Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Temmuz 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Mahkeme, seçim barajını indirebilecek mi?


2002 seçimlerinde DEHAP'ın Şırnak listesinden aday olan Mehmet Yunak ve Resul Sadak, yüzde 46 oy almalarına rağmen, parti ülke genelinde yüzde 10 barajını geçemediğinden dolayı TBMM'ne girememişlerdi.
Oysa Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1'inci protokolünün 3'üncü maddesi, bütün imzacı ülkelerin uymaları gereken bir kural getirmişti. Buna göre, sözleşmeye taraf olan üyeler, seçim yasalarını, "Halkın iradesini serbestçe yansıyacak şekilde" düzenlemeyi taahüt etmişlerdi.
Mehmet Yunak ve Resul Sadak, kendilerini örnek göstererek, Türkiye'deki yüzde 10'luk seçim barajının "halkın iradesini seçim sandığına serbestçe yansıtmasını engellediği, dolayısiyle değiştirilmesi gerektiğini" belirtip, Türkiye'yi şikayet ettiler.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ilk defa, bu başvuruyu "incelenmeye değer" buldu. Böylece yeni bir sürece girildi.
Mahkeme, 5 Eylül'de Strasburg'da tarafları dinleyecek ve ardından da -birkaç ay içinde- kararını verecek.
Mahkemeden iki karardan biri çıkacak.
Ya, Türkiye'nin uygulamasının normal olduğu belirtilecek ve ceza verilmeyecek veya "Türkiye haksız" görülecek.
Eğer Türkiye haksız görülürse ne olacak?
İşte işin en zor yanı, daha doğrusu püf noktası da bu…
Mahkeme kararında ne diyecek?
Yüzde 10'luk barajın, halkın iradesinin sandığa yansımasını engellediğini, dolayısiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 1'inci protokolü 3'üncü maddesinin ihlal edildiğini söyleyebilir.
Ancak, Mahkeme bu saptamanın ötesine geçemez. Zira, "baraj oranı ne olmalı ki, halk iradesi sandığa serbestçe yansıyabilsin" sorusuna yanıt veremez. Hemen her ülkede farklı uygulamalar var. Baraj Avrupa'nın genelinde yüzde 5, bazılarında daha yüksek, diğerlerinde daha düşük.
O zaman ne olacak?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin TÜRKİYE SÖZLEŞMEYİ İHLAL EDİYOR kararı, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne yollanacak. Dışişleri bakanlarından oluşan bu Komite, önce kararı Ankara'ya iletecek, ardından da "Bu durumu düzeltmek için ne yapıyorsunuz?" sorusunu soracak. Türkiye de kendine göre gerekçeler verecek.
Sonra?
Karşılıklı bu mesajlaşma devam edecek. Nedeni de, en iyi baraj oranının ne olduğu konusunda kesin bir kıstasın bulunmaması.
Ne olursa olsun, bilinen bir tek şey var, o da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi veya Avrupa Konseyi'nin, barajın değiştirilmesi girişiminin önümüzdeki ilk seçimlere kadar bir sonuç vermeyeceğidir. Ancak, bilinen bir başka nokta daha var. O da, Türkiye'nin yüzde 10 barajını çok uzun yıllar sürdürmesinin giderek imkansızlaştığıdır.

MAHKEME, ALEVİ BABANIN DAVASINI SONUÇLANDIRACAK
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde önemli bir başka dava daha var. Karar aşamasına geldi ve sonbaharda sonuç çıkacak.
Bir Alevi Dedesi tarafından açılan davanın sonucu Türkiye'de çok konuşulacak ve çok şeyin değişmesine yol açabilecek.
Alevi vatandaşın şikayeti, zorunlu din dersleriyle ilgili.
Okullarda zorunlu din dersleri verildiğini ve bu derslerde de sadece Alevilik bulunmadığını, Sünni İslam hakkında bilgi verildiğini, bu şekilde Alevi çocukların zorla Sünnileştirildiğini belirten Alevi Dedesi, bunun değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Laik sistemle bu uygulamanın çeliştiğinin belirtildiği başvuru, karar aşamasında.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin olumsuz bir kararı durumunda Türkiye okullarındaki zorunlu din derslerinde değişiklik yapmak zorunda kalacak.
Bu karar hem Diyanet İşleri, hem Alevi vatandaşlar, hem de Sünni İslam'ın egemen olduğu din çevrelerinde çok merak ediliyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, nasıl bir önlem hazırlanması gerektiğini düşünen dahi yok.
"Dur bakalım, hele bir çıksın ondan sonra görürüz" diyenler, şimdiden kara kara düşünüyorlar.
Mahkeme çevrelerinden edindiğim bilgiye göre, hakimler alacakları kararın yansımalarının çok yaygın ve önemli olacağının farkındalar. Ancak "Hakemler, ellerindeki sözleşmeyi dikkate alırlar" diyenler, bu kararın da Eylül-Kasım arasında çıkacağını tahmin ediyorlar.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Lübnan'a asker göndermek?!
KONUYU Dışişleri kaynaklarından araştırdım. T...
Çetin ALTAN
Namaz kılmayanlar seçim kazanabilir mi?
Kendi "kimlik" kartvizitini; "Kemalizm", yahu...
Fikret BİLA
Ankara muharip olmayan konumda asker vermeye sıcak
Roma toplantısında, İsrail-Lübnan (Hizbullah)...
Hasan CEMAL
Ekonomide reforma devam! AB hedefinden vazgeçme! Kuzey Irak'tan uzak dur!
İstanbul'un daha çok büyük iş dünyasında, Baş...
Güneri CIVAOĞLU
Veda mektubu
İsrailli mizahçı Efrahim Kişon'un "İsrail'i t...
Abbas GÜÇLÜ
Dershanelerin gazına gelmeyin!
Öğrencilerin ve velilerin kafası zaten karışı...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon nereye?
Türk ekonomisinin temel sorunu artık enflasyo...
Metin MÜNİR
Muhalefete karşı askeri darbe mi? Dalga geçiyorsun!
Geçenlerde bir grup erkek yemek masasının etr...
Faik ÖZTRAK
Aşırı kredi genişlemesi ile gözetim ve denetim politikaları
Küresel ekonomide uzun dönemli gelişmelere ba...
Hasan PULUR
Bu mektubu kime yazarsınız?
HER demokraside işler her zaman iyi yürümez. ...
Derya SAZAK
BM gücü
Roma Konferansı'na katılan Dışişleri Bakanı A...
Meral TAMER
Hülya Koçyiğit ile Bitlis yollarında...
Okumayan tek kızımızın kalmamasını hedefleyen...
Ece TEMELKURAN
Kim ABD'yi daha çok seviyor, parmak kaldırsın!
Kuzey Iraklılar, nam-ı diğer Kürdistan, hem İ...
Güngör URAS
500 büyükler katma değer yaratamıyor
İSO'nun yayımladığı 500 büyük sanayi kuruluşu...
M. Ali BİRAND
Mahkeme, seçim barajını indirebilecek mi?
2002 seçimlerinde DEHAP'ın Şırnak listesinden...

© 2006 Milliyet