|
 |
|
|
Üniversitelerin internet sitelerine mutlaka girin
Üniversitelere yönelik en detaylı bilgiler, her üniversitenin kendi internet sitesinde. Bu yüzden, girmeyi düşündüğünüz üniversiteleri, sık sık ziyaret etmenizde yarar var. yok.gov.tr'den hepsine ulaşabilirsiniz.
Siteye her girişte üniversitenin farklı bir yönünü keşfedeceğinizden eminim. Bir gün kontenjan ve puanlarını, bir gün sosyal aktivitelerini, bir başka girişinizde de akademik altyapısını inceden inceye irdeleyebilirsiniz.
İnternet sitelerine girdiğinizde, o üniversitenin size ne kadar önem verdiğini çok net görebiliyorsunuz. Örneğin, biz büyük gazeteyiz diye geçinen birçok gazete, hayatınızın belki de en kritik günlerini yaşadığınız şu günlerde, sorunlarınıza nasıl hiç sahip çıkmıyorsa, büyük diye bildiğimiz üniversitelerin pek çoğunun da onlardan hiç farkı yok.
Sizleri ciddiye alıp ÖSS ve tercihler konusunda arayış içerisine giren, hatta bu konuda direkt rektör bazında ilgilenen üniversiteler yok değil. Sayıları az olsa da bu konuda duyarlılık gösterip sizler için seferberlik ilan eden üniversiteleri canı gönülden kutluyoruz.
Çift anadal programları
Öğrencilerin bu sıkıntılı günlerinde yaz tatilinin keyfini çıkaran üniversiteleri de duyarlılığa davet ediyoruz. En azından kendilerini düşünen adaylara rehberlik hizmeti verebilirler ve en azından neden kendilerini seçmeleri gerektiğini anlatabilirler.
Sık sık gündeme gelen konulardan biri de hangi üniversitelerin çift anadal programlar yaptığı. İsterseniz bilmeyenler için önce çift anadalın ne anlama geldiğini hatırlatalım. Çift anadal, aynı anda, yani dört yılda çift diploma sahibi olmaktır. Yani, kendinize yakın bir bölümün ortak dersler dışındaki derslerini de alarak, bir taşla iki kuş vurmaktadır.
Her üniversite var mı? Hayır. Hatta her üniversitenin her fakültesinde de yok. Bu konudaki en detaylı ayrıntıyı da merak ettiğiniz üniversitenin internet sitesinden bulabilirsiniz.
Çift anadal, çift maliyet getiriyor mu? Ya da öğrencilerin öğrenim sürelerini uzatıyor mu? Hayır başarılı bir öğrenci için ekstra bir kayıp söz konusu değil.
Meslek yüksekokulları
Dünyada meslek adamı yetiştiren öğrenim kurumları ile bilim üreten yükseköğretim kurumları çok farklı şekilde yapılandırılmış durumda. Bizde ise tek tip üniversite modeli hakim. Üniversiteler bilim üretmekten çok meslek adamı yetiştiriyor. Oysa ara insan güçü ya da yetişmiş kalifiye elaman açığını karşılayacak en iyi kurumlar, meslek yüksekokulları olmalı. Ama onlar da tek tip. Oysa dünyadaki örnekleri çok farklı. Bir yılık olanı da var beş yıllık olanı da. Hayata dönük ve dersleri ağır olmadığı için de tercih nedeni.
Bizde de özellikle Dünya Bankası'nın desteklediği meslek yüksekokulları iyi durumda.
Hayata kısa yoldan atılmak ve iş bulmayı garanti altına almak isteyenler, bu konuyu bir kez daha düşünebilirler. Askerlik problemi olduğu için erkeklerin çekincesi var. Ama kızlar için bu durum söz konusu değil.
Önümüzdeki yıllarda meslek adamlarının önemi ülkemizde de anlaşılacak. Yani diplomadan çok yaptığı işe bakılacak. Bu yüzden, donanımsız ve işsiz bir mühendis olmaktansa, iyi bir tekniker olmak size farklı bir gelecek sunabilir.
Ek kontenjanlar
Kesin kayıtlardan hemen sonra, boş kalan kontenjanlar ile yeni açılan bölümlere, ek yerleştirmeyle öğrenci alınıyor. Herhangi bir üniversiteyi kazananlar ile kayıt hakkı elde edip de kaydını yaptırmayanlar bu haktan yararlanamıyor. Bu yüzden, kazandığınızda gidip öğrenim görmeyeceğiniz fakülteleri tercih etmeniz, ek kontenjan hakkınızı yitirmenize neden olabilir.
Ek kontenjan döneminde puanlar düşer mi? Kesinlikle hayır. İlgili bölüme başvurabilmeniz için en az onun tabanı puanına sahip olmanız gerekiyor.
