Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Temmuz 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yoksulların sesi hiç duyulmaz ki...


Yıllardır alıştığımız adıyla Devlet İstatistik Kurumu DİE ya da yeni adıyla Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK'in yoksulluk araştırmasının sonuçları geçtiğimiz aylarda gazetelerde de yer aldı; ama Türkiye'de 20 milyona yakın insanın yoksulluk ve sınırının altında yaşadığını kime söylesem, "Olmaz öyle şey" diyerek burun kıvırıyor.
Büyük kentlerdeki lüks otellerin konferans salonlarında düzenlenen seminerlerde iftiharla telâffuz edilen büyüme rakamları, ihracat artışları ve tek haneli rakamlara düşmüş enflasyon oranları, 5 bin dolara yaklaşan kişi başına GSMH'lar madalyonun sadece görünen ve "gösterilen" yüzü.
Madalyonun diğer yüzünde ise Türkiye nüfusunun dörtte birini oluşturan aç ve yoksulumuz var.

Her 77 kişiden 1'i aç
TÜİK'in yoksulluk araştırmasından derlediğim üstteki tablodan da görebileceğiniz gibi Türkiye'de her 4 kişiden 1'i yoksulluk sınırının altında, -inanması zor ama- her 77 kişiden 1'i de açlık sınırında yaşıyor! TÜİK'in araştırmasında açlık sınırı; günde kişi başına 1 doların altı (1.5 YTL), yoksulluk sınırı ise günde 4.3 doların altı (7 YTL) olarak hesaplanmış.
909 bin vatandaşımızın "aç", 18 milyon vatandaşımızın "yoksul" tanımına girdiği günümüz Türkiyesi'nde etkili ve yetkili çevreler, iş dünyası, uzmanlar, aydınlar, ünlü ekonomistler, değerlendirmelerini acaba neden bu 18 milyonu hesaba katmadan yaparlar?
Yoksulluğu tanımlayan önemli özelliklerden biri de sesini duyuramamaktır. Onlar medyamızda ya çarpıcı yoksulluk manzaralarıyla, ya kamyonlarla dağıtılan ekmekleri kapışırken, ya da bireysel hayırseverlik örneklerinin övülmesi çerçevesinde figüran olarak gündeme gelirler.
Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu Eşbaşkanı Prof. Dr. Ayşe Buğra'nın da altını çizdiği gibi "Türkiye'de medya ve kamuoyunun yoksullukla ilgilenme biçimi, sosyal politika taleplerine ve sosyal harcamalarla ilgili bir sorgulamaya dönüşebilecek nitelikte değil.
Yoksulluk sosyal politika bağlamında, sosyal yardımlara ayrılan ya da ayrılmayan kamu kaynakları bağlamında tartışılmıyor. Ve yoksulların bu konudaki tercihlerini ortaya koymaları beklenemeyeceğine göre -kimsenin de onlar adına konuşmadığı bir ortamda- Türkiye'de çağdaş bir sosyal yardım politikasının kurumsal yapısının güçlenmesi de maalesef pek kolay görünmüyor."

Büyük resmin içinde yok
Murat Belge'nin Radikal'deki yazısında altını çizdiği gibi işsizlik, yeni ekonomik düzenin kalıcı öğesiyse, yoksulluk pek çok sorun arasından sıyrılıp karşımızda heyulâ gibi dikiliyorsa ve sadece Türkiye'de değil, en zengin ülkeden en perişan olanına, günümüzün küresel dünyasında yoksulluk sorunundan nasibini almayan kalmamışsa...
Belge, "Bu sorunun devamı karşısında sosyalistler bir şey yapmayacak da kim yapacak?" diye soruyor. Ben gazetecisinden akademisyenine, işadamlarından siyasetçisine, ekonomistinden aydınına Türkiye üzerine düşündüğü iddiasında olan herkesi, yaptıkları değerlendirmelerde mutlaka 18 milyon yoksulumuzu da büyük resmin, makro dengelerin içine katmaları gerektiğini düşünüyorum.




mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Doğu kalkınması
DÖRT bin metrekare genişliğinde bir tekstil f...
Çetin ALTAN
"Yüz Yıl Savaşları" ve maden suyu sodası
Napolyon'un ünlü bir sözü vardır; "savaş nedi...
Melih AŞIK
İran senaryoları
Uğur Mumcu gibi aydınlarımızın katlinde rol o...
Fikret BİLA
Ankara asker göndermeye nasıl bakıyor?
Türkiye, Birleşmiş Milletler'in (BM) ve NATO'...
Hasan CEMAL
İş dünyası, AKP dünyası!
İş dünyası ya da büyük iş dünyası diye genell...
Güneri CIVAOĞLU
Lozan'ı delmek...
ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın "Yeni bir Ortado...
Abbas GÜÇLÜ
Yeni açılan üniversiteler ve bölümler
Yeni açılan 15 yeni üniversitenin rektörleri,...
Hurşit GÜNEŞ
Petrolsüz açık
Cari açık tartışmaları gerek medyada, gerek p...
Nail GÜRELİ
Servet ve sefalet
Geçen yıl temmuz ayında Hakkâri'nin Yüksekova...
Sami KOHEN
"Yeni Ortadoğu" stratejisi
"YENİ bir Ortadoğu için zaman geldi... Buna k...
Metin MÜNİR
Bir domates, on domates
Modern tarım yöntemleri doğayı mahvetmekle ka...
Hasan PULUR
Başbakan'dan aşağıya...
BENZER bir olayın kahramanıyla karşılaşınca, ...
Meral TAMER
Yoksulların sesi hiç duyulmaz ki...
Yıllardır alıştığımız adıyla Devlet İstatisti...
Ece TEMELKURAN
Roma'ya bizi götürün!
Herkes olan bitenden bir "doğal afetmiş" gibi...
Osman ULAGAY
'Tezkere' geçseydi mucize mi olacaktı?
Irak'ı işgale hazırlanan ABD güçlerinin bu am...
Güngör URAS
TMO, dünya fiyatından buğday satıyor
Nedim Şener'in Milliyet'te yayımlanan haberin...
M. Ali BİRAND
İran, ABD ile güç pazarlığı yapıyor
İran ile Batı dünyası arasındaki çekişmeye dı...

© 2006 Milliyet