Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Atamanın zamanı


Acaba Başbakan ve hükümet yeni genelkurmay başkanı atamasıyla ilgili yıpratıcı spekülasyonları bitirmek istiyor mu? Bunu hemen başarabilir... Yetki elindedir...
Bu durumu askeri konularda yetkin bir dostumuz anımsatıyor.. Diyor ki:
- Genelkurmay Başkanlığı ataması Yüksek Askeri Şûra'ya endeksli olarak yorumlanıyor. Oysa genelkurmay başkanı atamasının Askeri Şûra ile ilgisi yok... Atama tamamen hükümetin yetkisindedir...
- Prosedür nasıl işliyor?
- Şöyle... Milli Savunma Bakanı en kıdemli orgenerali genelkurmay başkanı olarak hükümete teklif eder. Başbakan teklifi Bakanlar Kurulu'ndan geçirir. Atama, Cumhurbaşkanı'nın onayı ile kesinleşir... Normal prosedür budur.
- O zaman şimdi yapılacak olan da bellidir...
- Evet... Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, yeni genelkurmay başkanı olarak Yaşar Büyükanıt'ın adını hükümete teklif eder. Bakanlar Kurulu toplanarak teklifi değerlendirir. Yeni Genelkurmay Başkanı'nın 30 Ağustos'ta göreve başlaması kararlaştırılır. Böylece Hilmi Özkök de incinmez ve spekülasyonlar bugünden önlenmiş olur...
Muhatabımız en baştaki yorumunu tekrarlıyor:
- Eğer hükümet Org. Büyükanıt'ı göreve gelmeden önce yıpratmakta yarar ummuyorsa bu prosedürü hemen uygular... Bu arada daha alt kademede kimin nereye oturacağı da bugünden belli olur...

Rusya'nın ilk kez yayımladığı terör örgütleri listesinde PKK yer almamış.
Belki de onu pop müzik grubu falan sanıyorlardır...
Haldun Ertem

Efelerin efesi...
ABD Büyükelçisi Ross Wilson, 17 Temmuz Pazartesi:
"Türkiye tek taraflı sınır ötesi harekât yapmamalı."
Tayyip Erdoğan, 18 Temmuz Salı:
"Operasyon kararını ABD Büyükelçisi vermez; biz veririz, uygularız."
Aynı Erdoğan, 19 Temmuz Çarşamba:
"Adımlarımızı ABD ve Irak ile işbirliği içinde atacağız..."

Polis fıkraları...
Samsun Emniyet Müdürlüğü'nün hazırladığı "Polis Fıkraları" kitabından...
Adamın birini polis yakalamış, ellerini kelepçeleyip karakola götürmüş. Adam yerinde durmuyor. Sağa sola sürtünüyor, hoplayıp duruyormuş.
Polis bağırmış: "Otur yerine ne oynayıp duruyorsun?"
Adam cevap vermiş: "Ya ne oynaması, sırtım kaşınıyor, başka türlü kaşıyamıyorum..."
* * *
Polis sordu: "İkiyüzlü kime derler?"
Çocuk cevap verdi: "Yolda ceza yazacağı şoföre güler yüzle yaklaşan polise."

Dertli Ada
Başbakan Erdoğan, Kıbrıs'ta gövde gösterisi yapıyor:
"İzolasyonlar kalkmazsa, limanlarımızı açmayız, müzakereleri durdururlarsa durdursunlar. Biz bunun için 10 maddelik bir Eylem Planı ortaya koyduk... Bunu kabul etsinler, bir taraf üzerinde izolasyonlar sürerken diğer tarafa limanları açmayız."
İzolasyonların kaldırılması karşılığı limanların açılması makul bir öneri mi?
Hayır... İzolasyonların kaldırılması zaten hakkımız. Karşılığında tavize gerek olmayan bir hak. Kıbrıs Türk halkına ambargo uygulanması için herhangi bir BM kararı yok... Ambargolar zaten hukuksuz. BM ve AB'den daha önce izolasyonların kaldırılmasına ilişkin sözler verilmiş... Bizim bu sözlerin tutulması için bastırmamız lazım. Pazarlığa girişmeye gerek yok.
Kıbrıs Volkan gazetesinde Sabahattin İsmail diyor ki:
"...Kıbrıs Türk halkına uygulanan ambargoların kaldırılması karşılığında Türk limanlarının Rum gemi ve uçaklarına açılması çok yanlış bir denklemdir... Limanların açılması Rumların meşru hükümet olarak tanınması anlamına gelir. Hakkımız olanı elde etmek için Rum Yönetimi'ne böyle bir bedel ödemeye gerek yok. Çünkü Rum devletinin tüm adanın tek meşru hükümeti olarak tanınmasından sonra KKTC önce tabela devlete dönüşecek, sonra tasfiye sürecine girecektir."
Peki izolasyonlar hangi koşulda kaldırılmalı? Yanıt:
"Türk limanları, ancak KKTC'nin tanınmasından ve iki devlete dayalı bir barış anlaşmasının imzalanmasından sonra açılabilir..."

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkiye, Amerika ve İsrail
BAŞBAKAN Erdoğan'ın dış politika başdanışmanı...
Çetin ALTAN
Dostoyevski, "İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir" demiş...
Öf be bre yahu... Vallahi de billahi de içim ...
Melih AŞIK
Atamanın zamanı
Acaba Başbakan ve hükümet yeni genelkurmay ba...
Fikret BİLA
İsrail saldırısının hedefleri
Ortadoğu yeniden ateş çemberine döndü. İsrai...
Hasan CEMAL
Radikal İslam!
Radikal İslam deyince ne anlamak lazım? Din...
Güneri CIVAOĞLU
Tıraş / ağda
Kasım 2006, Amerika'da seçim tarihi...
Abbas GÜÇLÜ
En çok hangi öğrenciler şanslı?
ÖSS konusundaki kafa karışıklığını gidermeye ...
Hurşit GÜNEŞ
İhracat nasıl artacak? (4)
Hafta başından bu yana ihracatın nasıl artabi...
Metin MÜNİR
S&P: Şekerbank 'ı BTA almıyor
Şekerbank'ın Kazaklarla ortaklık girişimi iyi...
Faik ÖZTRAK
Ayak mı sağlam basıyor, yer mi sağlam?
Başbakan, "Zaman zaman dalgalanmalar olacaktı...
Hasan PULUR
"Bok" üstüne çeşitleme...
VAY efendim Bush pot kırmış, gaf yapmış, küfr...
Derya SAZAK
Kıbrıs mesajı
20 Temmuz 1974'te yapılan Kıbrıs Barış Harekâ...
Meral TAMER
Kütüphanesiz okullar ses verdi (4)
Kampanyamız sona yaklaşıyor.
Ece TEMELKURAN
Beyrut Babil'dir!
Bush: Süveter için çok sağ ol. Çok düşüncelis...
Güngör URAS
İhracat, istihdam ve üretim demektir
Masaya oturduk. Çay içiyoruz. "Beyefendi siz ...
M. Ali BİRAND
Kim tutsak? Türkiye mi, Kıbrıs mı?
1974'ün Temmuz ayı idi. Türkiye Kıbrıs'a 1'in...

© 2006 Milliyet