|
 |
|
|
Yönetim ve teknik adamlar
Bence / Fatih Tanfer
Yeni sezonla ilgili son hazırlıkların yapıldığı bugünlerde, taraftarlar takımlarını görmek için sabırsızlanıyor. Ağustos ayının ilk haftasında Süper Lig, daha sonra da 2. Lig A ve B kategorileri müsabakaları başlayacak.
İddaa'nın getirdiği ekonomik katkılar ve takımların daha iyi şartlarda çalışma amaçları ile, Altay ve Karşıyaka, hazırlıklarına Nevşehir'de oynadıkları karşılaşmalarla devam ediyor. Adı üzerinde, hazırlık maçlarının amacı yeni sezon öncesi eksikleri görmektir. Teknik adamlar, uygulamak istedikleri sistemleri en üst seviyede gerçekleştirmek için çaba gösterir.
İzmirliler, Altay, Bucaspor, İzmirspor ve Altınordu'nun katılımı ile ağustos ayının ilk gününden itibaren gerçekleşecek TSYD Kupası'nda, takımlarını yakından görme şansına sahip olacak.
Fizik kondisyonların üst düzeye çıkması için yapılan ağır antrenmanlar sonrasındaki performas düşüklükleri hiç bir taraftarı korkutmasın. Zaman içinde futbolcular formlarını üst seviyeye getirecektir. Burada en önemli görev, taraftara düşmektedir. Hazırlık maçları sürecinde, "Bizim takım hiç çalışmamış. Koşacak hali bile yok!" gibi sözlerle ekiplerimize haksızlık yapmayalım. Takımların başarısını teknik direktörlerden fazla kimse isteyemez. Çünkü kariyerlerinin üst noktaya taşınması bu başarılardan geçer. Onlar da kendilerine göre doğru kadroları tercih etmek zorundadır. Sadece takımları iyi çalıştırmak, fizik kondisyonlarını üst düzeye taşımak, başarı için tek sebep değildir. Psikolojik şartları da iyi bilmeleri gerekir. Yönetim, oyuncu ve teknik adam üçgeninde sağlıklı ilişkiler kurmak başarının nedenlerinden birisidir.
İstikrarlı olmak şart
Teknik adam karar mercii olduğu için bir oyuncuyu kadroya alırken diğerini dışarıda bırakmak elbette ilişkileri etkileyecektir. Kadro dışı kalan oyuncu, teknik direktörün takımı için en iyisini yapmak amacıyla bu tercihi yaptığını anlarsa, inanıyorum ki başarı için önemli adımlardan birisi atılmış olacaktır.
Başarı ve istikrar isteniyorsa unutulmamalıdır ki, öncelikle yönetim, teknik kadroda istikrarlı olmalıdır.
Şüphesiz ilk haftalar çok önemlidir. Direnç gösterilmesi ve eğer doğru işler yapılıyorsa teknik heyete destek verilmesi şarttır. Bir kaç başarısız sonuç alındığında hayal kırıklığına uğrayıp yeni arayışlara girmek başarının değil, başarsızlığın habercisidir. Elbette yönetimin kulübün çıkarları adına müdahale edeceği zamanlar vardır ve olacaktır. Bunun zamanının iyi tespit edilmesi de yönetimin başarısıdır. Camianın kendi içinde sağlayacağı birlik ve beraberlik, başarının en büyük nedenidir. Yönetim cephesinde düzeni, oyunda disiplini sağlayan takımlar için başarı hiçde uzak değildir. Süper Lig'de bir takım şampiyon oluyor, 2. Lig A Kategorisi'nden üç takım Süper Lig'e çıkıyor. 2.Lig B'de ise büyük uğraşlar sonucunda çıkan takım sayısı bu kadar az ise başarıyı nasıl niteleyebiliriz? Galiba en doğrusunu Fransız Olimpiyat Sorumlusu Pierre Coubertin söylemiş:
"Hayatta en önemli şey, zafer değil yarıştır. Esas olan kazanmak değil, iyi ve dürüst yarışmaktır..."
Son günlerde ülkemde futbol adına yaşananları gazetelerde okudukça hak vermemek mümkün mü? Fair- Play'den ödün vermeden yapılacak olan mücadele en şereflisidir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|