|
 |
|
|
Sonu benzemesin!
Ailton 3.5 milyon Euro bonservis ile her yıl için 1 milyon 800 bin dolar garanti para ve her on maç için 100 bin dolara Beşiktaş'a geldiğinde ortalık ayağa kaldırılmıştı "Bundesliga'nın gol kralını aldık" diyerek... Bir-iki maç iyi oynayınca da ne methiyeler dizilmişti kral hazretlerine... "Bu Ailton resmen gol manyağı. Sol ayak, sağ ayak farketmiyor, pozisyona girdi mi çakıyor" ve benzeri güzel cümleler kuranlar, 2 ay geçmemişti ki "Yoksa bize Almanya'nın gol kralı diye bir başkasını mı yutturdular? Bizdeki sahte Ailton mu? Ah bir de Ailton'u Almanya'ya postalayabilsek" demeye başlamıştı... Şimdiyse yönetim ve Beşiktaş yazarları ondan nasıl kurtulacaklarının hesaplarını yapıyor...
Biz zaten böyleyiz. Sevdik mi tam severiz, sildik mi bir kalemde... Övgülerimiz de, eleştirilerimiz de uç noktalarda... Milletçe abartma hastalığına tutulmuşuz, yaşayıp gidiyoruz...
Görünen o ki Beşiktaş'ın bu seneki bomba transferi Delgado... 5 milyon Euro verilip Ülker sayesinde alınan bonservis, her yıl için 1 milyon 250 bin Euro garanti para, maç başına da 5 bin Euro. Şimdi de o, yere göğe sığdırılamıyor spor sayfalarında (Gerçi Sergen'in bile Delgado'yu beğendiği ortamda kraldan çok kralcılık yapan Sergen hastası, fanatiği bir ağabeyimiz "bunu verin, yerine çikolata alın" dedi ama olsun). Umarız onun da sonu Ailton gibi olmaz... 2 ay sonra gönderilmesinin hesapları yapılmaz... Hayırlara vesile olur inşallah!
Kuyudaki taş!
Ali Şen "Bütün Türkiye 19 Temmuz'daki transfer bombalarına hazır olsun" dedi. Ortalık toz duman oldu... Camia beklentiye girerken, biz de "Acaba kim" geliyor diye meraktan çatladık. Spor basınımız yemeyip, içmeyip kimin geleceğine kafa yordu 3 gün. Kimler gelmedi ki?.. Del Piero, Totti, Luciano Zauri, Simone Inzaghi, Gianluca Zambrotta, Cristiano Zanetti, Alessandro Brindelli, Fabio Liverani, Manuele Blasi, Luca Toni, Mauro Camoranesi, Fabio Cannavaro, Fabricio Coloccini, Julio Baptista, David Trezeguet, Zlatan İbrahimoviç, Lilian Thuram, Emerson, Diego Lugano, Adriano, Hernan Crespo, Luis Fabiano, Nilmar, Ze Roberto, Roberto Carlos...
19 Temmuz Fenerbahçeliler Günü'nde açıklanan isim ise olmadı (Lugano ve Roberto Carlos'un alındığı yazıyor gazetelerde ama; bu satırlar yazılırken FB yönetiminden bir ses çıkmadı daha). Yani Ali Şen kuyuya taş attı -lafın gelişi, yoksa Şen'in üstün zekasından asla şüphem yok-, spor basını çıkaramadı...
Haberiniz var mı?
Bir futbolcu oynadığı takımı çok fazla değiştirebilir mi? Eğer bu oyuncu Puskas ise kesinlikle evet! Puskas'ın lakabı "Dört nala koşan binbaşı"ydı. Çünkü bir zamanlar Macar ordusunda binbaşıydı. Puskas'ın 84 uluslararası maçta 83 gol gibi olağanüstü bir rekoru vardı. Puskas 823 maçta toplam 780 gol attı. Bunların büyük bir bölümü bir İspanyol takımı Real Madrid içindi. Real Madrid onun sayesinde tam 5 yıl boyunca şimdiki adıyla Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazandı. Puskas'ın solak olduğunu ve sağ ayağını zorlukla kullandığını düşünürsek, yaptığı şeyler daha şaşırtıcı bir hal alır. Söylentiye göre onun bu yeteneği, fakir bir ailenin çocuğu olmasından kaynaklanıyormuş. Babası ona sadece 1 ayakkabı alabilecek güce sahipmiş. Ayakkabı en iyi sağ ayağına oluyormuş. Puskas ayakkabının eskimesinden korktuğu için sağ ayağıyla topa bir kere bile vurmamış...
