Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ayak mı sağlam basıyor, yer mi sağlam?


Başbakan, "Zaman zaman dalgalanmalar olacaktır. Bu, dünya ile bütünleşmiş bir ekonominin gereğidir" demiş. Gerçekten de küresel piyasalar içinde yer alan ekonomiler bazen kendi temel dengelerinden bağımsız olarak başka ekonomilerde yaşananlardan etkileniyor. Son iki aydır da dünyada artan enflasyonist beklentiler karşısında belli başlı merkez bankalarının parayı sıkacaklarını açıklamalarının yükselen piyasalarda düzeltme hareketlerine yol açtığı doğru.
Ancak burada vatandaşın sorması gereken bir soru var. Neden bizdeki kur ve menkul kıymet fiyatlarındaki hareketler bize benzeyen ekonomilerden çok daha sert oldu? Veya daha net bir ifadeyle, 5000 doların üzerine çıkarmakla o kadar övündüğünüz yıllık gelirimi neden iki ayda 4500 doların altına düşürdünüz?
2002'de hükümeti devraldığınızda Türkiye'nin durumu Brezilya'dan iyiydi. Brezilya'da Merkez Bankası faizleri düşürüyor. Bizde ise Merkez Bankası faizleri 4 puan yükselttikten sonra hâlâ faiz artırma olasılığından söz ediyor. Hazine'nin ödediği faiz bir yıl önce yüzde 17 iken temmuz ayında yüzde 22'nin üzerine çıktı. Bu durumda gerçekten söylediğiniz gibi ayağınız yere sağlam mı basıyor?

Yüksek cari açık riski
Hâlâ Türkiye'nin hızlı büyüyebilmek için yüksek cari açık vermesi gerektiğini iddia edenler var. Ancak ülkeye yatırım yapanların değerlendirmelerine bakarsak, son iki ayda yaşanan sert dalganın arkasındaki en önemli neden, benzer ekonomilere göre çok yüksek olan cari açığın yol açtığı risk algılaması. Buna yapılan siyasi yanlışları da ekleyenler var. Temmuz ayında Ortadoğu'da başlayan savaşın Türkiye'yi bölgesel jeopolitik risk taşıyan ülkeler arasına soktuğunun da altı çiziliyor.
Bu sonuncusunun bizim hatamız olmadığı açık. Ama ilk ikisinde bizim sorumluluğumuz yok demek mümkün değil.
Türkiye özelinde yüksek cari açık her zaman sorun olmuştur. Ayrıca küresel düzeyde de ister özel kesimin, ister kamunun tasarruf açığından kaynaklansın, yüksek cari açığın sorun olduğu kabul edilir. ABD'nin yüksek cari açıkları bugün küresel bir dengesizlik olarak algılanmaktadır.
Yüksek cari açık küresel oyuncu olmanın sonucu değildir. Hele yükselen piyasa ekonomileri için hiç değildir. Nitekim son dönemde yüksek cari açıklar bu grupta istisna haline gelmiştir.

Ekonomide yavaşlama
Türkiye, Macaristan ve Güney Afrika'nın son dönemde diğer yükselen piyasalardan ayrışarak daha sert hareketler yaşaması bunu göstermektedir.
Yüksek cari açık bir makroekonomik dengesizliktir. Ekonomi yönetiminde yapılan yanlışların sonucudur.
2001 krizini izleyen iki yılda ülkede gerçekleştirilen yoğun yapısal reformlar ekonominin zeminini sağlamlaştırmıştır. Yeniden 2001'e benzeyen bir kriz yaşanması olasılığı çok düşüktür. Ancak bu durum, hükümetin yere sağlam basmasından çok devraldığı zeminin sağlam olup ayağının altından kaymamasından kaynaklanmaktadır.
Buna rağmen ekonomide, son dönemde yaşanan sert hareketlerin ve alınan önlemlerin, hem yavaşlamaya hem de işsizliğe neden olması kaçınılmazdır. Sorumluluk da küresel piyasalardan çok, geçmişten ders çıkarmayıp yeni paradigmalara sığınarak, ekonomide biriken kırılganlıklara seyirci kalan hükümetindir.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Türkiye, Amerika ve İsrail
BAŞBAKAN Erdoğan'ın dış politika başdanışmanı...
Çetin ALTAN
Dostoyevski, "İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir" demiş...
Öf be bre yahu... Vallahi de billahi de içim ...
Melih AŞIK
Atamanın zamanı
Acaba Başbakan ve hükümet yeni genelkurmay ba...
Fikret BİLA
İsrail saldırısının hedefleri
Ortadoğu yeniden ateş çemberine döndü. İsrai...
Hasan CEMAL
Radikal İslam!
Radikal İslam deyince ne anlamak lazım? Din...
Güneri CIVAOĞLU
Tıraş / ağda
Kasım 2006, Amerika'da seçim tarihi...
Abbas GÜÇLÜ
En çok hangi öğrenciler şanslı?
ÖSS konusundaki kafa karışıklığını gidermeye ...
Hurşit GÜNEŞ
İhracat nasıl artacak? (4)
Hafta başından bu yana ihracatın nasıl artabi...
Metin MÜNİR
S&P: Şekerbank 'ı BTA almıyor
Şekerbank'ın Kazaklarla ortaklık girişimi iyi...
Faik ÖZTRAK
Ayak mı sağlam basıyor, yer mi sağlam?
Başbakan, "Zaman zaman dalgalanmalar olacaktı...
Hasan PULUR
"Bok" üstüne çeşitleme...
VAY efendim Bush pot kırmış, gaf yapmış, küfr...
Derya SAZAK
Kıbrıs mesajı
20 Temmuz 1974'te yapılan Kıbrıs Barış Harekâ...
Meral TAMER
Kütüphanesiz okullar ses verdi (4)
Kampanyamız sona yaklaşıyor.
Ece TEMELKURAN
Beyrut Babil'dir!
Bush: Süveter için çok sağ ol. Çok düşüncelis...
Güngör URAS
İhracat, istihdam ve üretim demektir
Masaya oturduk. Çay içiyoruz. "Beyefendi siz ...
M. Ali BİRAND
Kim tutsak? Türkiye mi, Kıbrıs mı?
1974'ün Temmuz ayı idi. Türkiye Kıbrıs'a 1'in...

© 2006 Milliyet