Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Organizasyon!


Yıllarca top oynadım. Her sezon yurt dışına kampa gittik. Benim oynadığım yıllar da aynıydı, şimdi de aynı.
Sabah çalışırsın, yemeğini yersin ve binersin otobüse. Bilmem kaç kilometre seyahat. Garip bir sahada maç oynarsın. Maç bazen beş dakika önce biter, bazen bir saat sonra. Oyun durur, durmaz. Kurallar uygulanır, uygulanmaz. Ne olursa olsun hakem 90. dakikada maçı bitirir. Sonra duşlar alınır ve otobüse binilir. Yine saatlerce yolculuk yapılır. Allah var, bu sırada ekmek arası peynir, bazen sürpriz yaparlar tavuk koyarlar. Yanına da bir cola. Gece yarısı otele varırsın.

Kim kazanıyor?
Kim ne kazanıyor, kimler bundan rant elde ediyor anlamış değilim. İklim mi? Şimdi tüm dünyada değişti. Almanya ve Hollanda, Türkiye'den daha sıcak. Tesisler derseniz, Türkiye'de artık daha iyisi var. Hazırlık maçında rakip mi dersiniz, zaten karşınıza bir tane ciddi geliyor, diğerleri semt takımı. Ne oynanan maçların süreleri (geçen yıl ligi uzatma dakikalarında atılan goller tayin etti), ne oyuncunun konsantrasyonu, ne stat şekli. Tamamen organizasyonu düzenleyenlere kazandırmak amacıyla yapılan, faydasından çok zararı olan kamp dönemleri. Büyükler bu hatayı hep yapıyor. Tabii ki, Fenerlisi, Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı takımlarını görsün. Binersin uçağa, gidersin maçını oynarsın, gurbetçileri sevindirirsin.
Neyse biz sahaya dönelim. İdeal kadroda 4-5 oyuncu yok. Gelecek transferlerle birlikte. Ama diğer oyuncuları görme şansın var. O yüzden de antrenöre bilgi olması açısından fena maç olmadı. Belli ki Zico da oyun şablonunu belirlemiş.

Alex rekor kırdırır
Alex önünde iki forvet oynayacağı için geçtiğimiz yıllara göre çok daha verimli olacak gibi. Son iki maçta bunu gösterdi. Alternatifi bol olduğu için daha faydalı. Dün sahanın en etkili ismiydi.
Semih ile Zafer ilk kez birlikte oynadı. Semih ilk yarı etkiliydi. Zafer ise çıkana kadar ikinci yarıda kıpırdadı.
Ortadaki üçlü Marco, Uğur ve Mehmet'e bakarsak; Mehmet ile Uğur ofansif tipte oldukları için bütün iyi niyetlerine rağmen savunma - orta saha görevini yapamadılar. Problemin en büyüğü Marco'daydı. Hem çift forvet oynayıp, hem de Alex onların arkasında olduğu için Marco'nun öne doğru baskı yapması gerekirken, o Can ile Önder'in arasına girip sanki stoper gibi oynayınca, oyunun devamı Valencia'nın lehine gelişti.
Can ve Önder hem yerden, hem havadan iyiydiler. Zaten atılan gollere yapacakları bir şey yoktu. Ümit ikinci yarı iyiydi. Ama bu yıl Ümit ile sağ kenar oyuncusunun işi zor. Çünkü bu sistemde hep yalnız kalacaklar.
Kerim yetenekli bir genç. Ama yetenekli bir forvet. Yani savunmacı değil. Bütün hazırlık maçlarında savunmanın sağ kanadında oynadı. Bek oynamayı bilmiyor. Arkasına atılan ilk top golle sonuçlandı.
Özetleyelim; Alex, Fenerbahçe'yi bu oyun düzeninde gol rekoruna götürebilir. Ama orta saha, top rakipteyken pres yapmasa, zaten dönüşü olmayan forvet oyuncuları olduğu için belki gol rekoru kırarsın ama geçen seneden daha fazla gol yersin.

rdilmen@milliyet.com.tr




SPOR
Bitmeyen komedi: 1-2
Yılmaz savaşçı
Arjantin seferi
'Wagner iş yapar'
Gençler ipten döndü: 4-4
Sözlerimi geri alamam
Ümitler pas geçti: 78-80
Sansürsüz Materazzi!
Savaş Kaya elendi
Landis'in inadı tuttu!
Haber turu...
Zico'nun sorunları
Organizasyon!
Benimkisi de bir Juventus hikâyesi
Sonu benzemesin!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Zico'nun sorunları
Korkunç sıcak, iki takımın da ideal kadroları...
Rıdvan DİLMEN
Organizasyon!
Yıllarca top oynadım. Her sezon yurt dışına k...
Bilgin GÖKBERK
Benimkisi de bir Juventus hikâyesi
Önce...
Nilay YILMAZ
Sonu benzemesin!
Ailton 3.5 milyon Euro bonservis ile her yıl ...


© 2006 Milliyet