Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Temmuz 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Tatile çıkabilir miyim?


Bu sezon çok uzun sürdü ve doğrusunu söylemem gerekirse, ilk defa yorulduğumu hissediyorum. Hele önümüzdeki döneme bakacak olursak, durum daha da karamsar. Öylesine bir gündem var ki, altından kalkabilmek insanı daha da zorlayacak.

Önce Ekim-Aralık ayları arasında AB ile orta boy bir kriz yaşayacağız. Kıbrıs nedeniyle müzakereler askıya alınacak mı alınmayacak mı?

Bu sorunun yanıtı, belki daha önceden de belli olacak ancak, garanti biçimde öğrenebilmemiz Aralık rotasındaki AB doruk noktasında kesinleşecek.

2007'nin başından itibaren iç politikaya döneceğiz. Önümüze gelecek ilk gündem maddesi, Cumhurbaşkanlığı seçimi olacak.

Erdoğan adaylığını koyacak mı, yoksa başkasını mı öne sürecek?

Bu kişinin eşi acaba türbanlı mı, yoksa türbansız mı olacak?

Birbirimize gireceğiz. Konu rejim tartışmasına dönecek. Ardınan mini krizler yaşayacağız.

Mayıs ayında Çankaya'yı yeni sahibine teslim ettikten sonra, genel seçimler gündeme gelecek ve yeni hükümetin kuruluşuna kadar, yani yılbaşına kadar sürecek.

İşte bütün bunlardan dolayı, sizlerden izin istiyorum.

Birkaç haftalığına ailemle birlikte olmak, onlarla denize açılmak, yüzmek ve başka hiçbirşey düşünmemek istiyorum. Bu şekilde akülerimi şarj edebileceğim ve karşınıza daha taze çıkabileceğim.

Yakında tekrar görüşmek üzere....

***

KRİTER BEĞENİLDİ...

İnsanın yapımına bizzat katıldığı bir yayın hakkında "beğenildi" yazısı yazması garip görünebilir. Ancak ne yapayım ki, geçen pazartesi günü RADİKAL ile dağıtılan KRİTER gerçekten de beğenildi ve birilerinin de bunu yazması gerekiyor!

Sayısız mail, telefon mesajı aldık. Türkiye'de ilk defa bu konuda bir derginin çıkması belli ki önemli bir boşluğu doldurmuş.

Bu arada bir iki küçük yayın organında bir haber gözüme çarptı. Buna göre, Aydın Doğan Avrupa Birliğinden bir fon almışmış ve bununla KRİTER'in basılıp RADİKAL ile dağıtılmasını sağlamışmış. Tamamen yanlış.

Tekrar hatırlatmakta yarar var...

KRİTER dergisi, İKV'nin eski genel sekreteri ve şimdi de EUROHORIZONS (Avrupa Ufukları) DANIŞMANLIK'ın Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şebnem Karauçak ve benim yönetimimde hazırlanıyor. Yayın kadrosundaki isimler, derginin düzeyini göstermeye yetiyor. (Yayın Kurulu : Mehmet Ali Birand, Prof. Mehmet Altan (İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi), Dr. Cengiz Aktar (Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi), Dr. Şebnem Karauçak (EUROHORIZONS Yönetim Kurulu Başkanı), Can Baydarol (İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi) ve KRİTER' in web sitesi de www.kriterdergisi.com)

Derginin amacı ve hedefi, Türkiye'de AB ile ilgilinen kişilere, sektör, üniversiteler ve çeşitli kesimlere hem siyasi gelişmelerin perde arkasını vermek hem de tam üyelikten etkilenecek grupların sorunlarını irdelemek, çıkarlarını savunacakları bir platform yaratmaktır. Yani, AB'nin günlük hayatımızı nasıl etkileyeceğini göstermektir. Aydın Doğan beyin dolaylı katkısı sadece bu derginin RADİKAL ile dağıtılmasıdır.

