Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ağustos 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
MÜZİK
İstikamet Kuruçeşme Arena

Pop müzik tarihinin şık topluluklarından Depeche Mode bu gece İstanbul'da sahneye çıkıyor

MURAT BEŞER

Büyük gün geldi çattı; işte o gün bugün. Pop müzik tarihinin şık isimlerinden, tüm dünyada ölümüne bağlı hayran kitlesini peşinden sürükleyen Depeche Mode, bu akşam Kuruçeşme Arena'da izleyicisi ile buluşuyor.
Sahne önü biletlerini satışa çıkar çıkmaz tüketen konserin, 15 bin kişi kapasiteli bir alanda yapılması bazılarınca yetersiz bulunsa da, "synthe-pop'un Rolling Stones'u"nu her yerde ve her koşulda izlemenin büyük bir zevk olacağına hiçbir elektronik pop müzik sevdalısının şüphesi yok.

Yeniyi arayan kulaklara
Değişim rüzgarlarının sert estiği 80'li yılların başında, çıkış için mükemmel bir zamanlamayla alışıldık uzun saçlı kült rocker tiplemesine iyi bir yanıt oluşturarak, gelgeç, vefasız ve oynak pop dinleyicisini zayıf yerinden vurmuşlardı.
Yazdıkları muktesit şarkılarla çok şey anlatıyor ama az şey söylüyorlardı. Steril çocuklar topluluğu, elektro-pop müziğinin en muayyen modelleri, izahı güç bir tarih dışılık sergiliyorlardı. Bir ustanın, (daha sonra Yazoo ve Erasure kariyeri için yolunu ayıran) Vince Clarke'ın da içinde bulunduğu "Speak&Spell", dönemi için gerçekten müstesna bir albümdü.
Albümün içindeki yeniyi arayan kulaklara hitap eden şarkılar, arkadan gelen kuşakların gözünde gitardan boşalan yerde synthesizer'a itimat sağlıyor; organik seslerden sentetik seslere doğru çıkılan yolculukta önemli bir kavşak noktası oluşturuyordu.
İlk beş plak, onların sivilcelerini patlattıkları ergenlik dönemi sayılır. Her albüm sonrası stadyumları dolduran genç kızlarla, temiz giyimli tekno dinleyen parlak çocukların sayısını sürekli artıyordu.
Martin Gore'un boynu bükük, kalbi kırık orta sınıf beyaz gençlerin ağzından yazdığı iç gıcıklayan sözleri Dave Gahan acı çeken gizemli bir bohem gibi mırıldanırcasına okurken, Alan Wilder neredeyse enstrümanlarını tamamını çalıyor; Andy Fletcher ise menajerlik dahil olmak üzere arta kalan işleri eksiksiz yapıyordu.

Bir meleğin peşinde
Albümlerinde hiç doldur boşalt yapmıyor, laf olsun ya da boşlukları doldursun diye özelliği olmayan şarkılar koymuyorlardı. Her bir şarkının bütünde kapladığı anlamlı bir alan vardı.
Albüm ve single kapaklarındaki minimal grafikler, Depeche Mode dünyasını sonuna dek destekliyor; adeta müziklerinin bir parçası ya da takımın gizli golcüsü gibi iş görüyordu.
İçinde ciddiyeti hafife alan üç civelek şarkının ("Enjoy The Silence", "Personal Jesus" ve "Policy Of Truth") bulunduğu "Violator", çoğunluğun onayıyla en iyi albümleri olarak görülür.
Şimdiye değin arkasında 11 stüdyo albümü bıraktı Depeche Mode. Dave Gahan, Martin Gore ve Andy Fletcher üçlüsünün en son çıkardığı "Playing The Angel" albümü, topluluğun 25 yıllık deneyiminin en damıtılmış ürünlerinden biri; son 12 yılın en iyi Depeche Mode çalışmasıydı.
Neredeyse tamamı, hüzünlü ve duygusal şarkılardan oluşan albümü izleyen günlerde bir turnenin düğmesine basıldı. "Touring The Angel" adlı turnenin kapsamındaki İstanbul konseri bu akşam Kuruçeşme Arena'da.

Perdede canlanan çıtırtılı şarkılar

Kalan Müzik tarafından çıkarılan "Sahibinin Sesinden" albümü, CD satamayan bir sektör için doğru bir işti. Satışlarıyla çölde vaha etkisi yaratan albümün devamının gelmesi de kaçınılmazdı. Devam mahiyetindeki "Yeşilçam Şarkıları" şimdi iki ayrı CD'de piyasaya çıktı: "Aşkın Kanunu" ve "Artık Sevmeyeceğim".
İster mutlu sonla bitsin, ister hüzünle; hepsinin nihayetinde dudaklarımızda buruk bir gülümseme bırakacağı muhakkak olan şarkılar şimdi bir arada.
Öztürk Serengil'den Sadri Alışık'a, Şükran Ay'dan Nigar Uluerer'e; bir kuşağın artık zihninde net olmayan bir fotoğrafa dönüşmüş günlerin resimli şarkıları bunlar. Gerçek bir geçmiş zaman emaneti; kimi renkli sinemaskop kimi siyah-beyaz.

Karaburun şenleniyor

4-6 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek 3. Karaburun Şenliği'nin programında Kordonboyu Topluluğu, Görkem-Yannis Saolis Rebetiko Topluluğu, Selim Sesler ve Arkadaşları, Moğollar var. 31 Temmuz-6 Ağustos arasında Gençlik Merkezi'nde Ceren Oykut'un "Müzikli Desenler" sergisi gezilebilir. Şenlik öncesindeki "Müzikli Söyleşiler"in konukları ise Gökhan Akçura, Murat Ertel, Murat Meriç, Necip Sarıca ve Murat Beşer. Son gün, "Yörenin en iyi üzümü" seçilecek. Günün panel konusu ise "Global Dünya, Anti Global Hareket". Bütün etkinlikler ücretsiz.



PAZAR
"Forması için oynayan, yerden yere atlayan bir takım yaratıyoruz"
Hat "Prezidan Bush" ile açıldı, muhabbet devam ediyor
"Türkiye'de milliyetçilik teması güçlenecek"
İstikamet Kuruçeşme Arena
Mutlu Kambur
"Kızacaksınız ama Türk tatlımız yok"
Ukraynalı bilgin Pritsak'ın ölümü
Kortizon kullanırken nasıl beslenmeli?
Burada pist koskoca deniz
Bodrum'un sakin köşesi: Bitez
Yeni içkiler yeni tatlar





Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet