|
Bu mektubu kime yazarsınız?
HER demokraside işler her zaman iyi yürümez.
Demokraside olduğu gibi, diğer rejimlerde de işlerin hep iyi yürüdüğü söylenemez.
Her iki halde de, halk memnuniyetsizliğini homurdanarak, ya da içine atarak saklasa bile, rejimden yana olanlar akıllarını ya da yüreklerini ortaya koyarak yönetime "İşler iyi gitmiyor!" demelidirler.
Demişlerdir de...
* * *
HEM de cumhuriyetin kuruluşunun üçüncü yılında 1926'da Ağaoğlu Ahmet Bey'in yaptığı gibi...
Ağaoğlu Ahmet Bey, cumhuriyetin kuruluş felsefesinin aydınlarındandır, cumhuriyet ilan edileli üç yıl olmuş. Başbakan İsmet Paşa. Devrimler yapılıyor, tek parti iktidarı devleti yeniden düzenliyor, ölüm kalım savaşından çıkan Türkiye, Lozan'da kazandıklarının değerini biliyor, bilmeyenlere öğretilmeye çalışılıyor.
* * *
İŞTE bu manzaraya rağmen Ağaoğlu Ahmet Bey, devletin başında olan Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya aşağıda özetleyeceğimiz mektubunu yazıyor:
"Millet bu fedakârlıklara yalnız bir şartla uzun süre dayanır" diyor.
Nedir bu şart?
Devrimleri yapanların, kendi çıkarları için değil, toplum için yaptıklarına halkı inandırmaları...
* * *
AĞAOĞLU Ahmet Bey, İttihat Terakki örneğini verir:
"Bugün bile Türk milleti, İttihat Terakki'nin bütün hatalarını, hatta memleketin parçalanmasını bile unutmuştur."
Unutulmayan nedir?
Hırsızlıklar, yolsuzluklar, gayri meşru ticaretler...
* * *
YA Ağaoğlu Ahmet Bey'in de içinde bulunduğu yönetici kadronun durumu?
Ağaoğlu kendilerini de anlatır...
Onlar da "maalesef" görevlerini unutmak, paraya, ticarete, menfaat ve istifadeye dalmak üzeredirler.
Şöyle der:
"Halka karşı tahakküm edici, kibirli azametli ululuk satan haller almaktayız. Vaziyet ve yerimizden yararlanarak hükümet memurları üzerinde tahakküm etmekten sakınmıyoruz.
Hele İstanbul'un ve başka yerlerin israf yerlerinde kendimizi teşhir etmekle, bilerek, bilmeyerek partinin haiz olması lazım gelen haysiyete, halk nazarında derin gedikler açıyoruz."
Peki, bu gidiş nasıl durdurulur?
Ağaoğlu Ahmet Bey'e göre susarak değil, konuşarak yani çok partili demokrasiyle...
* * *
İYİ de 1950'den bu yana kesintili, aralıklı, kör topal da olsa bir demokrasi oynuyoruz, yine de olmuyor.
Ya bizde bir şey var, ya bizim uyguladığımız demokraside...
Neyse, bunu şimdilik geçelim de bugün Ağaoğlu Ahmet Bey gibi biri çıksa, böyle bir mektup yazsa iktidardakilerden kimi muhatap alır?
Mektubun alıcısı kim olabilir?
Düşünün, o gün Ağaoğlu Ahmet Bey'in muhatabı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|