|
 |
|
|
47 yılın tortusu temizlenebilir mi?
Görüş / Bülent Buda
Pandora'nın kutusu, Cemal Ersen'in Oğuz Sarvan'la yaptığı söyleşide açıldı diyebilir miyiz? Bütün kötülükler ortaya dökülüp, günah çıkarma seanslarıyla mevsimler daha temiz kılınabilir mi? Umabilir miyiz bundan böyle çok şeyin eskisi kadar kirlenmeyeceğini?
Baksanıza daha işin başında Ankaragücü Başkanı belden aşağı vurmaya başladı bile. "Benden maç isteyenden, nikahlı karısını isterim!" Göreceksiniz daha nice inciler dökülecek koca koca adamların iki dudağı arasından. Futbol dünyasının düzeyi bu. Niye yadırgıyoruz ki? Hepimiz aynı mahallenin çocukları değil miyiz?
Oysa 47 yılın biriken tortusu bu. Bayağı da hacimli. Yapılan da yumuşak dokunuşlar. Isınma turları gibi. Varacağı yere kadar gider mi? Var mı bu işi sonuna kadar götürecek sağlam bir irade, 47 yıllık tortuyu alt katmanlarına kadar kazıyacak babayiğitler? Ahbap-çavuş ilişkilerinin kökü derinlerde. Bükülemeyen bir gelenek oluşmuş kuşaktan kuşağa geçişlerle. Şimdilik ufak tefek atışmalarla gündem kızışıyor gibi bir izlenim yaratılır. Sonra paslaşmalar başlar, "Kendi topuğumuza kurşun sıkmayalım" niyetiyle.
Yazıp konuşabilseler
Oğuz Sarvan, "Arkamda konuşacak çok adam var" diyor. Kaç vakte kadar adamlıkları, uyarılar ufaktan başladığında? Ayaklarının altındaki zemin kaymaya görsün. Olanaksızlaşır dik kalmak. Eğilip bükülmek de ata yadigarıdır. El öpme ritüeli de baş göstergesidir. Yazılı basında beş altı sıkı delikanlı var. Bayağı zorluyorlar sistemi ve de tepeleri. Bir kaç da eski tüfek var duayen olarak kabul görmüş! Onlar da omuz verseler bu yürekli delikanlılara, kireçlenmelerine iyi gelir. Kasları gevşer, ruhları rahatlar. Ama onlar bulaşmaz böylesi derin mevzulara. Yüzeylerde gezinip, kendilerine dokunamayacakların hesap dökümüyle vakit öldürürler. Örneğin "Daum, sen bu işten anlamıyorsun", "Gerets, takımını iyi izliyor musun?", "Tigana, kürdan sana yakışıyor", "Fatih, kendini tek adam sanma", "Hesap ver Denizli" vs.. Geçmişlerinde beceremedikleri işi, kalemleriyle aşağılama kolaycılığında ne denli sirkeleştiklerinin farkında değiller. Oysa ne çok alış veriş öyküsü var onlarda. Yazabilseler, konuşabilseler!
Yazı lastik gibi çektikçe uzuyor. Yerimizse dar. Sığamıyoruz bazen. Bekleyelim bakalım, bu işin sonu nereye varacak?
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|