Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ya kaderin dansı?..


Dev müzik mağazasının, caz, Latin, Ortadoğu, pop, rock diye ayrılmış bölümlerinde kulaklıkları başına geçirmiş olan müşteriler, vücutlarının...
Farklı salınımlarıyla notalara eşlik ediyorlar. Cazcılar, hafif kambur bir duruşla iki dörtlük ritme kendilerini kaptırıyorlar. Latin dinleyenler, bacaklarını ve kalçalarını oynatıyor.
Ortadoğu bölümündekiler ise bel ve göbek çevrelerini kıvırıyorlar...
Bunların hepsi ve diğerlerinin, örneğin, popçuların, rock'çıların da müzikle uyumlu vücut dilleri, izleyenler için sessiz bir dans gösterisi... Zülfü Livaneli, bu gözlemi, New York'ta Virgin Megastore'da yapmış.
Livaneli, Fransa'da ayın kitabı seçilen, şimdi de kitabın mabedi diye anılan Barnes & Noble'ın "yılın keşfi" kampanyasıyla yayına hazırladığı "MUTLULUK"ta bunu anlatıyor.
Yaşam da, öyle bir ritim ki, algılayana göre hepimizin dansı farklı.
.............................
"MUTLULUK"ta, tarih boyunca Yahudi düşünürlerin "dünyayı tek kelimeyle nasıl açıkladıkları" bir paragrafla yer almakta.
Musa, "Her şey Tanrı'dır" demiş.
İsa, "Her şey sevgidir", Marx, "Her şey paradır", Freud, "Her şey sekstir" dedikten sonra... Einstein, "Her şey görecelidir" deyivermiş.
Galiba bu sonuncusu en doğru.
"Ne?" sorusunun "kime göre" cevabı önemlidir.
...........................
Örneğin...
2 gün önce bu köşede İsrailli mizahçı Efrahim Kişon'un "İsrail'i tanıtım" listesi yer alıyordu.
Çeşitli yorumlar arasında en ilginci, Emre Kayalar adlı okuyucunun satırlarıydı.
Onun gönderme yaptığı Kişon'un listesinden 3 madde şöyleydi:
"- İsrail, Irak'tan füze, Lübnan'dan bomba, Gazze'den intihar saldırıları ve Suriye'den roketler yemesine rağmen, 3 odalı bir dairenin, Paris'teki bir daireden pahalı olduğu tek ülke...
- O, annede, oğlunun komutanına ait telefon numarasının bulunduğu ve arayabildiği tek ülke...
- O, hiçbir kadının annesiyle iyi geçinemediği, fakat her şeye rağmen günde en az 3 kere konuştuğu tek ülke..."
...Ve şimdi de Emre Kayalar'ın cevabı:
"- İsrail, Lübnan'da 400'den fazla masum insanı öldürürken, kimsenin 'dur' demediği tek ülke...
- İsrail, Lübnan'da insanlar hayatta kalma savaşı verirken, aynı zamanda plajlarında 'güneşlenme' savaşı veren insanların bulunduğu tek ülke...
- O, annede, oğlunun komutanına ait telefon numarasının bulunduğu ve arayabildiği, fakat aynı zamanda Lübnan'da annelerin oğullarını bir daha göremeyecek olmalarına sebep olan tek ülke...
- İsrail, acımayan ama aynı zamanda destek bekleyen tek ülke...
- İsrail, gücü olmayan ülkelere karşı, bütün gücünü koyarak savaşan tek ülke...
- İsrail, Irak'tan füze, Lübnan'dan bomba, Gazze'den intihar saldırıları ve Suriye'den roketler yemesine rağmen, 3 odalı bir dairenin Paris'teki bir daireden pahalı olduğu, aynı zamanda 3 odalı daireleri olan insanları, evsiz bırakan tek ülke...
Ve son olarak...
- O, hiçbir kadının annesiyle iyi geçinemediği, fakat her şeye rağmen günde en az 3 kere konuştuğu, aynı zamanda o, binlerce anneyi ve babayı evlatsız, binlerce evladı annesiz ve babasız bırakan tek ülke..."
İşte dünya için "her şeyin göreceli olduğunun" bir kanıtı daha...
...........................
Gene "MUTLULUK"tan satırlara dönelim...
Mitolojide, çoban Endymion, Ay Tanrıçası'na âşık olmuştu. Tanrılar onu cezalandırdılar. Cezası, "Kendi kaderine kendisinin karar vermesiydi. Kaderini bilecekti." Kendi kaderini bilmekten çağımız insanları da korkuyor.
Hangimiz, bir füze patlamasında, bir lav silahının alevlerinde, tank mermisinde kendimizin ya da en yakınlarımızın yaşamını yitireceklerini bilmenin, "son vedanın" yıl-yıl, ay-ay, gün-gün, dakika-dakika o sona yaklaşmanın ağırlığını taşıyabilir?
Ya kaderin dansı nedir?
..........................
Not: 2 gün izinliyim. Perşembeye gene buradayım. (GC)

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
7 delikli tokmak, bunu bilmeyen ahmak...
Söylentilere bakıldığında, Türkiye'deki öğret...
Fikret BİLA
Lübnan'a asker için ilk temaslar
ABD Başkanı Bush ve İngiltere Başbakanı Blair...
Hasan CEMAL
Puslu camın arkası!
Gerçek belki hep puslu bir camın arkasında ka...
Güneri CIVAOĞLU
Ya kaderin dansı?..
Dev müzik mağazasının, caz, Latin, Ortadoğu, ...
Abbas GÜÇLÜ
Vakıf ve yurtdışı üniversiteleri
Tercihler konusunda artık son kararların veri...
Metin MÜNİR
Ortadoğu'ya bulaşmayın efendiler
Ortadoğu'ya dokunan yanar. Orada hiçbir şey g...
Hasan PULUR
Arda'nın senaryoları Hilmi'nin oyunculuğu "Kefal"in "Hayta"sı
ELİNDE kumanda aleti, televizyonu "zıplatma"n...
Derya SAZAK
Zirvede rahatlama
Harp Akademileri'ndeki törende alkışlar, 30 A...
Meral TAMER
Hatalı nodül ameliyatı, ölüm getirdi
Önce 28 mayıs günkü "Hanımlar, boğazınızdaki ...
Ece TEMELKURAN
Pişman 'hacker'ım!
Elektronik posta kutum geçen hafta çökertilmi...
Tamer HEPER
Yöneticiler dikkat!!!
Geçen haftaki yazımda apartman yöneticilerine...
Osman ULAGAY
Onlar aya biz yaya
Şirketlerin performansını ortaya koyan göster...
Güngör URAS
Beyrut'tan 1500 Gelinkayalı geldi
Geçen yıl haziranda Beyrut'ta Muhammed El-Emi...
Serpil YILMAZ
Otel yap, adı turizm olsun!
Yazın sıcağı arttıkça, turizm sektörünün ateş...

© 2006 Milliyet