Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Temmuz 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Söz, müzik, emek ve mimik: Candan

Açıkhava'da önceki gece "şarkılarını söz ve müzikten fazla bir şey olarak icra eden" bir sanatçı, Candan Erçetin vardı. Binlerce dinleyicisinin eşliğinde, kıstığı gözleriyle keskinleşen "umursamaz" ifadesiyle söyledi şarkılarını...

Doğan Akın

Ağustosa merdiven dayamış bir temmuz akşamında Açıkhava'dayız. Tribünler, hemen her yaş ve uğraştan yan yana dizilmiş dikey bir Türkiye ile dolmuş taşıyor.
10 kişilik orkestra, yeşil tüllerle bulutlanmış ve besbelli adamakıllı uğraşılmış sahnede sessizce yerini alıyor.
Kuşaklararası şarkının müziği yavaş bir tempoda başlarken sahnenin gerisinde Candan Erçetin beliriyor. Bakır rengi saçları ve önünde çaprazlanan kedi adımlarıyla ağır ağır yürürken başlıyor: Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar.
İlk parça, araya "Neden" ve "Dayan" şarkılarından birer bölüm alınıp başa dönüldükten sonra bitiyor. İnternet oylamasıyla belirlenen repertuvar, şarkıların tipi gibi savrulduğu bu gezintilerle geceye sığdırılacak. İzleyici son sözünü en başta söylüyor ve "vokal"e ilk parçada başlayan tribünler alkışla dalgalanıyor.
Mustafa Oğuz'un İstanbul geleneklerine eklediği Açıkhava Konserleri'nin salı gecesi yapılan ilkinde yine Erçetin var. Kendisini 11 yılda Türk pop müziğinin temel taşlarından birisi haline getiren şarkıları, yorumu... Ve ne söylerse söylesin "sızlayan" sesiyle Candan Erçetin!
Erçetin'in, özel yaşamını "haber" olmaktan özenle kaçıran tavrını da ekleyince... 4 bin kişi alan bu tribünleri üst üste defalarca doldurabilen titiz bir müzisyenin üç boyutlu portresi belirginleşiyor!
Bütün geceye yayılacak üslubu ilk parçada sahneye yerleşiyor. Yanlara doğru uzanan bacakları üzerinde yaylanırken hızını şarkılardan alan bir sarkaç gibi sallanıyor. Sürekli arkaya, beline doğru kaçan sol eli, müziğin ritmini tercüme ettiği doğal bir "metronom" gibi mekik dokuyor.

'Memleket şarkısı sesi'
İlk şarkıdan sonra, sahip olduğu "memleket şarkısı sesi"ni daha da belirginleştiren durumu açıklıyor, nezleye yakalandığını söylüyor!
Şarkılarını "söz ve müzik"ten fazla bir "şey" olarak icra eden bir sanatçı var sahnede. "Meğer"de "Ağlamam artık ihanet edenlere" derken, kıstığı gözleriyle keskinleşen "umursamaz" ifadesi "söz ve müzik"e eklenen "mimik" olarak şarkıya dahil oluyor.
Oylamadan "hanımların bir numarası" olarak çıkan "Onlar yanlış biliyor" topluca söyleniyor ve bir caz kaçamağı ile kopkoyu üflenen bir klarnetin ardından bitiyor. Ardından "Sensizlik", "Sitem" ve hep beraber "Ooool-maz bir ta-nem."
"Parçalandım"ı, "Hayranım sana" ve "Tu te reconnaitras" izliyor. 1973'te Lüksemburg'u Eurovision birincisi yapan Anne Marie David'in bu şarkısı, Nilüfer'in unutulmaz yorumunun ardından Erçetin'in Fransızca-Türkçe versiyonuyla tribünleri dalgalandırıyor:
"Göööö-ree-cek gö-re-cek-sin keeeen-dii-ni..."
Birinci bölüm "Yalan"la bitiyor.

Yunanca-Türkçe gazino
Yarım saat süren uzun aradan sonra değişen dekor, kıyafetler, çıplak ayaklar, şarkılar ve danslarla "daha Trakyalı" olan 2. bölüm, oylamada birinci çıkan "Söz Vermiştin"le başlıyor.
Binlerce kişi tarafından danslar eşliğinde söylenen "Bir yangının külünü" uzun ıslıklar ve alkışlarla noktalanıyor.
Sıra, "Çapkın"la başlayan konserin en ilginç bölümünde. Erçetin şarkının ilk bölümünü Yunanca söylerken tribünler "yıkılıyor!"
Trakyalı bir Türk müzisyenin Yunanca söylediği şarkılarla kurulan kalpten kalbe yollar üzerinden suyun öte yanına bir çırpıda geçiliyor. Yine Türkçe-Yunanca söylenen "İndim havuz başına" ile görülmeye değer bir duygu trafiği yaşanıyor.

