Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Temmuz 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Murat Belge, yoksulluğu tartışmaya davet ediyor


Pazar sabahı Murat Belge'nin Radikal'deki yazısını görünce "İşte aradığım bu!" dedim. 75 milyonluk nüfusunun 20 milyonu yoksulluk sınırının altında yaşayan Türkiye'de, Belge'nin yazısıyla yoksulluğu tartışmaya açıyorum:
(Yazının bu köşeye sığması için, özünü bozmadan küçük kısaltmalar yaptım. Murat Belge beni bağışlasın)
"Sosyalist düşünce, toplumun yoksullarından yana tavır alan bir düşüncedir. Ama sosyalizmin Marksist kolu, Engels'in 'ütopik' adını taktığı, o gün bugündür de bunun dışına çıkamayan sosyalizm öğretilerinin yanında, yoksulluk konusunda farklı bir yaklaşım geliştirmiştir.
Çok şematik bir biçimde özetlersek, genel olarak sosyalistler yoksulluğu bir ahlak sorunu olarak ele almışlardır: "Bu kötü bir şey. İnsan insana bunu yapmamalı." vb. Bunlar bence yanlış yargılar değil. Ancak 19. yüzyılda Marx ve onu izleyenler, teorik düzeyde sosyalizmin ahlaka değil, bilime dayanmasına öncelik veriyorlardı.

Marx'ta yoksula yer yok
Marx üretim kavramını geliştirirken, proletaryanın önemini gördü. Üretimin asli öğesi olarak proletaryanın, geleceğin toplumunu kuracak entelektüel ve fiziksel yeteneklere sahip olduğunu düşündü. Bu, olmuş bir şey değil, olması kolay bir şey de değildi, ama olabilirdi. 'İşçi sınıfının felsefeyle buluşması' tarzında bir olayın gerçekleşmesinden söz ediyordu. Proletaryayı, yoksuldan da ayırıyordu Marx. Teorisinde 'yoksul' kadar genel ve tanımsız bir kategoriye yer vermedi.
Özetle Marksizm, proletaryayı yoksul olduğu için değil, sınıfsız toplum aşamasına geçişi gerçekleştirebilecek sınıf olduğu için her şeyin merkezine koyar. Bu, 'ütopik' sosyalistlerin soruna yaklaşımından epeyce farklıdır. Marx'ın bunları yazdığı dönemde, proletaryanın, onun verdiği rolü oynamasını mümkün kılacak bazı özellikleri olduğunu bugün savunabiliriz. O zamanın üretim sürecinin çok daha basit olduğunu ve bu nedenle o günkü kol emeğinin, bu sürecin bütün sorumluluğunu üstlenebilecek donanıma sahip olduğunu da savunabiliriz. Ama sonuçta bu olay olmadı.
Bugün ise çok daha farklı koşullarda yaşıyoruz. O günkü başarısızlığı işçi sınıfının 'felsefe' (her türlü bilgi, bilimsel çalışma, entelektüel etkinlik) ile buluşamaması olayıyla açıklayacaksak, bugün bu 'buluşma'nın koşulları çok daha erişilmez.

Sosyalistlere görev
Bir yandan da yoksulluk devam ediyor. 90'lara kadar bir varlık sürdüren sosyalizm ortadan kalktıktan sonra, çok sayıda insanı yoksulluk ve hatta sefalet koşullarına sürükleyen süreçlerin önündeki bütün engeller de kalktı.
İşsizlik, galiba yeni ekonomik düzenin kalıcı bir öğesi(...)
Bir sosyalist olarak, çevremi kuşatan koşul ve sorunlara baktığımda, pek çok sorun arasında, yoksulluğun hâlâ bir heyulâ gibi dikildiğini görüyorum. Dünyada böyle, ama Türkiye'de de böyle. En zengin ülkeden en perişan olanına, yoksulluk sorunundan nasibini almayan yok(...)
Ve bugün buna bakışımızda ister istemez, Marksizm'den çok 'ütopik' sosyalizmin aldığı pozisyonlara yakınız. 'Geleceği yoksullar kuracak, yeni dünyayı onlar inşa edecek' diyecek bir durum kalmadı. Öte yandan bu sorunun devamı karşısında sosyalistler bir şey yapmayacak da kim yapacak?"

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk ve Rauf Bey
'İLK BEŞLER' terimi popüler tarihçi Cemal Kut...
Melih AŞIK
Lübnan'a sefer mi?
İsrail - Lübnan arasındaki gerilimin azaltılm...
Fikret BİLA
Org. Başbuğ ne demişti?
Türkiye, Kandil Dağı, sıcak takip, sınır ötes...
Hasan CEMAL
Temiz futbol, kirli futbol!
İktidar ve muhalefet partileri, soruyoruz, sp...
Güneri CIVAOĞLU
Bayrakların altında...
Hafta sonu, Ali Şen'in Bodrum'daki çiftlik ev...
Can Dündar
Zor denklem
Roma'da yapılacak "Lübnan konferansı"na Türk...
Abbas GÜÇLÜ
İnterneti değil büroları tercih edin
Tercih listelerini gönderme süreci yarın başl...
Hurşit GÜNEŞ
Tek başına Merkez Bankası
Merkez bankalarının (MB) üç görevi vardır: Bi...
Sami KOHEN
Türkiye Barış Gücü'ne katılır mı?
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice dün Ort...
Derya SAZAK
Lübnan'ın yazgısı
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Lübnan...
Meral TAMER
Murat Belge, yoksulluğu tartışmaya davet ediyor
Pazar sabahı Murat Belge'nin Radikal'deki yaz...
Güngör URAS
Otellerimiz Avrupalı fakirlerin tatil kampı oldu
Deniz kıyılarında yapılan 5 yıldızlı otelleri...
M. Ali BİRAND
Toplum, İsrail ve ABD düşmanı oluyor
Çok tehlikeli bir dönemden geçiyoruz. Olaylar...

© 2006 Milliyet