|
Başbakan'dan aşağıya...
BENZER bir olayın kahramanıyla karşılaşınca, "Aaaa, bu da ustasına ya da babasına benziyor!" deriz.
Lakin AKP'lilerin bazı davranışları kimseye benzemiyor.
Mesela, vatandaş azarlamak...
Hiçbir politikacının bunlar kadar vatandaşı azarladığını, kovaladığını biz hatırlamıyoruz.
***
ELBETTE, meydanlarda vatandaşla şakalaşan, tartışan politikacılar vardı, ama hiçbiri kimseyi azarlamadı. Hele Demirel, onun sabrına hayran olmamak mümkün değil. Bir keresinde, uyanığın biri, elindeki meşhur şapkasını kapıp kaçmaya başlayınca yakalamış, korumalarına gülerek, "Dokunmayın ha!" demişti...
***
ANLATIRLAR, "Demokratlar" İsmet Paşa'yı kızdırmak için akıllarınca tuzak kurmuşlar, Paşa konuşmasını bitirince, "Allah desene, Allah desene!" diye bağıracaklar, kışkırtacaklar. İnönü Allah derse, "Biz dedirttik!" diyecekler, demezse, "Allah diyemedi!" diye yayacaklar.
***
İSMET Paşa konuşmasını bitirmiş, tam ayrılırken, "Demokratlar" başlamışlar:
"Allah desene, Allah desene!"
Dini siyasete alet etmenin karşısında olan Paşa kurulan tezgâhı hemen anlamış, şapkasıyla meydanı selamlamış:
"Allahaısmarladık, allahaısmarladık."
***
ŞİMDİ, böyle bir şey yapın da görün başınıza gelenleri...
Önce "Yahu!" ile başlayan bir fırça yersiniz, hâlâ cesaretiniz varsa, üreticiyseniz, mağdur durumdaysanız, "Ananımızı ağlattınız!" derseniz, Başbakan haddinizi bildirir:
"Al ananı git!"
Başbakan, kendisini kızdıranların ağzının payını vermekte ustadır!
Mesela, birtakım holdinglere paralarını kaptıranları fena azarlar:
"Bana mı sordun da verdin kardeşim!"
İlk bakışta haklı gibi görünse de, soruyu soran, "Onlar sizin de arkadaşlarınız!" deyince, yanında oturan Devlet Bakanı Ali Babacan'a, "Bak bakalım bu sahtekâr neyin nesiymiş?" der.
***
BAŞBAKAN böyle olacak da Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik başka türlü mü olacak?
Başbakan'a benzemesi lazım...
Madem Başbakan böyle, o da Başbakan'ının izinde...
Van'da görev isteyen bir öğretmen adayına çok kızan Bakan'ın marifetini hep birlikte televizyonlarda gördük...
***
DELİKANLININ elinde öğretmenlik sertifikası var, görev istiyor, Bakan, "İhtiyacımız yok!" diyor, o da isyan ediyor:
"Peki, biz nereye gidelim? İran'a mı gidelim! Ben hakkımı arıyorum!"
Bakan'daki şiddete bakın:
"Git nerede ararsan ara!"
Bir Bakan'a yakışan laf mıdır bu?
Ama Başbakan'ı "Lan"la başlayıp "Ananı al git!"le bitirirse, Bakan da ona benzemek için yarışır. Fırsatı bulmuş, kaçırır mı?
"Aferin Hüseyin Bey, ağzının payını vermişsin keratanın!" diye takdir edilmenin hayali var!
***
AMA öğretmen adayı Niyazi Şen, bu defa Bakan'ın kardeşi Ramazan Çelik'in gadrine uğruyor, o da payını veriyor, polisler Niyazi Şen'i götürürken, o bağırıyor:
"Bakan'ın kardeşinden de küfür yedik!"
Başbakan'a "aile boyu" bağlılık böyle olur!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|