|
 |
|
|
Oynayan kazandı
Süper Kupa finalini Frankfurt'un görkemli stadı Arena'da oynatma düşüncesi doğru, yanlış olan tarih konusundaki zamanlama. Gurbetçilerin tatile çıkması, doğal olarak tribünlerde boşluklara neden oldu. Buna karşın sahadaki oyun 'temposu' üst düzeyde olmasa bile tatmin ediciydi. Ne de olsa derbi...
İki tarafın kupayı müzelerine taşıma isteği, kaliteyi yükselten en büyük faktör idi.
Galatasaray'ın kadrosu oturmuş... Üstelik tecrübeli ve de etkili kramponlara sahip. Bu faktör dünkü mücadelede zaman zaman ön plana çıkmadı değil.Girdikleri pozisyonlar buram buram tecrübe kokuyordu, atamadılar.
Kartal'ın savunma blokunun da hakkını yememek lazım... Runje bire birlerde müthiş... Hırvat kalecinin en çarpıcı yanı da bu. Gökhan Zan'ın yüksek toplardaki etkinliği, Koray'ın sürekli kademeye girişleri, etkili çıkışları, Baki ve İbrahim Toraman'ın savaşcılığı Galatasaray'ın ofanstaki girişimlerine 'set' çeken diğer artılardı.
Buna karşın kadrosunda 'değişim' yaşayan Beşiktaş, güçlü rakibi karşısında bize göre müthiş bir mücadele ortaya koydu.Pozisyon zenginliği az da olsa Kartal'dan yanaydı.
Kartal umutlandırdı
İki takımın ilk yarıdaki kontrollü ve savunma ağırlıklı oyun düşüncesi ikinci yarıda Nobre'nin golünden sonra ortadan kalkarken, Beşiktaş sahaya ağırlığını koyan taraf oldu. Kleberson, ilk yarıdaki kötü görüntüsünden sıyrıldı, ofansa etkili paslar attı, Kartal çok adamla rakip kaleye yüklendi, Bobo ve Nobre ile pozisyonlar da buldu, ama son vuruşlarda aynı beceriyi gösteremedi.
Hazırlık maçlarında hayal kırıklığı yaratan Beşiktaş, diğer anlamda taraftarının gönlünü aldı. Hazırlık maçlarındaki futbol için karamsar olmadığımızı defalarca yazdık. Dünkü galibiyette bu düşüncemizin ne denli doğru olduğunun belgesidir.
Beşiktaş'ı kutluyor ve rotayı biraz da orta hakem Bülent Demirlek'in ilk yarıdaki yönetimine çevirmek istiyoruz.
Demirlek, Sanırsınız ki kartını evde unutmuş! Delgado'ya yapılan faulün karşılığı kart değil miydi? Hadi onu bırakın Nobre'ye yapılan faule ne demeli? Onu da geçtik, enerjisine, hırsına her zaman 'şapka' çıkardığımız Hasan Şaş'a nasıl ilk kırk beş dakika sabrettin?
bmese@milliyet.com.tr
|
|
|

|