Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Temmuz 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sportif mesajlar

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Spor dalları farklı farklı atletik yetenekler gerektiriyor. Buz hokeyinden başlayarak golfe kadar değişik fiziksel zorluk derecelerinden söz edebiliriz.
Ayrıca makbul olan adale yapısı basketbolda başka yüzmede başka. Sporcuların kişilik özellikleri de öyle.
Boksör gayet agresifken yelkenci gülümseyerek yarışabiliyor.
F1 pilotu içinse baskı hem zihinsel, hem fiziksel. Beden G kuvveti ile boğuşurken beyin konsantrasyon kapasitesinin sınırlarını zorluyor.
* * *
Yıldız, şampiyon, ya da en iyiler arasında olmak için yetenekten öte süreklilik göstermek, ekip çalışmasına yatkın olmak, gelen şansı iyi kullanabilmek, kararlıklık sergileyebilmek, gerektiğinde risk ve sorumluluk alabilmek gibi pek çok niteliğin bir arada olması gerekiyor.
Her dalın kendine özgü değerleri var bir de. Endüstri halini almış futbol, beyzbol, basketbol gibi örneklerde vıcık vıcık bir profesyonellik hemen hissediliyor.
Oyun büyük, para büyük.
Her kesitte bir iktidar mücadelesi.
Buna karşılık eskrim gibi, okçuluk gibi nispeten amatör kalmış başka dallarda hayat kendi halinde devam ediyor.
Arka plan daha sakin oluyor para o kadar hakim olmayınca.
* * *
Her branş kendi içinde hayata dair ipuçları da barındırıyor.
Rüzgar sörfünde doğanın gücünü ellerinizde, ayaklarınızda hissediyorsunuz örneğin.
Bu, doğaya saygıyı pekiştiriyor öncelikle. Karşı koyabilmeniz için ayrıntılara önem vermeniz gerekiyor. Şeytanın ayrıntıda gizli olduğu sürekli kafanıza kakılıyor. Bir ince ayarın tahmin edilemeyecek şaşırtıcı değişiklikler yaratabileceğini fark ediyorsunuz. Bir küçük aksaklığınsa ne kadar engelleyici olabileceğini.
Basketbolsa yardımlaşmanın önemini sürekli olarak vurgulayan bir spor. Uzunlar kadar kısalara da ihtiyaç duyuluyor. O gün kim günündeyse, sonuca onun üzerinden gitmek gerekiyor. Hergün herkes iyi olamıyor. Oyunun temposu içinde şut şansı, yani fırsat, anlık olarak geliyor. Doğru şut seçimi çok önemli. Düşük yüzdeli atışlarla başarı sürekli olamıyor. İstatistikler uzun vadede şaşırtıcı derecede haklı çıkıyor.
* * *
Futbolun mesajları da kendi özgü yine, daha bir sevimsiz:
Para saadet getirmez! Gereklidir ama yetmez. Güç katkı sağlar ama o kadar. Şike vardır ama yoktur!
Hakemler de insadır, adil olmayabilirler! Manipülasyon vardır ama görmezden gelinir!
Hayatta olduğu gibi.
Son dünya kupasından farklı bir mesaj daha çıktı:
Deneyim kutsaldır...
Genç yıldız adaylarını boşver, ne varsa yaşlılarda var... Onlar oyunu iyi okuyorlar. Baskı altında kontrolu ve disiplini kaybetmiyorlar. Tehlikeyi kolay hissediyor, gerekeni yapabiliyorlar. Onlar defalarca test edilmişler zaten, bugünlere gelebilmişler. Onca para kazanmış olmalarına rağmen kazanma hırsları öylesine yüksek ki son maçlarının son dakikalarında bile delirebiliyorlar. Kısacası birikim, akciğer kapasitesinin önündeydi bu kupada.
* * *
Bu ipuçlarını günlük hayata taşıyınca acaba diyor insan, gezegenin bu kaygan ve karmaşık atmosferinde, dalgalanması bir türlü durulmayan bu ülkede "sağlam emeklilerin" yıldızı mı parlayacak yoksa?
Ne varsa bunca yıl ayakta kalmış deneyimli savaşçılarda mı var? Deneyimin gücü gençlik ateşini gölgeliyor mu dersiniz?
Futbolun küçümseyenler mahçup oldular şimdiye kadar.
Mesajlara kulak vermek gerek belki de.


ege@milliyet.com.tr







EGE
Büzgü modası
Emeklilik hakkında her şey
Ayhan gardırobunu yeniledi
Sahil kamunun malı olmaktan çıktı!
Sportif mesajlar
AKP'ye verilen kredi devam ediyor mu?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Necati Çetiner
Elif Demirci
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet