Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Namaz kılmayanlar seçim kazanabilir mi?


Kendi "kimlik" kartvizitini; "Kemalizm", yahut "Müslümanlık" gibi, üretim dışı politik bir üslup markasıyla bütünleştirmiş olanlar, diledikleri kadar kirpileşe dursunlar birbirlerine...
Türkiye'nin de içinde bulunduğu "uzay çağı" gemisinin rotası, bizim 72 milyonun iradesi dışında çizilmede...
"Gün bugün, saat bu saat" pragmatizmiyle, 2050 yılına atlamak kolay değil.
Torunum yaşındaki gençlerin, 60'ına geldiklerinde; suyu çekilmiş dere kurbağalarına dönmemelerini dileriz.
* * *
Belirli kalıplar içinde beyinleri buzlandırmakla, köylü ağırlıklı bir toplum olmanın aşılamadığı ortada...
Kadınsız kahkahasız, erkek erkeğe kahvelerinin simgelediği "Şark köylülüğü" ise; "orta çağ" limanında, ölümden sonraki engin mükafata odaklı...
Ne "Nizam-ı Cedit", ne "Tanzimat" ne de kışla emirli "Cumhuriyet" aşabildi bunu...
* * *
Başbakan Tayyip Bey'in, yetiştiği ortam ve yaşadığı gençlik yıllarından sonra, tırmandığı merdiven her gün ekranlarda. Şayet namaza niyaza, İslamın şartlarına bağlılığı bilinmese, yine başbakan olabilir miydi?
Sanırım, kendisi de itiraf eder ki:
- Hayır.
* * *
450 bin erkek erkeğe kahvesini dolduran yığınlar; kırsal kesimden geçinme dönemini aşmış ve kentlerdeki fabrikalarda çalışmaya başlamış olsalardı; ölümden sonraki engin mükafata odaklanmak yerine, sol yumrukları havada barikatlara çıkacaklardı.
"Cumhuriyet"in sınıfsallığı reddetmesi; Türkiye'deki sosyo-ekonomik tablonun -okullarla medya da dahil- ön plana çıkarılmasını köstekledi.
Ve geri kalmışlığın tüm sorumluluğu, Lenin'den aşırılmış bir deyimle "emperyalizm"in üstüne yüklendi.
* * *
"Emperyalizm" kavramı, Karl Marks'ın tüm yapıtları içinde sadece 4 yerde geçer ve "Emperyalizm, kapitalizmin son aşamasıdır" demesini; "emperyalizm, kapitalizmin işçi sınıfı sömürüsüne devam edebilmesinin son çaresidir" diye değerlendirmek gerekir.
Çünkü "emperyalizm"; işçi sınıfı sömürüsüne dayalı bir üretime, pazar yaratabilmek için; köylü ağırlıklı toplumların, fabrika teknolojisine geçmesini engellemek demektir.
* * *
Nüfusunun 3'te 1'i fabrikalarda işçi olarak çalışan bir toplumda; işçi sınıfı, kendisini düşük bir yevmiyeyle çalıştıran kapitalistlerin, ürettikleri malları alamaz.
Ve işçi sınıfı sömürüsüne dayalı bir kapitalizm, kendi toplumunda pazarını genişletemediğinden, mallar şişmeye başlar.
Tek çare, malları, aynı üretimi yapamayan köylü ağırlıklı toplumlara satmak ve onların köylülüğü aşmasını engellemektir.
Lenin, bu çemberi kırmak için; yeterli bir işçi sınıfından yoksun olarak, bir işçi-köylü ihtilali yapmak zorunda olduğunu iddia ediyordu.
* * *
Emperyalizm, köylü ağırlıklı toplumların hem gelişmesini engellemenin, hem de kendisine yüklü kârlar sağlamasının en akıllı yöntemi olarak; onların saltanata meraklı yöneticilerine bol bol silah satma yöntemini seçti.
* * *
Türkiye de, köylü ağırlıklı toplumları sarmalayan böyle bir çarkın içine kaydı...
O nedenledir ki, son 80 yılda silah alımlarına kaç yüz milyar dolar harcandığı ve alınan silahların miadının ortalama ne kadar zamanda dolduğu hiçbir zaman açıklanamadı ve açıklanamayacak da...
* * *
Kadınsız kahkahasız, erkek erkeğe kahvelerini dolduran yığınlar; fabrikalarda işçi olarak çalışma dönemine geçebilselerdi; ölümden sonraki mükafata layık olmaya çalışan, kendilerine benzer namazcı niyazcı bir liderin değil; Jaurès'e benzer bir liderin peşine takılacaklardı.
