|
 |
|
|
İran senaryoları
Uğur Mumcu gibi aydınlarımızın katlinde rol oynayan, Türkiye'ye rejim ihraç etmeye çalışan, gericiliğin ve terörün kaynağı İran'ı korumak bize düşer mi? Bırakalım Amerika ve İsrail, mollaların defterini dürsün... Bölgeyi temizlesin...
Ortadoğu'da savaş yayılırken meseleyi böyle sade düşünenler de var!
Ne var ki kazın ayağı o kadar basit değil... Birincisi, İran'ın yıkılması hem dünya petrol fiyatlarını roketleyecek hem de Türkiye'nin ihracatını ve ekonomisini altüst edecek... Üstelik ABD'nin yıktığı gerici rejimlerin yerine daha iyisi de kurulmuyor. Afganistan'da durum Taliban döneminden farklı değil. Irak üçe bölünme yolunda. Kuzeyinde nur topu gibi bir Kürt devleti doğuyor. Bu devletin Türkiye'den toprak alarak büyüyeceği son olarak Amerikan Silahlı Kuvvetler dergisinde harita üzerinde gösterildi... İran'ın yıkılması büyük Kürt devletinin önünden bir engelin daha kalkmasıdır. İsrail'in, üç askerin kaçırılmasını bahane ederek Lübnan'a doğru genişlemesi bir yandan İran'a karşı savaşın ilk adımı, bir yandan Türkiye'nin bölünmesiyle sonuçlanacak senaryonun parçasıdır...
Şeriat rejimi ihracına gelince... Bölgemize gerici rejim ihracında ABD'nin eline kimse su dökebilir mi? Türkiye'yi yöneten iktidarın en büyük dayanağı da ABD değil mi?
Basında sansürün kaldırılışının 98. yıldönümü kutlandı.
Törende gözlerimiz yağcılık uğruna kendi kendilerine sansür uygulayan gazetecileri aradı...
Haldun Ertem
Sinir ötesi...
Ortalıkta Türk askeri her an sınır ötesi operasyona girişecekmiş gibi bir hava esiyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen diyor ki:
- Hükümetin böyle bir emir verebilmesi için Meclis'ten karar çıkarması gerekir... 2003 yılında Meclis böyle bir kararı kabul etti. Ancak bu karar 6 ay için geçerliydi. Süresi bitti. Şimdi yeni bir Meclis kararı olmadan sınır ötesi operasyon yapılamaz...
Bir başka tartışmaya geçelim. Sınır ötesi operasyon çözüm müdür?
Elbet kesin çözüm değildir. Ama önemli olan da o değil. Önemli olan stratejik ortak dediğimiz ülkenin PKK'yı koruyup kollaması, İsrail'in Lübnanlı sivilleri bombalamasını meşru müdafaa sayarken Türkiye'nin PKK'ya karşı elini kolunu bağlamasıdır.
Bir başka hüzün verici konu... Çocuklarını korumak için PKK'ya karşı operasyon yapması yasaklanan Türkiye'nin Afganistan'da Amerikan askerlerini korumak için görev alması... İsrail'i Hizbullah'tan korumak için Lübnan'da görev almasının beklenmesidir...
Basında sansür...
Basından sansürün kaldırılışının 98. yıldönümü kutlanıyor. Okurumuz soruyor:
- Peki basının, özellikle görsel basının muhalefete uyguladığı sansür n'olacak? Bırakın başbakanı herhangi bir bakanın en küçük "icraatı" haber değeri taşırken, koskoca muhalefet liderlerinin esamesi okunmuyor.
Hatırlarsınız... Halkın Yükselişi Partisi Başkanı Yaşar Nuri Öztürk de geçenlerde medyada muhalefeti sansürleyenlere şöyle seslenmişti:
- Siz, Atatürk Cumhuriyeti'ni Talibanlaştırmak için çalışanları su başlarında tutmak isteyen vicdanı ve aklı virüslü sömürge çocukları mısınız?
Özgürlüğün ödülü
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Basın Özgürlüğü Ödülü bu yıl karikatürist arkadaşımız Musa Kart ile Yargıç Mithat Kabaali'ye verildi. Musa Kart'ın Başbakan'ı kediye benzeten karikatürü İstanbul'da tazminata mahkûm edilmişti. Sakarya'da bir gazete karikatürü yeniden bastı. Başbakan dava açtı. Dava Asliye Yargıcı Mithat Kabaali'nin önüne geldi. Kabaali tazminat talebini reddetti. Ve o kararın gerekçesini önceki akşam ödülünü alırken bir kez daha okudu:
"Basının görevi; kamuoyunun genel yararlarını ilgilendiren tüm olaylar hakkında, bireyleri objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmaktır...
...Basının, yansız ve özgür biçimde haber vermek, bir düşünce ve görüşü tartışmak, eleştirmek, kamuoyunu uyarmak ve aydınlatmak gibi görev ve fonksiyonları vardır. Ve fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için basına bazı ayrıcalıklar tanınması gerekir. Kuşkusuz bu ayrıcalık ve özgürlük o meslek gruplarına bir imtiyaz sağlamak için değil, kamuoyunun temsilcisi olarak görüldüklerinden ötürü tanınmalıdır..."
Ankara Hayvanat Bahçesi'nden kaçan piton hâlâ ortalıkta yok. Orman Bakanı Pepe önlem olarak "Piton bulunana kadar kebap yemeyin" demişti.
Kebaba başlamak için Bakan'dan açıklama bekliyoruz... (Akif Kökçe)
m.asik@milliyet.com.tr
|
|
|

|