Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Temmuz 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Iraklı Kürt realitesini ne zaman tanıyacağız?


Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök bundan bir süre önce Irak'taki yeni gerçekleri tanımamız gerektiğini söylemişti. Bu gerçeklerden biri de Kürtlerin "yeni Irak"taki merkezi konumudur.
Bu çerçevede Celal Talabani "Irak Cumhurbaşkanı", Mesut Barzani de "Kürt Bölgesi Başkanı"dır. Türkiye'de birçok kişinin hoşuna gitmese de, bu düzenleme yeni Irak anayasasına dayanıyor.
Yani, değişmesi için anayasanın değişmesi gerekiyor. Oysa tam şu günlerde, -üstelik İstanbul'da bu anayasanın her yönüyle hayata geçirilmesi konusu, BM şemsiyesi altında, kapalı kapılar ardında ve Türkiye'nin resmi katılımıyla ele alınıyor.

Kürt liderler güçleniyor
Kısacası, "Türkiye kendilerini istemiyor" diye Talabani ve Barzani, "yok olmayacaklar." Tam aksine konumları aslında giderek güçleniyor. Zira, Irak'ın diğer bölgelerindeki kaosa rağmen, kendi bölgelerini üstelik büyük ölçüde Türk girişimcileriyle kalkındırmaya ve istikrara kavuşturmaya devam ediyorlar.
Nitekim, "Kürt yönetimi" tam bu günlerde, "Diğer Irak" adı altında büyük bir tanıtım kampanyası başlatıyor. "Kürdistan"daki istikrara işaret ederek bölgeye yabancı yatırımcı ve turist çekmeyi umuyor.
Bu gelişmeler devam ederken, El Hayat gazetesinde 12 Temmuz'da bu konuda uzun bir yorumu yayımlanan Sami Şoroş gibi önde gelen Iraklı Kürtler, "Ankara'nın Irak ile ilişkilerini normalleştirmekten niçin çekindiğini" soruyorlar.

Üst düzeyde diyalog isteği
Buradaki "nüans"ı kaçırmamak lazım. Iraklı Kürtler, Türkiye'nin kendileriyle olan ilişkilerini normalleştirmesini, "Irak ile ilişkilerin normalleşmesi" olarak görüyorlar.
Bunda yalnız da değiller. Buna sadece ABD'nin değil, Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin de katıldığını yazılanlardan biliyoruz.
Ancak Türkiye, Irak'taki gerçeklere direnerek Kürtlerle diyalog kapısını bir türlü aralamıyor. Bunun yanlış olduğuna inananlar arasında önemli devlet kurumlarımızın ve üst düzey yetkililerimizin de olduğunu duymak belki bazılarını şaşırtabilir.

Talabani hatası
Örneğin, işbaşına gelmesinin ardından gönderilen "soğuk tebrik mesajı"ndan sonra Cumhurbaşkanı Talabani'ye halen bir resmi davet gitmiş olmaması hatalı bulunuyor.
Dışişleri Bakanı Gül'ün ise -bırakın Erbil'i- Bağdat'ı bile ziyaret etmemesi dikkat çekiyor.
Oysa iki ülke arasında, başta PKK olmak üzere, görüşülecek çok önemli siyasi, askeri ve ekonomik konular var. Talabani'nin, Bağdat maslahatgüzarımız Aydın Sercen'i makamına çağırarak PKK konusunda atacakları bazı adımları duyurması basına yansıdı.

Üçüncü şık yok
Talabani'nin bu görüşmede Kerkük konusunda da olumlu sözler sarf ettiği, bu gibi konularda Ankara ile işbirliği yapmak istediklerini yansıtan ifadeler kullandığı ise yansımadı.
Ankara kulislerinde söylenenlere bakılacak olursa, Talabani ve Barzani ile diyalog kopukluğu "devletin en üst kademesinde kendilerine duyulan antipati"den kaynaklanıyor.
Olabilir. Ama bu durumda ya Irak'ı "hasım" bir ülke ilan edip ona göre davranacağız, ya da, Hilmi Paşa'nın da dediği gibi, bu ülkenin yeni gerçeklerini tanıyıp politikamızı ona göre geliştireceğiz. Burada üçüncü bir şık görünmüyor.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Anadolu ayağa kalkıyor
ANADOLU bütün tarihinin en büyük değişimini y...
Çetin ALTAN
Saka kuşunun ötüşü
Dün sabah saat tam 6'da elektrikler yine kesi...
Melih AŞIK
İzin dilekçesi...
Yaz sıcak ve olaylı geçiyor... Siz okurlardan...
Fikret BİLA
Babacan: Torunlarımız hesap sorar
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ü...
Hasan CEMAL
Erdoğan'a mesajlar!
Büyük iş dünyasının önde gelen isimlerinden b...
Güneri CIVAOĞLU
İyi niyet taşları
Bir tarih devi İsmet Paşa, yatağında, ayağa k...
Can Dündar
Üçkâğıtçılık sınıf atladı
Eskiden "Dolandırıcılar Kralı" Sülün Osman'dı...
Abbas GÜÇLÜ
Herkes her yerde öğrenim göremez
Tercih sıralamalarıyla ilgili o kadar ilginç ...
Hurşit GÜNEŞ
Yarım kalan tarım
Fındıkla ilgili tartışmalar sürüyor. Hükümet ...
Doğan HEPER
ABD, PKK konusunda çark etti
İKİ görüş var:
Semih İDİZ
Iraklı Kürt realitesini ne zaman tanıyacağız?
Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök bundan b...
Sami KOHEN
Roma fiyaskosu
RESMİ ağızlar Lübnan'la ilgili Roma Konferans...
Hasan PULUR
Hanefi Avcı gibi adamlar
YOOO, bu Hanefi Avcı'ya birileri haddini bild...
Derya SAZAK
Yeni Ortadoğu
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice baklayı...
Meral TAMER
AKP'den yoksula lütuf var, hak yok!
Her 4 kişiden 1'inin yoksulluk sınırının altı...
Yaman TÖRÜNER
Gayrimenkul sektöründe fiyatlar ve riskler
Gayrimenkul sektörü Türkiye'de ve dünyada yen...
Güngör URAS
İSO bulguları TÜİK rakamlarıyla çelişiyor
İSO (İstanbul Sanayi Odası) 500 büyük sanayi ...
Serpil YILMAZ
Murdoch şokunu atlatmak kolay olmayacak
Geriye doğru gidersek, bu sütunlarda 7 Ağusto...
M. Ali BİRAND
Türkiye, deli güllabiciliği yapıyor!
Türkiye'nin, bir yandan Filistin-İsrail öte y...

© 2006 Milliyet