|
Servet ve sefalet
Geçen yıl temmuz ayında Hakkâri'nin Yüksekova ilçesindeydik. Bu köşede 20 Temmuz 2005'te yayımlanan yazımızda, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin "kalkınma"dan nasipsiz kalan ilçeye karşı "adalet"siz tavrını kısaca anlatmıştık. Yazı şöyle bitiyordu:
"Altyapı sıfır. Kentin ortasından akan dere kanalizasyon işlevi görüyor. Altyapı için 100 trilyon (TL) gerekli. Su sorununu çözmek için de 15-20 trilyon."
Kentin beklediği suyun kaynağı Hakkâri AKP Milletvekili Mustafa Zeydan'nın köyündeki arazinin içindeydi. Yüksekovalılar, Zeydan'ın suyu vermeyişinden yakınıyordu. Toplu bir yemekte konuştuğumuz Zeydan'a suyu niçin vermediğini sormuştuk. Başka bir köyün de suyu istediğini, bir çözüm bulunacağını söylemişti.
Aradan bir yıl geçince, Yüksekova Belediye Başkanı Salih Yıldız'ı arayıp su ve kanalizasyon sorununun halledilip halledilmediğini sorduk. Yüksekova Deresi, yine kentin içinden lağım vazifesi görerek akmaya devam ediyormuş. Su sorunu da çözülmemiş. Mustafa Zeydan, su işini aileden olan bir başka belediye başkanına havale etmiş. O da suyun Yüksekova'ya verilmesi için ayda 50 bin YTL istermiş. Yüksekova Belediye Başkanı Yıldız, "Bu parayı nereden bulup vereyim?" diyor.
Paranın adresi geçen hafta gazetelerde vardı.
Hem de Yüksekova'da, Mustafa Zeydan'ın yeğeninin düğününde, geline 20 kilo altın takılmış; son model BMW cip ile birlikte, hediyelerin tutarı 1 milyon YTL'ye (1 trilyon TL) ulaşmış.
Belediye Başkanı Yıldız, İller Bankası'ndan belediyelere nüfuslarına göre verilen payda Doğu'dakilere haksızlık yapıldığını söylüyor. Haksızlığın giderileceği vaat edildiği halde, yerine getirilmemiş. Üstelik, Yüksekova'nın nüfusu 130 bin iken, birtakım gerekçelerle 60 bine indirilmiş.
Sözde adalet ve kalkınmanın partisi olan AKP 4 yıldır iktidarda. Hâlâ muhalefet partisi gibi "cek"li "cak"lı konuşarak ve de din sömürüsü yaparak halkı avutmaya çalışıyor.
AKP Genel Başkanı Erdoğan, 4 yıldır Başbakan. Geçenlerde partisinin Ağrı kongresinde, Ağrı'yı da Hakkâri'yi de İstanbul'dan farksız duruma getireceklerini savuruyordu.
Ey Erdoğan! Şehrin ortasından lağım gibi akan Yüksekova Deresi'nden ne haber!
Diyeceksiniz ki; onun derdi türbana sarılarak, Ortadoğu'da Müslümanları katleden Bush'a tutunarak iktidarını sürdürmek.
Bir şiir
Dizelerimiz, Arzu Karadağ'ın "Kalbim Tut Beni" kitabından (Kora Yayın) "Üşümemsin" şiirinden :
"Yeşilin kollarında dağ etekleri/ Dağlar ki/Başlarında bulutları/ Sırtlarında semayı/Koyunlarında kar taşırlar/ Ağustos günleri"
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|