Dokuz sekizlik tur
Sanatçı sahnede ayak basmadık yer bırakmazken, özellikle gümbür gümbür dövülen davullarla Açıkhava devasa bir gazinoya dönüyor.
Beyaz mendillerle söylenen "Sallasana", efkârlı bir kemanla başlayan "Unut sevme"nin ardından konser "Sevdim sevilmedim"le biter gibi oluyor. Ancak orkestranın takdim edildiği ve "Çav bella" ile biten bölüm de küçük bir konsere dönüşüyor.
Tribünlerdeki dansçı nüfusun patladığı bu bölümde Erçetin de sahnede "dokuz sekizlik" kadınsı bir tura çıkıyor!
Üç kez çıkılan "bis"te söylenen son şarkı "Çiftetelli Turkika" oluyor. Yaklaşık 3.5 saat sahnede kaldığı geceye "alıntıladığı" şarkılar dahil 43 parça sığdırıyor Candan Erçetin.
Sızlayan... Yükseldiği tonları vaat etmeyen umulmadık sesi... Ve sanki tahta bavullarda biriktirdiği şarkılarıyla, üç kez daha geçecek Açıkhava'dan.
Memleket yolcusu kalmasın!

Sevenleri seçti, Erçetin söyledi

BORA BAĞCIBAŞI
Candan Erçetin, önceki gece Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki konserinde sevenlerinin internetteki oylamada seçtiği 30 şarkıyı seslendirdi. Bir ilke imza atarak söyleyeceği şarkıları www.candanercetin.com.tr ve www.biletix.com'da yaptırdığı anketle belirleyen Erçetin, "4 konser vereceğim. Toplam 4 bin kişiden 16 bin kişi eder. Ama şu an oylamada 30 bin kişi oy kullanmış ve 900 bin şarkı seçilmiş. Konsere gelmeyenler de oylamaya katılmış" dedi.

"Söz Vermiştin" birinci
Erçetin'den en çok istek alan şarkı "Söz Vermiştin" adlı parça oldu. Bu şarkıyı "Elbette", "Gamsız Hayat", "Onlar Yanlış Biliyor", "Parçalandım" ve "Yalan" adlı şarkılar takip etti. Kadın dinleyiciler "Onlar Yanlış Biliyor"; erkek dinleyiciler de "Söz Vermiştin" adlı parçaları birinci seçti. Erçetin'in 15 yaşın altındaki hayranları da verdikleri oylarla "Mühim Değil" adlı şarkısını ilk sıraya taşıdı.

Eşlik ederken gözleri doldu

BORA BAĞCIBAŞI
Sevgilisi Tony Theodorakis ile ilişkisini bitiren Pınar Altuğ, önceki gece bir arkadaşıyla birlikte Candan Erçetin'in konserini izledi. Erçetin'e hayran olduğunu söyleyen Altuğ'un bir hayli zayıfladığı gözlerden kaçmadı.
Altuğ, "Rejim yapmıyorum. Son 15 gündür yaşadığım şeylerden dolayı kilo verdim. Son dönemde bizimle ilgili çıkan haberlere çok üzüldüm. Ne Tony'nin yanındaki kızı tanıyorum, ne de benim yanımdaki sevgilim. İki senelik bir birliktelik yaşadık. Unutmak kolay değil. Tony'yi hâlâ seviyorum" dedi. Altuğ, konsere sık sık gözleri dolarak eşlik etti.
Konseri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler de eşiyle izledi. Erçetin'in şarkıları boyunca sık sık oryantal dansı yapan Güler'in küçük kızı, Erçetin'in daveti üzerine bu dansını sahnede de sürdürdü.




MAGAZİN
Söz, müzik, emek ve mimik: Candan
Sezen'le 'Tempo' tutacaklar
Bizi ancak Reina ayırır!
Umutsuz ev kadını hayalet olacak
Söyle belediyeni, söyleyeyim yıldızını
Bodrum bu yaz yine cıvıl cıvıl
Kadın radyosu fikri bir erkekten çıktı







ALİ EYÜBOĞLU


NİLAY ÖRNEK


ŞENAY DÜDEK

© 2006 Milliyet