AB Komisyonunun sınırlı şekilde bu tip yayın organlarına destek verme politikası vardır. Bundan yararlanmakta hiç ayıp değildir. Ancak KRİTER şu aşamada tamamen aboneleri ve derginin içinde gördüğünüz reklamlarıyla yayınlanmaktadır. Bunun dışında, ne AB' den ne de herhangi bir kurumdan en ufak bir destek almamıştır.

KRİTER, AB ile ilgilenenlerin bilgilenmek ve referans olarak kullanacakları bir dergi olmayı hedeflemektedir.

***

AFERİN GÜNDOĞAN'A DİĞERLERİ NE BEKLİYOR?

Geçenlerde bir hafta sonu Gültürbükün'den Yalıkavak'a gitmem gerekti. Daha önce Bodrum'un çevresindeki diğer belediyeleri de dolaşmıştım. Ancak Gündoğan'dan geçerken hayretler içinde kaldım. İnanılır gibi değil.

Pırıl pırıl caddelerle karşılaştım.

Meğer ne kadar özlemişiz... Meğer medeni şekilde seyahat etmeyi ne kadar unutmuşuz.

Milyar dolarlık yatırım taşıyan Bodrum civarındaki belediyelerin artık söyleyecek fazla lafları yok. Parasızlıktan şikayet edemezler. Zira ev yaptıranlardan öylesine öylesine fahiş "yardım" veya "belediyeye katkı" adı altında, paralar alıyorlar ki, inanılacak gibi değil.

Belediyeler tam anlamıyla emme basma makinası gibi çalışıyorlar.

İçlerinden sadece biri - -benim görebildiğim kardarıyla- yapılan yatırıma saygılı davranıyor ve hiç değilse yollarını yaptırıyor.

Aferin Gündoğan belediyesine...

Şimdi büyük merakla beklediğim, bu belediyeler arasında en zengini, en ünlüsü ve en büyük yatırımı çeken Göltürkbükü belediyesinin ne yapacağıdır.

Belediye başkana Halil İbrahim gayet becerikli bir insan. Ancak anlaşılan o da, elindeki altın yumurtlayan tavuğa kötü muamele etmekten kendini kurtaramıyor. Böylesine zengin ve şöhretli bir yöre en pis ve bakımsız yollara sahip.

Görecekseniz birgün gelecek belediyeler avuçlarındaki bu serveti kaçıracaklar. Kötü muamele ettikleri, "Ne yapalım kardeşim, siz iki ay geliyorsunuz. Oysa biz buradakilere kış boyunca hizmet veriyoruz. Paramız yetişmiyor" edebiyatı ters tepecek. Buralar gözden düşecek ve insanlar başka yerlere ev yapmaya başlayacaklar.

İstanbul'lular Bodrum'u yazlık yöre seçmekten vazgeçecekler.

Sözünü ettiğim belediyeler o zaman çok pişman olacaklar.

***

BOZBURUN HİÇ BOZULMAMIŞ...

Geçen haftalarda yolum Bozburun'dan gaçti.

Hayretler içinde kaldım. Bodrum yarımadası ve Göcek civarındaki pespayeliğe o kadar alışmışım ki , Bozburun'u görünce çok sevindim

Belediye başkanı Salih Taşkın son derece başarılı bir çalışma yapmış.

En büyük şaşkınlığım etrafın temizliği oldu.

Bilirsiniz, hepimiz pisliğimizi sokaklara atarız ve ardından da "kardeşim bu belediyeler çalışmıyor ki" diye şikayet ederiz. Bozburun'da yaşayanlar olsun, gelip gidenler olsun pisliklerini sokağa değil çöp tenekelerine atıyorlar.

Her taraf tertemiz.

Dükkanlar olsun, yapılar olsun mümkün olduğunca düzenli. Tabii yine abuk sobuk yapılanma var. Geçmişte cahil belediye başkanlarıyla, zevksiz insanlarımız el ele verip, başka yöreleri mahvettikleri gibi, Bozburun'u da az dahi olsa çarpıtmışlar.

Ancak genelde yine de pırıl pırıl denilebilir.

Tavsiye ederim, gidip görün.

Koyları temiz ve hangi hava eserse essin korugan yeri var.