Ne yazık ki, enerji kaynaklarının değişimiyle ilgili sosyo-ekonomik bir diyalektiğin, kamuoyunun ortak bilincine aktarılmak istenmesi; aşırı cezalandırıldı Türkiye'de...
Ve şimdi bunun bedelleri, ağırlaşarak ödenmede...
* * *
Teknoloji geliştikçe, enerji kaynakları da, "uzay çağı"nı başlatacak biçimde değiştikçe; işçi sınıfı sömürüsüne dayalı kapitalizm; bir yandan kol gücüyle çalışma dönemini tarihe gömme, bir yandan da yeryüzündeki 4 milyar yoksulu burjuvalaştırma misyonunu yüklenme evresine girdi.
* * *
"Ulus-devlet" modeli ve onun tomurcuklandırdığı demagoglar saltanatıyla, Hazine'den geçinmeli kadrolar; kapitalizmin yeni misyonuyla çatışmada...
Köylü ağırlıklı toplumlar, emperyalizmin yarattığı engellerden çok; kendi feodallerinin, kendi şeyhlerinin, demagoglarının "kümese horoz olma" kavgalarıyla ırgalanıyorlar.
* * *
Her 2 Dünya savaşında 60 milyon insanın ölümüne neden olmuş bulunan Avrupa ülkeleri; Avrupa Birliği vatandaşlığında buluşmak zorunda kalıyor, Avrupa Birliği Parlamentosu, Avrupa Konseyi, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Mahkemesi kuruluyordu.
Alman markı, Fransız frangıyla "euro"da ve tek bayrak altında -bir anlamda- bütünleşiyordu.
Ve bu aynı zamanda, iyice hızlanan iletişim, ulaşım ve turizmle "küreselleşme"nin ve "dünya vatandaşlığı"na doğru yönlenmenin bir modeliydi.
Bill Gates, politika esnaflığının sağladığı getirinin, çok üstüne çıkmıştı.
* * *
Türkiye de, çaresiz aynı evrensel rüzgârlara uyduracak yelkenlerini...
Gönül, genç kuşakların fazla fire vermeden değişmesini arzular, modası çoktan geçmiş buzlanmış beyinlerin...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Lübnan'a asker göndermek?!
KONUYU Dışişleri kaynaklarından araştırdım. T...
Çetin ALTAN
Namaz kılmayanlar seçim kazanabilir mi?
Kendi "kimlik" kartvizitini; "Kemalizm", yahu...
Fikret BİLA
Ankara muharip olmayan konumda asker vermeye sıcak
Roma toplantısında, İsrail-Lübnan (Hizbullah)...
Hasan CEMAL
Ekonomide reforma devam! AB hedefinden vazgeçme! Kuzey Irak'tan uzak dur!
İstanbul'un daha çok büyük iş dünyasında, Baş...
Güneri CIVAOĞLU
Veda mektubu
İsrailli mizahçı Efrahim Kişon'un "İsrail'i t...
Abbas GÜÇLÜ
Dershanelerin gazına gelmeyin!
Öğrencilerin ve velilerin kafası zaten karışı...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon nereye?
Türk ekonomisinin temel sorunu artık enflasyo...
Metin MÜNİR
Muhalefete karşı askeri darbe mi? Dalga geçiyorsun!
Geçenlerde bir grup erkek yemek masasının etr...
Faik ÖZTRAK
Aşırı kredi genişlemesi ile gözetim ve denetim politikaları
Küresel ekonomide uzun dönemli gelişmelere ba...
Hasan PULUR
Bu mektubu kime yazarsınız?
HER demokraside işler her zaman iyi yürümez. ...
Derya SAZAK
BM gücü
Roma Konferansı'na katılan Dışişleri Bakanı A...
Meral TAMER
Hülya Koçyiğit ile Bitlis yollarında...
Okumayan tek kızımızın kalmamasını hedefleyen...
Ece TEMELKURAN
Kim ABD'yi daha çok seviyor, parmak kaldırsın!
Kuzey Iraklılar, nam-ı diğer Kürdistan, hem İ...
Güngör URAS
500 büyükler katma değer yaratamıyor
İSO'nun yayımladığı 500 büyük sanayi kuruluşu...
M. Ali BİRAND
Mahkeme, seçim barajını indirebilecek mi?
2002 seçimlerinde DEHAP'ın Şırnak listesinden...

© 2006 Milliyet