Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Temmuz 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ATV | CINE-5 | CNBC-E | CNN-TÜRK | KANAL 7 | KANAL D | LİG TV | NTV | STV
SHOW | STAR | TGRT | TRT 1 | TRT 2 | TRT 3 | TV 8 | HABERTURK
DIGITURK COMEDYMAX | DREAM TV | DISCOVERY CHANNEL
Canlı yayın hikâyesi


GRUP olarak (Bulutsuzluk Özlemi) "Televizyon Makinası"nın sezon finalindeydik. Bizim bu akşam Harbiye Açıkhava Tiyatrosunda 20.Yıl Konseri var. İşte bu vesile ile programa konuk olduk. Tahminim 23.30 gibi program başladı. Bir kalabalık, bir kalabalık... Son program konuk sayısı tavana vurmuş. Kuliste, hemen stüdyonun yanında bir mekân yapmışlar, oraya aldılar. Vallahi SSK kuyruğu gibi. Sabaha kadar bekleyen oldu.
* * *
OKAN Bayülgen'in işi gerçekten zor. Şovmeni yakından izleyince anlıyorsunuz. O kadar konuk, kimi nerede çıkaracak, kime ne soracak? Aralarda rastgeldiğimde yüz ifadesi, ok yaydan fırlamış gibiydi. Akıp gidiyordu program. Müzikler, reklamlar, ara geçişler, telefon bağlantıları ile o gece bir rekor kırıldı diyebilirim. Benim pestilim çıktı, çaldık ettik eve geldim, açtım televizyonu, saat beşe geliyordu. Gün ağarmış ezan sesi duyuluyordu. Okan hâlâ oradaydı.
* * *
YERİ gelmişken Erol Günaydın'a helâl olsun. Programın başından sonuna oradaydı. Sevgili Hakkı Devrim eve gitti. Sayın Üstad Günaydın o yüksek ayaklı iskemlede oturdu, sadece bir ihtiyaç molası verdi o kadar.
* * *
EKİP artık işi ezberlemiş. Konukların sırası belli değil. Anlık Okan Bayülgen kararlarına uyarak konuklara çıkacakları söyleniyor. Stüdyo ve çevresi sanki bir orman. Tepede aydınlatmalar kameramanlar, sesçiler, görevliler her yerden çıkıyor. Yanlış anlaşılmasın ama birden ormanda ağaçların dallarında bir oraya bir buraya zıplayan maymunları hatırladım.
* * *
SIRANI beklemek yukarıda da dediğim gibi, SSK hastanesi kuyruğu gibi. Saat on gibi orada oluyorsunuz. Odalar var, orada hazırlanıyorsunuz. Sonra sizi bahsettiğim stüdyonun yanındaki bölmeye alıyorlar. Orada sandalyeler var, tüneyip bekliyorsunuz sıranızı. Birbirini tanıyanlar sohbete başlıyor. Tanımayanlar ise kâh etrafa, kâh oradaki televizyon ekranına bakıyorlar. Siz bakmayın o sahneye çıkınca şıkır şıkır oynayan, kıpır kıpır konuşan konuklara. Gelin bir de o arkadaki manzarayı görün. Bedri Baykam'ın içi geçti oturmaktan. Neşe Erberk heykel gibiydi. Sabahın beşine doğru çıkan genç arkadaş "yeter ki çıkayım" inadı ile oturuyordu. Ünlü olmak, bu yolu kat etmek hiç de öyle kolay değilmiş!

s.kologlu@milliyet.com.tr






  Sina
  KOLOĞLU
Canlı yayın hikâyesi

© 2006 Milliyet