Yanlış bir hesap!
2006 Dünya Kupası'nda Michael Owen'ın sakatlanması ve uzun süre sahalara dönemeyecek olması nedeniyle Newcastle United yönetimi İngiltere Futbol Federasyonu'na 9 milyon poundluk dava açmış, "kaybımız çok fazla" diyerek...
Memleket sathında ise Dünya Kupası en çok Galatasaray yönetiminin zararına oldu. 100 bin ya da 200 bin dolarını -kaynaklara göre değişiyor- zamanında ödemedikleri için Marsilya'ya kaptırdıkları Ribery'nin Fransa Milli Takımı'nda her geçen gün parlaması -bir Mustafa Denizli'ye beğendiremedi kendini- ve fiyatını kat be kat artırması nedeniyle Galatasaray yönetiminin sinirden çatladığı ve viski tüketimini artırdığı iddia ediliyor.
Gazetelerde çıkan haberlere göre ise sarı-kırmızılı yönetim Portekizli oyuncu Maniche'yle kupa öncesinde iyi fiyata anlaşmış. Fakat ne hikmetse Dünya Kupası sonrasını bekleme kararı almış. Fiyatının düşeceğini mi hayal ettiler acaba, bilinmez... Şimdi Galatasaray yönetimine sormazsak olmaz: Siz Almanya'ya gönderdiğiniz Heinz'ın, Tomas'ın, İliç'in takımlarında parlayacağını düşünerek yüksek fiyatlara satmanın planlarını yaparken, elin oğlunun fiyatının düşeceğini nereden çıkardınız?
***
Biliyoruz, merak etme!
Herhangi bir yanlış anlamaya meydan vermemek için açıklayayım: Sayın Hıncal Uluç'un iki haftadır yazılarında sözünü ettiği "Ergun" ben değilim.
(Ergun Gürsoy - Hürriyet)
Hey gidi günler hey!
Zico, futbolculuğum döneminde herkesin hayran olduğu bir kişiydi. 'Beyaz Pele' lakabıyla anılan dünyanın 1 numarası idi. Onun Brezilya'da gol kralı olduğu dönemlerde, ben de Türkiye'de gol kralı olmuştum. Saçımız, tipimiz benzediği için arkadaşlarım bana 'Zico' diye takılırlardı.
(Selçuk Yula - Sabah)
Sayamamışlar!
Son bir söz de Ribery için. Bir yıl önce Türkiye Kupası finalinde oynuyordu. Bir yıl sonra Dünya Kupası finalinde... Televizyonlarının başında kaçan balığın ne denli büyük olduğunu izleyenler kaç bardak viski içti merak ediyorum doğrusu.
(Halil Özer - Milliyet)
Zaten futbolu bıraktı Abi!
Ben FIFA'nın yerinde olsam Zidane'a bir daha milli formayı yasak ederim.
(Turgay Şeren - Akşam)
Yapın!
İyi antrenmanlar yapıp, güzel hazırlık maçları çıkarırsak, lige iyi bir başlangıç yaparız.
(İbrahim Toraman)
Çok ayıp çok!
FB yönetimi ayakta. Hem de daha sağlıklı, yapacağı teknik yönetmen ve transferlerle 100. yılda en büyük şampiyonluğu kazanmaya da azimli olarak... Sizlerde kına yakın.
(Hulki İlgün - Fanatik)
Aman karışmayın!
Tugay, "futbolu bıraksın" diye tamtamlar çalındığı bir ortamda İngiltere gibi Avrupa'nın en zor liglerinden birine gitti ve yıllardır başarıyla forma giyiyor. Ama biz Tugay'ın bu örnek davranışına ve istikrarlı Avrupa yaşamına medya olarak yeterli ilgiyi göstermedik, yeteri kadar kamuoyuna yansıtamadık.
(Şansal Büyüka - Akşam)
Özlü Söz 40!
Panzere karşı, Panzehir yoktu.
(Ali Sami Alkış - Star)
Olsun!!!
Şu an benim durumumu görseniz kan-revan içinde... Önümdeki notlar kan içinde.... Gömleğim kan içinde... Ama feda olsun Gürkan Özkan'a, feda olsun ay yıldızlı bayrağa bu gömlekler, ceketler ve kravatlar...
(Orhan Ayhan - A1 Kickbox Finali, Show TV)
yakantop@gmail.com
|
|
|

|