Bozburun'un çok bozulmamasının bir nedeni de, yöre halkının zengin olması. Ayrıca yat yapımcılığı da almış yürümüş. Eskiden Bodrum gulet yapım merkeziydi. Oysa şimdi Bozburun liderliği kapmış.

Durmadan çirkinlikleri yazıp, insanları eleştirmekten sıkıldığım bir sırada Bozburun'la karşılaşmak çok hoş oldu.

***

ROBERT MURDOCH BİZİM MAHALLEYE HOŞ GELDİ

Uzun zamandır bekleniyordu ve nihayet oldu.

Medya devi Murdoch'ın, News Corporation'u TGRT'yi satın aldı. Diğer ortağı da aAhmet Ertegün

Bu gelişmeden dolayı hepimizin sevinmesi gerekiyor. Eminim bazılarımız hemen komplo teorilerini kurmaya başlamıştır bile. Amerika'nın politikalarını Türkiye'ye kabul ettirmek için Murdoch'a 150 milyon dolar harcattığını söylemeye kadar gideceklerdir. Murdoch'un işi gücü yok Bunh yönetimi uğruna 150 milyon dolar harcayacak!

Bravo doğrusu...

Neyse , bizim konumuz komplo teorileri değil.

Murdoch'ın bu piyasaya girmesi, en önce çalışanların işine yarayacaktır. Piyasa biraz daha genişleyecek. Daha iyi koşullarda çalışma imkanı doğacak.

Sevinilmesi gereken diğer bir nokta da, piyasaya getireceği koşullar.

Murdoch, başkaları gibi deli bir rekabet yapmaz. En olmadık kampanyalar açıp, trilyonlar dağıtmaz. Oyunu kurallarına göre oynar. Hatırlarsanız, bu tip kampanyalar nedeniyle nice gazete geçmişte dükkan kapattı. Çalışanlarını sokağa bırakmak zorunda kaldı.

Murdoch , Türk piyasasına düzey getirecektir.

Sağlıklı bir rekabet ortamı yaratacaktır. Çalışanlara yeni olanaklar sağlayacaktır.

Hoşgeldin....

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Başbakan'dan izlenimler
Başbakan Tayyip Erdoğan'la bir sohbet... Bunu...
Çetin ALTAN
"Mizah" kötürümleştiğinde, "övünmeler" komikleşiyor
Yıllar boyu resmi bayramlarda caddelere kurul...
Fikret BİLA
CHP'ye göre Ankara daha temkinli olmalı
Ankara'nın, Birleşmiş Milletler (BM) kararına...
Hasan CEMAL
Yassu Harula!
Her şarkısıyla içim ürperdi. Yaşamak ne güzel...
Güneri CIVAOĞLU
Derin sözler
Türkiye'de hiçbir şey, "derin devlet" iddia s...
Abbas GÜÇLÜ
Neden herkesin kazanma şansı var?
Puanı ve yüzdelik dilimi düşük olan adaylar d...
Semih İDİZ
ABD ve İsrail dincilerin ekmeğine yağ sürüyor
İsrail'in, Roma zirvesinden Lübnan'daki şidde...
Sami KOHEN
Ölüm dansında dört çift...
TAVUK mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıka...
Hasan PULUR
Attilâ İlhan, anıtının önünde bize dedi ki...
İZMİR'e Attilâ İlhan anıtı...
Derya SAZAK
Harita
ABD'nin Ortadoğu haritasını yeniden çizme str...
Meral TAMER
"AKP, yoksula dost değil, düşman"
Anadolu'nun kasabalarına her gidişimde ağızla...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası gereksiz yere tenkit ediliyor
Medyada Merkez Bankası'nın ve Guvernör Durmuş...
Güngör URAS
'Hazır giyimi bırakın, tarım yapın' diyorlar
ABD Ticaret Odası Başdanışmanı Türkiye'ye gel...
M. Ali BİRAND
Tatile çıkabilir miyim?
Bu sezon çok uzun sürdü ve doğrusunu söylemem...

© 2006 Milliyet