Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir.
İnsan Hakları Evrensel bildirgesi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Savaş haberciliği ve insani boyut!

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırısı, eğlence kültürüne odaklanmış görsel medyanın, sansasyon boyutu olmadıkça savaşın insani boyutunu yansıtmaktaki isteksizliğini gözler önüne serdi

DERYA SAZAK


Televizyonun savaşı izleyiciler açısından "daha az gerçek" hale getirdiği, iletişim bilimcilerin üzerinde anlaştıkları bir olgu. 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgaliyle patlayan Körfez Savaşı oturma odalarından izlenen ilk savaş olarak tarihe geçti.
2003'te bu kez Saddam'ı devirme "demokrasi ve özgürlük getirme" adına ABD Irak'ı işgal etti. Bağdat semaları Amerikan füzeleriyle aydınlanmaya başladığında gece yarısı televizyonlarını açanlara "lazer gösterisi" gibi gelen bu teknolojik saldırının kaç kişinin ölümüyle sonuçlanacağı savaş düğmesine basanların umurunda değildi.
Demokratik toplumlarda medyanın görevi böyle zamanlarda başlar.
Halka gerçekleri göstermek!
Objektifi, kameraları, yazar, çizerleri doğru yerde konumlandırmak.
Savaşlarda etik sorunları irdeleyen Galler Üniversitesi'nden Kevin Williams şu gerçeğin altını çiziyor:
"Vatandaşların hakları ve sorumlulukları vardır ve kuşkusuz savaş dönemlerinde bu hak ve sorumluluklardan biri de bu savaşın bedelini görmek en azından görme şansını elde etmektir. Bu bedel, ateş altında kalan komşusunun cesedi de olabilir, masum sivillerin öldürülmesi de."
İsrail'in Lübnan'a saldırıları "savaşın acımasız yüzü"yle toplumları bir kez daha vicdanlarıyla hesaplaşma noktasına getirdi.
Bir haftada harabeye dönen Beyrut ve çevresinde 500'e yakın insan öldü, 500 bin kişi bombalardan korunmak için evini, barkını, ülkesini terk etmek zorunda aldı.
Ekrana yansıyan görüntüler savaştan çok deprem veya tsunami felaketini andırıyordu.
Yıkık dökük mahallelerde dökülen kan televizyonlara yansımıyordu.

Körfez Savaşı dersleri
Vietnam ve Körfez Savaşı'ndan edinilen derslerle ABD'nin geliştirdiği savaşı 'temiz gösterme' yöntemleri başarıyla uygulanıyordu. Irak'ta olduğu gibi her gün 60'dan fazla insanın öldüğü patlamalar birkaç saniyelik görüntünün ötesine geçmiyor, yerle bir olan Lübnan'daki insanların akıbeti 'sivil kayıplar' başlığı altında geçiliyordu.
Savaşlarda kamuoyunu etkileme açısından Körfez Savaşı pek çok teknik geliştirdi:
"Philip Knightley'e göre bu savaş sansürün tarihinde tehlikeli bir gelişmeye de imzasını attı. Sansürün yeni görevi, 'savaşta sivillerin öldüğü' gerçeğiyle ilgili, savaşın doğasına ait kamusal algılamayı değiştirmekti.
Yetkililerin çizdiği savaş tablosu ölülerin olmadığı bir tabloydu!
Silahlı kuvvetlerin video görüntülerinde 'akıllı' bombalar zaiyatı 'en aza indirerek' binaları dikkatli şekilde vuruyordu. Askeri bilgi veren yetkililer hava saldırılarının 'cerrahi operasyon' gibi işlendiğini anlattı. Çatışma sırasında sadece birkaç ceset görüldü.
Kullanılan dil ölümleri saklıyordu. Ölen siviller yerine 'kısmi zarar' ölen askerler yerine 'düşmanın sahip olduğu kapasitenin zayıflatılması' halk yerine 'yumuşak hedefler' bomba yağdırmak yerine 'halı döşemek' terimleri kullanılmıştı.
Bilgi veren askeri yetkililerin zaiyatı bildirme konusundaki isteksizlikleri de bu savaşta gerçek insanların işe karışmadığı duygusunu uyandırıyordu."

okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr

Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul



OMBUDSMAN
Savaş haberciliği ve insani boyut!
Bodrum Türkbükü'nden bildirmek
Bir kaza ve üzücü bir fotoğraf






Okur Temsilcisi, Milliyet gazetesinin içeriği (haber, yorum, fotoğraf, başlık, spot, sayfa düzeni, baskı, kağıt vs.) ile ilgili olarak okurlardan gelen şikayetleri ele alır; bunları basın etiği (doğruluk, denge, tarafsızlık, adil yaklaşım...) ve temel kalite ölçütleri açısından inceleyerek görüşlerini okurlarla paylaşır.
Görüşleri kendisine aittir.
Okur Temsilcisi, Milliyet'in gazete ve internet içeriği ile ilgili tüm şikayetlerinizi bekliyor.
Tel: (90) 212 505 68 40
Fax: (90) 212 505 68 09
Posta: Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
Ombudsman e-mail:
okur@milliyet.com.tr

OKUR ARŞİV
22 Mart 1999 ile 20 Kasım 2000 tarihleri arasındaki okur sayfalarına aşağıdan ulaşabilirsiniz. 20 Kasım 2000 tarihinden sonraki sayfalara gazete arşivinden ulaşabilirsiniz.



© 2006 Milliyet