|
 |
|
|
AKP ve iş dünyası (3)
Ekonomide reforma devam! AB hedefinden vazgeçme! Kuzey Irak'tan uzak dur!
İstanbul'un daha çok büyük iş dünyasında, Başbakan Erdoğan ve AKP hükümetiyle ilgili havayı üç gündür şöyle bir özetlemeye, bazı izlenimlerimi aktarmaya çalışıyorum.
Üç grup dikkati çekiyor:
(1) Aşırı kuşkucular...
AKP hükümetiyle Türkiye'nin demokrasi dışına çıkacağına, 'Şeriatçı bir düzen'e kayacağına inananlar elbette var, büyük iş dünyasında da. Bu kesimde gizli gündem konusu aşırı kuşkuculuga, hatta kimilerinde neredeyse paranoya ölçülerine varmış durumda...
Ama azınlıktalar.
Ayrıca alternatifleri yok!
AKP karşısında bugün için siyasal bir alternatifin var olmadığını gördükleri için de bu grubun çaresizliğinden söz edilebilir.
Bu gruptaki büyük çoğunluk, herhangi bir 'askeri yönetim'in, başta ekonomi olmak üzere Türkiye'ye zarar vereceğinin hiç kuşkusuz bilincinde. Bu yüzden şimdilik 'vozurdamak'la yetiniyorlar. İçlerinde çok azı, gözünü karartıp Kızılelmalı bir askeri müdahaleyi savunabilir durumda...
(2) Kuşkucular...
Laiklik açısından Erdoğan ve AKP'ye baştan beri şöyle ya da böyle kuşku besleyen -kimine göre pimpirikli- gruba gelince...
Bu grup son zamanlarda, özellikle Merkez Bankası operasyonu sonrası biraz daha genişledi, yani biraz daha kuşkucu hale geldi.
Ancak bu kuşkucu grup, bugüne kadar ekonomi ve AB alanında hükümetin yaptıklarını takdir etti. Bunun için hükümete destek verdi. Bugün de bazı çekincelerle birlikte bu desteğin devam ettiği rahatça söylenebilir.
Bu grup kuşkucu ama...
Kendilerine sorduğunuz vakit, AKP ve hükümetinin istese de Türkiye'yi 'İslamcı bir düzen'e götüremeyeceğini, buna gücü yetmeyeceğini, ama bu yolda çabaların Türkiye'de istikrarı olumsuz etkileyeceğini belirtiyorlar.
(3) Gerçekçi olanlar...
Başbakan Erdoğan ve AKP hükümeti konusunda baştan beri gerçekçi çizgiyi elden bırakmayanların büyük iş dünyasında en büyük grubu oluştukları söylenebilir. Bunlar hükümete dönük eleştirel desteklerini baştan beri sürdürüyor.
Hükümetin genel tutumunu ve laiklik anlayışını her açıdan içlerine sindiremeseler de, bu hükümetin dört yıla yakın süredir özellikle ekonomide iyi işler yaptığını, çok önemsedikleri AB ile ilişkilerde müzakere kapısını açabildiğini, bunların ülke için büyük önem taşıdığını teslim ediyorlar.
Bu üç grubun dikkat çekici bazı ortak yanları da var.
Şöyle özetlenebilir:
Üç grup da hükümetin 'AB ipi'ne sarılmaya devam etmesinden yana. Büyük iş dünyası, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin bozulmasını istemiyor.
Bu ilişkilerin rayında gitmesini, Türkiye'ye dış kaynak akışı ve doğrudan yabancı sermaye yatırımları açısından önemsiyor, bir kalite belgesi olarak görüyor.
Ayrıca büyük iş dünyasında, Türkiye'nin AB rayında yol alırken hukuk reformu, eğitim reformu gibi alanlarda çıtasını yükseltmesinin ekonomi açısından taşıdığı hayati önem gün geçtikçe daha çok kabul görüyor.
Üç grubun ortak bir yanı da yine ekonomiyle ilgili.
Hükümetin maliye politikası genellikle başarılı bulunuyor. Bunun seçim nedeniyle bozulması tabii istenmiyor. Özelleştirmeye devam elbette önemseniyor. Hem özelleştirmede, hem sosyal güvenlik gibi yapısal reform alanında hükümetin son üç buçuk yıldır sergilemiş olduğu siyasal kararlılık genel olarak takdir ediliyor.
Ama bütün bu alanlarda rehavete kapılmaktan kaçınmanın önemine de, devletin iki yakasını bir araya getirecek, devlet harcamalarının kalite kontrolünü hep göz önünde tutacak ya da vergi yapısını düzeltecek adımların önemine de sürekli dikkat çekiliyor.
Büyük iş dünyasındaki üç grubun ortak bir yanından daha söz edilebilir:
Kuzey Irak'tan uzak durmak!
Böyle bir askeri operasyon ihtimalinden duyulan rahatsızlık, sohbetlerde kendini hemen ele veriyor. Yalnız alınabilecek sonuçlar açısından sorgulanmıyor muhtemel bir operasyon.
Aynı zamanda Türkiye'nin Amerika ve Avrupa'yla karşı karşıya gelmesinin ekonomi başta olmak üzere birçok alanda yaratacağı olumsuzluklara işaret ediliyor.
Son birkaç noktaya gelince:
(1) Tek parti hükümeti önemsenmeye devam ediyor. (2) AKP'nin bir seçim daha kazanması bekleniyor. (3) Tek başına kazanamayacağı konusunda görüş daha çok taraftar topluyor. (4) AKP'ye alternatif konusundaki kafa karışıklığı su yüzüne vuruyor. (5) AKP'nin yanına küçük bir koalisyon ortağı olsa, daha iyi olmaz mı eğilimi konuşuluyor.
İş dünyasından esintiler böyle!
Üç gündür bir fotoğraf çekmeye çalıştım. Hiç kuşkusuz belirsiz, flu yanları yok değil.
Ama yine de büyük iş dünyasındaki ana eğilimleri yansıttığını söyleyebilirim.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|