
|
|
|
 |
|
|
AKP'ye verilen kredi devam ediyor mu?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Kabul edelim ki; iş dünyası da, sokaktaki vatandaş da altı ay öncesi kadar rahat değil.
Belki kriz beklentisi yok ama bazı belirsizlikler piyasaları strese sokuyor. Piyasalarla ilgilenen sadece borsa oyuncuları, bankacılar, finans dünyası değil; herkes artık doların artmasının, borsanın çöküşe geçmesinin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor.
Son iki aydır yaşanan dalgalanmada global etkiler fazlaydı ama Türk ekonomisinin de ne kadar kırılgan olduğu bir kez test edilmiş oldu. İzmir'deki birçok çevreyle hemen her gün görüşüyor; hükümetten beklentilerini dinliyorum.
Son birkaç gündür Hasan Cemal de Milliyet'teki köşesinde benzer yorumları aktarıyor.
İş dünyasının AKP'den istekleri çok net.
(1) Askerle sakın çatışma!
(2) Laikliğe dikkat et!
(3) Çankaya'da uzlaş!
Bu sıralama siyasetin şekillenmesini sağlayacak.
Kim ne derse desin; seçim atmosferine girilmiş durumda.
Ekonomi bundan böyle siyasetin gölgesinde olacak.
Bu açıdan bakıldığında AKP'nin duruşu hiç de parlak değil.
Merkez Bankası ataması unutulmuş değil; dış politikada yaşanan gel gitler endişe veriyor.
Avrupa Birliği'yle müzakereler geçen yıla göre temposunu kaybetmiş durumda.
Oysa...
AKP'ye verilen krediler; bu beklentilerden kaynaklanıyordu.
Kısacası dalgalanma sadece global ekonomide değil; Türkiye'nin siyasetinde de var.
Geçen gün İzmirli bir işadamı dostum şöyle diyordu:
"Ben AKP'ye oy atmadım. Ama tek başına iktidara gelmiş bir hükümete fikren hep destek verdim. Başlangıçtaki kaygılarım da zamanla kayboldu gitti. AKP'nin AB'ye asılması beni motive etti. Kendileri yapmamış olsa da Kemal Derviş'in programına sıkı sıkıya bağlı kalmaları beni memnun etti. Bu genel görüşüm ne yazık ki, 2006'nın ilk günlerinden itibaren değişmeye başladı. Merkez Bankası ataması ekonomide ve Hamas'ın ziyareti siyasette kırılma noktasıydı. Bugün, 2 Kasım 2002'deki noktadayım. Yani Türkiye'nin yeni bir arayış içinde olması gerektiğini düşünüyorum..."
Zannediyorum; benzer görüşleri sizler de dinliyorsunuzdur.
Kriz yok ama hükümetin attığı adımlarda uyumsuzluk var.
Siyasetin gölgesinin ekonomide üzerinde olduğu ülkelerde askeri şuralar da, cumhurbaşkanlığı seçimleri de, genel seçimler de bir yıl öncesinden tedirginlik yaratmaya başlıyor.
Bugünkü durum budur.
Anketler zamanla değişir
Son günlerde yine anketler ortaya çıkmaya başladı.
Hepsine bakın AKP yine birinci parti, hem de bazılarında oy kaybetmemiş, oy artırmış gözüküyor.
Sizce gerçekçi mi? Çevrenizde konuştuğunuzda bu sonuçlar mı çıkıyor?
Bana göre değil.
Ama en büyük eksiklik AKP'nin iktidardaki dördüncü yılında muhalefetin hala güçlü bir alternatif çıkaramaması.
Diğer partiler seçimlere bugünkü haliyle girerlerse; AKP birinci parti olur ama bugünkü gibi bir parlamento çoğunluğuna ulaşamaz.
Seçmenin bir ışık görmesi halinde inanın o anketler zamanla çok değişir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|