
|
|
|
 |
|
|
Baklava
Geçenlerde bir yazı okudum. Doğrusu tuhafıma gitti. Hani alışmışız, futbolcularımız ve sporcularımız sahaya baklava getirip yerler ya... Tövbe tövbe yanlış bir işmiş bu...
Kamplarda ve maçtan evvel yemek hususunda bayağı bir disiplin gerekmiş. Mesela domatesin kabuğu, sporcunun midesini, dolayısıyla kendisini yorarmış. Bak şu işe... Maça çıkmadan önce aynı gün meyve de yenmezmiş. Muzdan gayri.. İki öğün sıcak yemek futbolcu için bir hamallıkmış. Her takım için bu yüzden kamplarda bir beslenme uzman doktoru gerekiyormuş. Günde dört litre su mutlaka şartmış. Bilhassa sebze çorbası bu sıvı ihtiyacını en iyi karşılayan gıda ürünüymüş.
Çok az et, öyle bonfileler yok. Daha ziyade balık. O da kılçıksız... Çikolata ve içki alışkanlıklarına da paydos. Hani yukarıda yazıya başlarken dedik ya, tuhafımıza gitti diye. Hani belki bizde büyük kulüplerde bu beslenme disiplini vardır ama, yoksa ortalama kaç futbolcu domatesin kabuğunu soyar da yer, düşünmekten kendimizi alamadık.
Boş verin siz... Biz padişah macunu ve baklavayı yer, maça öyle çıkarız. O yüzden boşverin boş laflara.
faksoy@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|