Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Temmuz 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Temiz futbol, kirli futbol!


İktidar ve muhalefet partileri, soruyoruz, spor mahkemelerini kuracak, şikeyi, teşvik primini suç haline dönüştürecek, mafyanın, kara para aklayıcısının Türk futbolundaki yolunu kesecek hukuki bir altyapının temelini atacaklar mı?
Yoksa her zamanki gibi laf öğütmeye devam mı edecekler?
Neden mi soruyoruz?
Malum, çünkü temiz futbol istiyoruz. İtalya'da son olarak yaşananların gerektiği zaman Türkiye'de de yaşanmasını arzu ediyoruz.
Ne oldu İtalya'da?
İtalya şampiyonu Juventus'la birlikte Lazio ve Fiorentina'ya küme düşürüldü. Milan'ın 44 puanı silinerek Avrupa Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı elinden alındı. Juventus ayrıca, ikinci lige eksi 30 puanla başlayacak.
Üstelik bütün bu çarpıcı kararlar, İtalya'nın Dünya Kupası'nı kaldırdığı bir tarihte alındı.
Şimdi söyleyin bakalım:
Bizde aynı şey olabilir mi?
Hiç sanmıyorum.
Oysa futbol bizde de temiz değil. Yaşananlara, özellikle son zamanlarda yazılanlara (örneğin Vatan'ın temiz futbol kampanyası) bakınca, perde arkasında anlatılanlara kulak verince, güzel oyun diye sevdiğimiz futbolun Türkiye'de hiç de iyi durumda olmadığı anlaşılıyor.
Yeni de değil, yıllardır böyle.
Şike var futbolumuzda.
Yeraltı dünyası var.
Kara para hareketi var.
Siyasetçi eli var.
Kulüp yöneticisi-futbolcu-hakem üçgeninde dönen çirkin oyunlar var.
Peki öyleyse, kirden arındırabilir miyiz futbolumuzu? İtalya'daki gibi bir neşter atılabilir mi?
Bunun için öncelikle 'hukuki altyapı'nın kurulması gerekiyor. Türkiye bundan hâlâ yoksun.
Nedir hukuki altyapı?
(1) 'Şike'nin, 'teşvik primi'nin birer suç olarak Türk Ceza Yasası'na eklenmesi...
(2) Yine bir Ceza Yasası değişikliğiyle 'Spor Mahkemeleri'nin kurulması...
Bu altyapı oluşabilecek mi?
İktidar ve muhalefet partileri, yeni yasama yılıyla birlikte önümüzdeki sonbaharda böyle bir hukuki altyapı için işbirliği yapacaklar mı?
Şikeyi, teşvik primini suç haline getirecek ve İtalya'daki gibi spor mahkemelerinin kurulmasını mümkün kılacak Ceza Yasası değişiklikleri için hiç beklemeden düğmeye basabilecek mi iktidar partisi?
Elbette Türk futbolunu temizlemek için yalnız yasa değişikliği yetmez.
Kafa değişimi de şart!
Futbolu yöneten zihniyeti, yani futbol kulüplerinden Futbol Federasyonu'na kadar bütün bir idari zihniyeti köklü bir değişim sürecine sokmadan, yasaları ne kadar değiştirsek de sonuç alamayız.
Kimse aklından çıkarmasın:
Sorunları komisyonlara havale ederek kapalı kapılar arkasında unutturanlar, ipe un serenler, iş başında çöreklenip kaldıkça Türk futbolu iyi bir yerlere gidemez.
İyi niyetli çabaların kâğıt üstünde kalmasını istemiyorsak, o zaman Türk futbolunun manevi çatısı etik değerler ile güçlendirilmeli ya da yeniden çatılmalıdır.
Futbolu her zaman ehil ve dürüst ellere emanet edebilecek bir manevi altyapı konusuna kafa yorulmalıdır.
'Mafya'nın, 'kara para aklayıcıları'nın futbolla bağları koparılmalıdır.
Siyasetin eli futboldan uzaklaştırılmalıdır.
Ve medya, bu açılardan kamuoyu duyarlığını arttırmak için son zamanlardaki titizliğini daha da ileri boyutlara taşıyarak, futbolda kirin üzerine çok daha büyük kararlılıkla yürümelidir.
"Futbolumu istiyorum, temiz futbol istiyorum!" diyenlerin sesi çok daha gür çıkmalıdır.
Şimdi öncelik hükümette...
İktidar ve muhalefette...
Temiz futbol için spor mahkemelerini kuracak, şikeyi, teşvik primini suç haline dönüştürecek, mafyanın, kara para aklayıcılarının yolunu kesecek bir hukuki altyapının temellerini bir an önce atmalı...

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk ve Rauf Bey
'İLK BEŞLER' terimi popüler tarihçi Cemal Kut...
Melih AŞIK
Lübnan'a sefer mi?
İsrail - Lübnan arasındaki gerilimin azaltılm...
Fikret BİLA
Org. Başbuğ ne demişti?
Türkiye, Kandil Dağı, sıcak takip, sınır ötes...
Hasan CEMAL
Temiz futbol, kirli futbol!
İktidar ve muhalefet partileri, soruyoruz, sp...
Güneri CIVAOĞLU
Bayrakların altında...
Hafta sonu, Ali Şen'in Bodrum'daki çiftlik ev...
Can Dündar
Zor denklem
Roma'da yapılacak "Lübnan konferansı"na Türk...
Abbas GÜÇLÜ
İnterneti değil büroları tercih edin
Tercih listelerini gönderme süreci yarın başl...
Hurşit GÜNEŞ
Tek başına Merkez Bankası
Merkez bankalarının (MB) üç görevi vardır: Bi...
Sami KOHEN
Türkiye Barış Gücü'ne katılır mı?
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice dün Ort...
Derya SAZAK
Lübnan'ın yazgısı
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Lübnan...
Meral TAMER
Murat Belge, yoksulluğu tartışmaya davet ediyor
Pazar sabahı Murat Belge'nin Radikal'deki yaz...
Güngör URAS
Otellerimiz Avrupalı fakirlerin tatil kampı oldu
Deniz kıyılarında yapılan 5 yıldızlı otelleri...
M. Ali BİRAND
Toplum, İsrail ve ABD düşmanı oluyor
Çok tehlikeli bir dönemden geçiyoruz. Olaylar...

© 2006 Milliyet