Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İsrail saldırısının hedefleri


Ortadoğu yeniden ateş çemberine döndü. İsrail-Hamas çatışması sürerken, Lübnan'da ikinci bir cephe açıldı. İsrail, Hizbullah'la savaşa tutuştu. Güney Lübnan'a girdi.
Bu savaşın taraflarını kimler oluşturuyor?
Bir tarafta İsrail, ABD, bu ikiliyi pasif biçimde destekleyen AB, Hizbullah'ı sorumlu ilan eden Suudi Arabistan, Mısır gibi Arap ülkeleri var.
Diğer tarafta ise Hizbullah, Hamas, Suriye ve İran sayılabilir.

BM'nin işlevi
Savaşta tarafların hedeflerine geçmeden önce bu saptamayı yinelemekte fayda var:
İsrail-Hizbullah, İsrail-Hamas çatışmaları bir kez daha gösterdi ki, Birleşmiş Milletler (BM) işlevini yitirmiş bir kurum konumunda. BM, ancak "diş geçirebilen" ülkeler karşısında varlık gösterebiliyor.
Buna karşın ABD ve onun desteğinde hareket eden ülkeler konu olduğunda, BM diye bir örgütün varlığından söz etmek bile mümkün olmuyor. ABD ve İsrail, fiilen böyle bir örgüt tanımıyorlar.
Asıl işlevi savaşları önlemek olan BM, ABD'nin altında bir aktör pozisyonunda, etkisiz varlığını sürdürüyor. Bu hallerde, daha önce ABD Başkanı Bush'un da ifade ettiği gibi, "gereksiz" bir kuruluş konumuna düşüyor.
ABD ile İsrail işlerini bitirdikten sonra eğer gereksinim duyarlarsa, politikalarına uluslararası meşruiyet kazandırmak için BM'yi devreye sokmuş gibi yapabiliyorlar.

Tarafların hedefleri
İsrail, Filistin'de iktidara gelen Hamas'a yüklenirken, diğer yandan Hizbullah cephesi de açıldı.
Lübnan'a giren İsrail'in kısa vadedeki hedefi nedir?
TOBB'a bağlı Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) uzmanlarından Dr. Nihat Ali Özcan, bu soruya şu yanıtı veriyor:
"İsrail'in kısa vadeli hedefi Lübnan'ın güneyinde belli bir şeridi işgal etmek gibi görünüyor. Bunun nedeni, Hizbullah'ın fırlattığı füzelere karşı bir güvenlik şeridi oluşturmak. İsrail topraklarını füze menzilinden uzaklaştırmak. Bu amaçla, Lübnan'ın güneyinde belli bir şeridi işgal altında tutabilir. Sonradan oraya BM gücü getirilse bile Hizbullah'ı İsrail'e füze gönderebileceği menzilden çıkarmış olur."
Dr. Özcan, orta ve uzun vadede bakıldığında ise şu yorumda bulunuyor:
"Her ne kadar şu anda İsrail-Hizbullah, İsrail-Hamas savaşıyorsa da orta ve uzun vadede asıl hedefin Suriye ve İran olduğu söylenebilir. İsrail, Hizbullah'ı ve Lübnan'ın altyapısını yok ederek, İran ve Suriye'nin etkinliğini kırmayı hedefliyor."
Dr. Özcan'a göre Hizbullah ile Hamas, iki cepheden yıpratma savaşıyla İsrail'i sıkıştırmayı amaçlıyorlar. Nitekim, İsrail Hamas'a yüklenirken, Hizbullah'ın kuzeyden devreye girmesi de bunu gösteriyor.

Türkiye'nin konumu
Ortadoğu'da ateş büyürken Türkiye'nin konumu ise Dr. Özcan'a göre şöyle:
"Türkiye bir yandan PKK konusunda ses veriyor, ABD ve Irak'a baskı yapıyor, diğer yandan hem İsrail'in orantısız güç kullanımına karşı duruş alıyor, bir yandan da emsal gösteriyor. İsrail'e destek verilirken Türkiye'ye karşı durulması, Ankara'yı iki arada bir derede bırakıyor."
Ateşin bütün Ortadoğu'yu sarması riski az değil.
Taraflardan birinin hesapsız bir saldırısı, bütün bölgeyi savaş alanına çevirebilir.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkiye, Amerika ve İsrail
BAŞBAKAN Erdoğan'ın dış politika başdanışmanı...
Çetin ALTAN
Dostoyevski, "İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir" demiş...
Öf be bre yahu... Vallahi de billahi de içim ...
Melih AŞIK
Atamanın zamanı
Acaba Başbakan ve hükümet yeni genelkurmay ba...
Fikret BİLA
İsrail saldırısının hedefleri
Ortadoğu yeniden ateş çemberine döndü. İsrai...
Hasan CEMAL
Radikal İslam!
Radikal İslam deyince ne anlamak lazım? Din...
Güneri CIVAOĞLU
Tıraş / ağda
Kasım 2006, Amerika'da seçim tarihi...
Abbas GÜÇLÜ
En çok hangi öğrenciler şanslı?
ÖSS konusundaki kafa karışıklığını gidermeye ...
Hurşit GÜNEŞ
İhracat nasıl artacak? (4)
Hafta başından bu yana ihracatın nasıl artabi...
Metin MÜNİR
S&P: Şekerbank 'ı BTA almıyor
Şekerbank'ın Kazaklarla ortaklık girişimi iyi...
Faik ÖZTRAK
Ayak mı sağlam basıyor, yer mi sağlam?
Başbakan, "Zaman zaman dalgalanmalar olacaktı...
Hasan PULUR
"Bok" üstüne çeşitleme...
VAY efendim Bush pot kırmış, gaf yapmış, küfr...
Derya SAZAK
Kıbrıs mesajı
20 Temmuz 1974'te yapılan Kıbrıs Barış Harekâ...
Meral TAMER
Kütüphanesiz okullar ses verdi (4)
Kampanyamız sona yaklaşıyor.
Ece TEMELKURAN
Beyrut Babil'dir!
Bush: Süveter için çok sağ ol. Çok düşüncelis...
Güngör URAS
İhracat, istihdam ve üretim demektir
Masaya oturduk. Çay içiyoruz. "Beyefendi siz ...
M. Ali BİRAND
Kim tutsak? Türkiye mi, Kıbrıs mı?
1974'ün Temmuz ayı idi. Türkiye Kıbrıs'a 1'in...

© 2006 Milliyet