin temyize gitmesi halinde Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu'nun iptal kararını bozması olabilir. Ancak temyiz konusunda vereceği karar da hükümet açısından ciddi bir ikilem yaratıyor. Şöyle ki;
A) Hükümet sıcak baktığı bir isim olan El Kadı hakkında temyize gitmezse, terörizm konusundaki BM kararlarını desteklemediği eleştirileriyle karşılaşacak,
B) Hükümet, BM kararını desteklemek üzere temyize giderse, bu kez Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "kendim kadar eminim" diyerek büyük güven duyduğunu açıkladığı Yasin El Kadı'ya terörist muamelesi yapmış olacak... Bu durumda da başbakan sıkıntıya girecek...
|
|
|

|