ÖSS'ye son kez girenler
ÖSS şansını son kez kullananların sayısı da bir hayli fazla. Ya ailevi nedenlerle ya da farklı gerekçelerle, ellerindeki puanla orası ya da burası hiç fark etmez diyerek mutlaka bir yere girmek istiyorlar. Çoğunun da haklı mazeretleri var. Şu an için sonrasını kesinlikle düşünmüyorlar. Önce, moral açısından içinde bulundukları çöküntüden kurtulmak istiyorlar. Mezuniyet sonrasını, sonra düşünürüz hele bir girelim, arkası gelir diyorlar.
Anlaşmakta en zorlandığımız arkadaşlar da onlar. Dinlediğiniz de çok haklılar. Belki de bu karmakarışık sistem içerisinde en masum olanımız onlar. Ellerinden geleni yapmışlar. Ve üniversiteyi çok istiyorlar. Başka ülkelerde olsalar, el üstünde taşınırlar. Ama biz, heyecanlarına, kapasitelerine ve beklentilerine değil, puanlarına bakıp dudak kıvırıyoruz.
Onlara önerim, heyecanınızı kaybetmeyin ve uzak yakın demeyip ilgi ve yeteneğiniz doğrultusunda 2 ya da 4 yıllık bir yerlere girin. Gerçekten sonrası gelecektir. Bu sistemde, her yüz adaydan kaçı hedefine ulaşabilir? 10'u ya da 20'si. Ama hiç olmazsa onlar kurtulmuş olur!
Anadolu lisesi mi yoksa kolej mi?
Çok sayıda veli var. Robert ile Galatasaray ya da İstanbul Lisesi arasında ikilem yaşayan.
Ya da yan yana iki okuldan Kadıköy Anadolu ile Saint Joseph arasında kararsız kalan.
İstanbul dışındaki kentlerde de durum farklı değil. Bir yanda kentin en iyi anadolu lisesi ya da fen lisesi, öte yanda her türlü olanağı sunan özel okullar.
Gerçekten de zor bir karar. Hele söz konusu olan, çocuğunuzun geleceği ise.
Bu velilerden bir bölümü ekonomik yetersizlikler içinde olsa da, hiçbir sıkıntısı olmayanlar da aynı zor süreçten geçiyorlar.
Türk özel okullar, aralarındaki kıyasıya rekabet ve diğer velileri etkileme hovardalığı içerisinde kesenin ağzını iyice açıyorlar.
Öğrencilere sadece öğrenim bursu sunmakla kalmayıp yüklü bir cep harçlığı da veriyorlar. Hatta ailesine ekonomik destek sağlayanlar da var. Yeter ki dereceye giren öğrenciler onlara gelsin.
Yabancı okullar ise bu konuda hâlâ miras yiyor. Öğrenim kalitelerinin yüksek olmasının en önemli etkenlerinden biri de iyi öğrencilerin kendilerini seçmesiydi. Ama son yıllarda yüksek puanlı öğrenciler, adım adım kendilerinden uzaklaşıyorlar ve hâlâ bunun farkında bile değiller.
Burs olanakları çok sınırlı. Oysa mezunlarını devreye sokarak ihtiyacı olan tüm öğrencilere burs verebilirler. Ama kim uğraşacak? Duyarsızlıklarının farkına vardıklarında umarız çok geç kalmış olmazlar...
Tarihi misyon önemli mi?
Okullar, diğer kurumlar gibi değil. Yaptıkları işin doğru ya da yanlış olduğunu anlamak, genelde çok uzun zaman alır. Bu yüzden bir okula iyi ya da vasat diyebilmek için en az 30 yıl gerekir diyenler haksız sayılmazlar.
Mezunların uzun soluklu performansları, okullar için en önemli göstergedir. Bu sebeple, yeni okulların cazibesi ile eskilerin hantallığı ve duyarsızlıklarını kıyaslarken, hem objektif hem de geniş bakmak gerekiyor.
ÖSS başarısı kesinlikle tek ve belirleyici kriter olmamalıdır. ÖSS elbette önemli ama kazandıracağı vizyon, karizma ve çevre de bir o kadar önemli!..
Puanlar neden yükselir?
İkinci kayıt döneminde puanların yükseleceğine yönelik tahminde bulunanların sayısı çok daha fazla. Çünkü, belirsizlik hâkim. Çünkü hâlâ pek çok veli anadolu liseleri, fen liseleri ve kolejler arasında karar verebilmiş değil. Ama sanki birkaç gün içerisinde önümüzü çok daha net görebileceğiz.
Bu arada, şu şampiyon bizde, şu sıralardaki öğrenciler de bizi tercih etti, ÖSS başarımız da şu kadar yüksek gibi abartılı sunumlar karar sürecinizi eğer mutlaka etkileyecekse, doğruluklarını araştırmanızda kesinlikle yarar var...
Tablolar bugünkü Milliyet Gazetesi'nde
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|

|