|
 |
|
|
Yeni içkiler yeni tatlar
Son günlerde yepyeni içkiler, yepyeni şaraplar piyasaya giriyor. İlginç ve güzel olanlar hangileri mi?
myalcin@turk.net
Ona "çakal eriği" deniyor. Koyu mor renkli, yassı, küçük bir yabani erik cinsi. Tatlı değil, adeta kızılcık ekşiliğinde. Ama çok lezzetli... Geçtiğimiz hafta tanıtımı Reina'da Ajda Pekkan konseriyle yapılan Ursus Roter, işte bu erikle yapılmış bir içki. Ursus votkasıyla çakal eriği püresi karıştırılmış, biraz da şeker eklenmiş. Bol buzla, tatlı-ekşi, ferahlatıcı bir lezzet yaratıyor. Şekerini biraz daha azaltıp alkolünü yükseltmek isteyenler, içine biraz da cin koyuyorlar.
Yeni kavuştuğumuz içkilerden sadece biri Ursus Roter. Bir başka yeni gelen içki, son zamanlarda barlarımızın gözde kokteyllerinden olan Caipirinha'nın (kaypirinya okunuyor) ana içkisi olan Cachaça (bu da kaşasa diye okunuyor). Bir viski bardağında küçük bir tahta tokmak yardımıyla yeşil limon dilimlerini esmer şekerle eziyor, üzerini talaş buz ve kaşasa ile tamamlıyorsunuz. Oluyor size kaypirinya...
Bu ferahlatıcı ve lezzetli kokteyl bir süredir ülkemizde romla yapılıyordu. Şimdi orijinal içkisinin Canario markası ithal edildi, hakiki kaypirinya yapmanın önündeki en büyük engel kalktı. Bir de Mersin civarlarından yeşil misket limonu getirtebilirseniz, tamam...
Malt viski, buzla içilmediğinden ve yoğun lezzetinden dolayı bir yaz içkisi sayılmaz. Ama gümrüklerimizin ve ithalat şirketlerimizin azizliklerinden dolayı, uzun süredir hasret kaldığımız maltların yeni bir grubu, geçtiğimiz günlerde piyasaya girdi. İskoçya'nın saygın malt viskilerinden Glen Ord, Glen Elgin ve Caol Ila, rafları süslüyorlar. Fiyatları 100 YTL'nin üzerinde ama zaten maltlar tüm dünyada ateş pahası.
Bunların ilk ikisi yumuşak ve hafif tatlımsı çeşnileri olan viskiler, Caol Ila ise, iyot ve biber tadında vahşi bir ada viskisi. Lagavulin, Talisker gibi artık pek bulunmayan daha da vahşi ada viskilerinin tutkunları için, adeta bir "teselli ikramiyesi"...
Kıpır kıpır olan rakı dünyamıza gelince, son yenilik Efe'nin Kara Efe diye tanıttığı üç kez damıtılmış rakısı. Normalde iki kere damıtılan rakı, üç kere damıtılınca alkol daha da yumuşamış. Öte yandan, bu rakı diğerleri gibi 45 değil, 47 derece. Böylelikle hem daha yüksek alkollü ve tok bir rakı yudumlanıyor hem de alkol boğazı tırmalayıp yakmıyor, adeta kayıyor.
Doluca'nın beyazları
Şaraplara gelince... Aslında basit bir kutlama içkisi değil, üst düzey bir şarap türü olan şampanyanın krallarından Dom Perignon'un 1998 rekoltesi, geçen ay yurdumuzu şereflendirdi. Ancak Avrupa ülkelerinde 100 küsur avro fiyatlara bulunabilen bu seçkin şampanya, ülkemizde haramzadeler her dakika şampanya içtiğinden, hatta Dom Perignon'la banyo yaptıklarından (!) dolayı, fakir fukara, "garip gureba" babası politikacılarımız ve bürokratlarımızın Robin Hood'lukları sayesinde vergi üstüne vergi binerek 600 küsur YTL'ye satılıyor.
Ah bir de bu fiyatlar kaçakçılığı özendirmeseydi, istenen vergi tahsilatı yapılabilseydi de, dünyanın şampanya vergisiyle açılan ilk aşevlerini, huzurevlerini de görebilseydiniz...
Şaka bir yana, şampanyada vergiler yüzde birkaç yüz olunca, daha ucuz fiyatlı köpüklü şarapların da önü açıldı. Almanların ünlü köpüren şarapları Henkell Trocken da bu sayede piyasaya girdi. Eğer amacınız havyarın yanında yudumlamak gibi gastronomik bir incelik taşımıyorsa ve köpüren şarabın neşesine, yarattığı ambiansa tutkunsanız, şampanyaya yakın lezzetteki Henkell de iş görüyor.
İthal şaraplar arasındaki en flaş isim, şu sıralar Yellow Tail. Avustralya'nın kanguruların kuyruklarına atfen sarı kuyruk adını verdikleri bu şaraplar, asmaların arasında kanguruların gezdiği Güneydoğu Avustralya üzümlerinden yapılıyor. Şiraz'dan yapılan kırmızısı biraz fazla aromalı ama Chardonnay'den yapılan beyazı doğrusu çok hoş. Milyonlarca şişe satarak fenomen haline gelen şarapların ithalı, içkide de dünyadan geri kalmadığımızı gösteriyor.
Yerli şaraplarda ise, Doluca'nın çıkardığı bir seri beyaz, bu yaza damgasını vuracak gibi. Egzotik tatlı DLC Sultaniye-Emir 2005 ferahlamak için birebir. Sarafin Sauvignon Blanc 2005 ağırbaşlı, klas bir beyaz. Yemek şarabı. Mek parmak daha kuvvetlisini isteyenler ise, 2004 Sarafin Fume Blanc'ı kaçırmamalı. Kırmızılarda ise "Garp cephesinde yeni bir şey yok", şu sıralar serinletilmiş Yakut en isabetli seçimlerden.
Dışarıda yaşanan ve bolca içilen yaz aylarında, raflar ve tezgahlar geçen yılın fakirliğinde değil, kısacası. Çeşit bol. Seç, beğen, iç...
|
|
|

|