Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Temmuz 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Derin sözler


Türkiye'de hiçbir şey, "derin devlet" iddia sahiplerinin ellerine, emekli Korgeneral Altay Tokat kadar inandırıcı(!!) koz veremezdi.
Korgeneral Tokat'ın, "Güneydoğu'da hâkimleri, savcıları, memurları hizaya getirmek için bombalar attırdığı" söylemi, Aktüel dergisinde yayımlandı.
Ardından, gazetelere ve ekranlara da, bu söylemden alıntılar yansıdı.
Tokat Paşa, 1995-98 yıllarında Güneydoğu'da görev yaparken bazı hâkim, savcı ve memurların evlerinin yakınlarında bombalar patlattığını sanki "Doğum günlerinde evlerine çiçek ve çikolata gönderdik" der gibi doğallıkla açıklıyor.
Çünkü... Onlar durumu yeterince ciddiye almıyor ve olmadık yerlere girip çıkıyorlarmış.
O zaman at evlerinin yanına birkaç bomba, pabucun pahalı olduğunu görsünler!..
Paşa, "o bombaların zararsız cinsten olduğunu, eğitim amacıyla kullanıldığını" söylüyor.
Tabii burnunun dibinde bomba patlayanların bunu bilmeleri mümkün değil.
Hizaya geliyorlarmış.
Paşanın bu "bombalı eğitiminden" Ankara'daki üstlerinin haberleri var mıydı? Bilemem.
Ancak... Hakkında hiçbir araştırma, soruşturma açılmamış, ceza almamış.
............................
Bu itiraflardan sonra artık Güneydoğu'da patlamaların, sabotajların, cinayetlerin ardından yapılan "Derin devletin işidir" iddiaları, daha fazla düşündürücü olacaktır.
Şûrada birinci sırada generallik terfileri alan ve korgeneralliğe kadar yükselen bir paşanın, "Güneydoğu'da, terbiye ve eğitim amacıyla bombalar attırmıştım" söyleminden ne "kanıt" teorileri üremez ki!
............................
Şu satırlar yazılırken, TSK'da yakın zamana kadar kuvvet komutanlığı yapmış bir bilge askerle konuşuyordum. Şöyle dedi:
"Bizim arkadaşlara ne oldu anlamıyorum. Silahlı Kuvvetleri zor duruma düşürecek garip konuşmalar yapıyorlar, yazılar yazıyorlar. Örneğin, bir kitap okuyorum, Güneydoğu'da görev yapmış bir üst düzey subayın anıları... Yüzde 90'ı gerçek. Kimse ağzını açmıyor. Tokat Paşa'nın sözlerini okumadım ama yazılanlar söylediğiniz gibiyse, üzülürüm."
............................
Oysa... Askeri Ceza Kanunu'nda çok net bir madde var:
"Asker kişilerin hizmetteyken ya da emekli olduklarında askeri konularda personel, istihbarat, teknik ya da bilimsel ve diğer tüm görevleri gereği edindikleri bilgileri hiçbir şekilde açıklayamazlar. Bunu yapanlara, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir. Eğer suç, basın ve yayın yoluyla işlenmişse ceza iki katı artar."
Genelkurmay Başkanlığı dün yazılı bir bildiriyle "soruşturma başlatıldığını" açıkladı.
"Tokat Paşa, gerçekten bunları söyledi mi?" diye kuşkular var.
Ama... Daha sonra gazetelere de aynı konuda söylemlerini daha da ayrıntılı ve yorumlu tekrarladı.
............................
Yasa maddesi işleyecek mi?
Tokat Paşa "aradan 15 yılı aşkın süre geçtiğini" söylüyor, "zaman aşımından" söz ediyor.
Yani...
Sözleri, yasa hükmünün erişemeyeceği takvim yapraklarına geçmiş.
Zaten "Paşa suçlu mu, değil mi? Ya da hapse girmeli, girmemeli" gibi tartışmaları çok aşan bir duyarlı durum var ortada.
Başta PKK, tüm terör örgütlerinin, onların yandaşı yayınların, gazetelerin, mücavir entelektüellerin, her siyasal cinayet, sabotaj sonrası tanığı olduğumuz "Derin devletin işidir bu" korosuna hep çalacakları, hep çığıracakları notalar(!!) verilmiştir.
Şemdinli Savcısı da statüsünün iadesi davasında Tokat Paşa'nın sözlerinden yararlanmayı düşünür mü bilemem.
..............................
Tokat Paşa, MHP yöneticisi.
Milliyetçi bir görüş açısı olduğu kesin.
Peki... Neredeyse PKK'nın bile işine yarayacak bu açıklamalar ne?
Bu işte bir tuhaflık var. Anlayamıyorum.
Büyükanıt Paşa'nın Genelkurmay Başkanlığı'na atama sürecinde garip olaylar sürüyor.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Başbakan'dan izlenimler
Başbakan Tayyip Erdoğan'la bir sohbet... Bunu...
Çetin ALTAN
"Mizah" kötürümleştiğinde, "övünmeler" komikleşiyor
Yıllar boyu resmi bayramlarda caddelere kurul...
Fikret BİLA
CHP'ye göre Ankara daha temkinli olmalı
Ankara'nın, Birleşmiş Milletler (BM) kararına...
Hasan CEMAL
Yassu Harula!
Her şarkısıyla içim ürperdi. Yaşamak ne güzel...
Güneri CIVAOĞLU
Derin sözler
Türkiye'de hiçbir şey, "derin devlet" iddia s...
Abbas GÜÇLÜ
Neden herkesin kazanma şansı var?
Puanı ve yüzdelik dilimi düşük olan adaylar d...
Semih İDİZ
ABD ve İsrail dincilerin ekmeğine yağ sürüyor
İsrail'in, Roma zirvesinden Lübnan'daki şidde...
Sami KOHEN
Ölüm dansında dört çift...
TAVUK mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıka...
Hasan PULUR
Attilâ İlhan, anıtının önünde bize dedi ki...
İZMİR'e Attilâ İlhan anıtı...
Derya SAZAK
Harita
ABD'nin Ortadoğu haritasını yeniden çizme str...
Meral TAMER
"AKP, yoksula dost değil, düşman"
Anadolu'nun kasabalarına her gidişimde ağızla...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası gereksiz yere tenkit ediliyor
Medyada Merkez Bankası'nın ve Guvernör Durmuş...
Güngör URAS
'Hazır giyimi bırakın, tarım yapın' diyorlar
ABD Ticaret Odası Başdanışmanı Türkiye'ye gel...
M. Ali BİRAND
Tatile çıkabilir miyim?
Bu sezon çok uzun sürdü ve doğrusunu söylemem...

© 2006 Milliyet